Felaketin üzerinden tam bir yıl geçmiş. Yıl geçmiş demek manasız geliyor aslında, ne geçmiş efendim? Ben o tarihte kaldım mesela… Bugünü yaşayan beni tanımıyorum bile. Sadece depremin değil, çaresizliğin, haksızlığın, pişkinliğin, bencilliğin ve tam manasıyla gerçek kötülüğün de günüydü o gün. Başlasam yazmaya roman olur, olur ama okumanıza lüzum yok. Her sayfasını ezbere biliyorsunuz siz de. Susabilirsiniz ama bilmiyormuş gibi yapamazsınız.
Nasıl yaşayacağımızı bırakıp, nasıl ve ne şekilde öleceğimizi düşünür olduk o gün. Artık hiçbirimiz eskisi gibi değiliz, kıyas kabul etmez ama 10!değil, 81 il hasar aldık o gün. Hatırlatmak için iki kelam et dediler… İnsan unutulmayanı nasıl hatırlatsın? Geçmeyeni nasıl ansın? Deprem benim dünümde değil maalesef… Yaşananlara çaresiz bugünümde. Benim de başıma gelir mi korkusuyla yarınımda. O yüzden süslü cümlelerle edebiyat parçalayacak halim yok bu gece. O insanların gözyaşı kurumadan, her biri sıcak yuvasına, işine, aşına kavuşmadan olmaz. Hukuk önünde hakkını arayan, yitirdiği canların hesabını soranların içi soğumadan olmaz. Yıl geçmiş… Ne geçmiş efendim? Üç ay olmadı daha göçük altından cenaze çıkalı… Hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum. Bir gram dahi hafifletebilme ihtimalim varsa yükünüzü, namus sözüdür, ömrüm yettiğince çabalayacağım. Bu amaçta yalnız olmadığımın da farkındayım.
1 yıl önce; 6 Şubat 2023'te tüm ülkemizin yüreği birlikte sallandı. Kahramanmaraş merkezli bu doğal afet, milyonlarca hayatımızı, şehirleri, binaları, anıları, umutları ve gelecekleri alt üst etti.
Bu büyük felakette nice insanımız, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız yarım kalan hikayeleriyle dünyadan ayrıldı. Acımız hala taze! Onları bugün anmak, sadece adlarını saygıyla yad etmek olmamalı, onların hayallerini sürdürmemiz, onlardan kalanlarla dayanışmayı hiçbir zaman bırakmamız, onlar için, birbirimizin kıymetini bilerek ve birbirimize daha çok bağlanarak yaşamamamız gerek.
Bu bağı diğer afetlerde olduğu gibi 6 Şubat depreminin hemen ardından da gördüm; Türkiye'nin dört bir yanından, yüreklerindeki sarsıntıyı hisseden herkes, elinden gelen her desteği sunmak için harekete geçti. Arama kurtarma ekipleri, ilk andan itibaren enkaz altında kalan kardeşlerimizin yardımına koştu. Gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımız, yaraları sarmak için seferber oldu. Ülkenin her yerinden ve dünyadan gönüllüler, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlarımız, şirketler ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için canla başla aylarca, gece gündüz çalıştı. Yaralarımızı sarmak için desteklerini sunan tüm dünyadan insanlara kişisel olarak minnetle teşekkür ediyorum.
İçimizdeki yardımlaşma, dayanışma ruhunu bugüne dek defalarca sahada görmüş, yaşamış biri olarak inanıyorum ki hep birlikte yeniden yuvalar inşa edeceğiz, parklarımızda, okullarımızda çocuk sesleri yankılanacak, yıkıntıların içinden büyük umutlar yeşerteceğiz. Türkiye olarak en zor zamanlarda bile umudumuzu kaybetmedik. Tarih boyunca nice zorlukların üstesinden birlikte geldik. Yeter ki bu afeti, afetlerdeki kırılganlıklarımızı, kaybettiklerimizi unutmayalım, afetten etkilenen tüm insanlarımızla dayanışmayı hiç bırakmayalım.
Tüm kaybettiğimiz canların anısı önünde saygıyla eğiliyor, yakınlarının acısını en derinden paylaşıyorum. Hepimizin başı sağ olsun.🙏
Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Sistemi RASFF'ten yapılan uyarıya göre 31 Temmuz ve 1 Ağustos'ta Türkiye'den Bulgaristan'a ihraç edilen limonlarda izin verilenin 37 katına kadar pestisite rastlandı.
Sınır kontrollerindeki tespit sonrası ürünler iade edildi.
#NeYediğiniziBilin
🚨 Küresel Kaynama Çağına Girdik 🚨
📣 Dünya Meteoroloji Örgütü ve Copernicus Dünya Gözlem Programı, 2023 yılı Temmuz ayının şimdiye kadar kayıtlara geçen en sıcak ay olduğunu duyurdu.
📣 Bunun üzerine Birleşmiş Milletler, bu durumun iklim krizinin henüz başlangıcı olduğunu ve artık Küresel Isınma Çağında değil Küresel Kaynama Çağında olduğumuzu açıkladı.
📌 Son zamanlarda sıcak hava dalgaları sıklığını ve şiddetini giderek artırıyor. Bilim insanları; orman yangınları, ani yağışlar, sel felaketleri gibi afetlerin temel sebebinin insan faaliyetleri sonucu sera gazlarının yol açtığı iklim krizi olduğu vurguluyor.
📌 Yapılan analizler, ülkemizin de içinde olduğu Akdeniz Havzası’nın, son zamanlarda yaşanan sıcak hava dalgalarından en çok etkilenen yerlerden biri olduğunu gösteriyor.
Bu gidişatı durdurabiliriz. Hâlâ geç değil!
❗Küresel ısınmayı, gezegenin sınırlarını zorlayan 1,5°C ile sınırlayabilmek için fosil yakıt kullanımına acilen son verilmeli!
❗İklim krizi etkileri her geçen gün şiddetlenirken fosil yakıtlar uğruna en önemli karbon yutaklarımızdan olan orman varlığımız feda edilmemeli, Akbelen korunmalı!
❗TEMA Vakfı olarak, karar vericileri yıllardır devam eden iklim müzakerelerinde, dünyamızı tehdit eden iklim krizini durdurmak için hızlı, gerçekçi, iklim adaletini sağlayacak adımlar atmaya çağırıyoruz.
#KüreselIsınma #İklimKrizi #KüreselKaynamaÇağı #AkbeleneDokunma