henüz hatları bile belirginleşmemiş bir gelecekten ürküp gönlünüzü daraltmayın. geçmişte işlerinizi sizin için tedbir eden Allah, bundan sonrasını da idare edecek olandır. nice mesele vardır ki daha gerçekleşmeden onu düşünmek bizi yormuş, bekleyişi içimizi ağırlaştırmış, sonra rabbimiz lütfuyla onu umduğumuzdan çok daha kolay hâle getirmiştir. sebeplere sarılın, Allah’tan yardım isteyin, onun rızasını gözetin ve hakkınızdaki takdirine hüsnüzan besleyin. henüz gerçekleşmemiş ihtimallerle kalbinizi tüketmeyin. bugününüzü, içinde bulunan hâllerle yaşayın ve yarınınızı, kendisine emanet edilen hiçbir şeyi zayi etmeyen Allah’a emanet edin.
Has köylü köpköylü tezek kokan insanlarda gözlemlediğim özellik=> kediden korkuyorlar kediden korkmayı elit bir özellik gibi görüyolar
kanka köyünde odanda akrep yaşıyo baban bahçede sarıkızı sağıyo bizim kız da şehirde kedi görünce ilk defa görmüş gibi tepki veriyor
when kierkegaard said ''neyi seçersen seç pişman olursun. çünkü sorun tercihlerinde değil, yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. insan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. bu yüzden mesele en doğru seçimi yapmak değil, hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir.'' and i really felt that
her okuduğumda ilk kez denk gelmişim gibi beni etkiliyor;
evinde ailesiyle güven içerisinde oturan kimse, Allah Teâlâ’ya ve lütfuna, denizde bir tahta parçası üzerinde olan kimseden daha az muhtaç değildir.
• el-vasiyyetü’l-mübâreke, 77
İnsan bir dağı tırmanırken ne kadar yara aldığını fark etmez. Devam etmek zorundadır çünkü. Gün gelir dağ aşılır, sıcak çimlerin üzerinde uzanır insan. İşte tüm yaralar o an sızlamaya ve kanamaya başlar. “En mutlu olduğum an bu acı da nereden geldi?” sorusuna yanıt budur.