İstanbul Sözleşmesi, eşit-özgür-şiddetsiz yaşam hakkımız için ortak mücadele eden 300'ü aşkın örgüt-platform-gruptan oluşur.
Yeni X hesabı @esikplatformu
🔴 Mücadele İyileştirir Dayanışma Yaşatır!
Kadın örgütleri, gençlik ve çevre örgütleri gibi pek çok muhalif Twitter / X hesabına Türkiye'den erişim engellendi.
#EŞİK 'in hesabı da engellenen hesaplar arasında yer alıyor (yeni hesabımız @esikplatformu).
İfade, haber alma ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik bu baskıcı ve sansürcü tutumu kabul etmiyoruz. Mücadelemizi dayanışmayla büyütmeye devam edeceğiz.
📍 Açılan yeni hesapları takibe alarak dayanışmayla sansürü hep birlikte yenelim: 👇
@esikplatformu@KirkyamaKadin2@ekmekvegul1
@kadinsavunmasi2
@OzgurGencKadin1@SolFeminist_@kazdagikoruma1@eylemselalann@KBGuclu@ydemokratkadin2
#sansürüYEN #vazgeçmiyoruz
📢 Anayasa Mahkemesi’nin Nafaka Kararı Kadınlara Yönelik Ekonomik Şiddeti Artıracak
▶️🔗 https://t.co/g1sxhnilvK
🟣AYM’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğu ile iptal ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. AYM’nin nafaka kararı, başta ekonomik şiddet olmak üzere kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü şiddeti artıracak.
🟣AYM’nin iptal kararı, gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayınlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Gerekçeli kararın ne zaman yayınlanacağı ise belirsiz.
‼️Buna rağmen Adalet Bakanı, kararın açıklanmasının hemen ardından yoksulluk nafakasının 12. Yargı Paketi kapsamında Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden düzenleneceğini açıkladı. Bu aceleciliği ve karara bu denli hızlı sahip çıkılmasını dikkatle not ediyoruz. Çünkü aynı yaklaşımı başka Anayasa Mahkemesi kararlarında göremiyoruz.
🟣Anayasa Mahkemesi’nin evli kadının soyadı ile ilgili iptal hükmü, yürürlüğe girdiği 28 Ocak 2024 tarihinden bu yana uygulanmıyor. Kadınlara halen kocalarının soyadı dayatılıyor.
▶️Kararın kendisi kadar zamanlaması ve yarattığı sonuçlar da kamuoyu ve gelişmeleri yakından takip eden kadın örgütleri açısından ciddi soru işaretleri taşımaktadır.
🟣Kamuoyu yıllardır, gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan “ömür boyu nafaka mağduriyeti” söylemleriyle sistematik biçimde yönlendirildi, kadınların boşanma sonrasında karşı karşıya kaldıkları yoksulluk görünmez kılınmaya çalışıldı.
⁉️Soruyoruz
❓Anayasa Mahkemesi bu kararı hangi sosyo-hukuki araştırmalara, bilimsel verilere dayanarak vermiştir?Hukuk, toplumsal gerçeklikten ve bilimsel araştırmalardan kopuk biçimde yorumlanabilir mi?
❓Yaklaşık on yıl önce Anayasa’ya aykırı bulunmayan bir hüküm bugün neden aykırı bulunmuştur?
❓Bu on yıllık süreçte Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği mi sağlanmıştır?
❓Kadınların işgücüne katılımı erkeklerle eşit düzeye mi ulaşmıştır?
❓Kadın yoksulluğu sona mı ermiştir?
❓Kadınlar boşanma sonrasında ekonomik güvenceye mi kavuşmuştur?
❓Yoksa bugün hâlâ kadınların önemli bir bölümü düşük ücretli, güvencesiz ve kayıt dışı çalışırken; çocukların velayetleri boşanma sonrası çoğunlukla anneye bırakılırken; bakım yükü büyük ölçüde kadınların omuzlarındayken; nafaka miktarları birdenbire yükselmiş ve erkekler açısından katlanılamaz bir yük mü yaratmıştır?
‼️Gerçekler bunun tam tersini göstermektedir. Kadın Dayanışma Vakfı’nın 2019 ve 2024 yılında yayımladığı Yoksulluk Nafakası Araştırma Raporu’na göre; Türkiye’de nafaka alan kadınların önemli bir bölümü çok düşük miktarlardaki nafakaları dahi tahsil edememektedir.
🔴Mesele hiçbir zaman nafakanın miktarı olmadı. Mesele, boşanma sonrasında kadınların ekonomik olarak bağımsızlaşabilmesi için hukuk düzeninin sağladığı sınırlı güvencelerin ortadan kaldırılmasıdır.
▶️Kararın zamanlaması çok önemlidir
🟣TBMM gündemine alınması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yoksulluk nafakasına yönelik kapsamlı değişiklikler hazırlandığı ifade edilmektedir. Nafakanın süreye bağlanması, çeşitli kriterlerle sınırlandırılması ve fiilen erişilemez hale getirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacağı uzun süredir konuşulmaktadır.
⁉️Soruyoruz
❓Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yasal boşluk, tam da bugünlerde hazırlanmakta olan yeni nafaka düzenlemeleriyle mi doldurulacaktır? Kararın zamanlaması tesadüf müdür? Anayasa Mahkemesi neden bu dosyaya dair şimdi ve hiç olmadığı kadar hızlı karar vermiştir? Neden önceki içtihadından ayrılmış, yerleşik yaklaşımını değiştirmiştir?
❓Anayasa Mahkemesi kararını verirken yalnızca anayasal ilkeleri ve hukuku mu esas almıştır, yoksa yıllardır belirli çevreler tarafından yürütülen siyasi kampanyaların ve baskının etkisi altında mı kalmıştır?
🔴Bu sorular yalnızca kadın hareketinin değil, hukuk devleti ilkesine inanan herkesin sorması gereken sorulardır. Çünkü Medeni Kanun herhangi bir yasa değildir. Medeni Kanun, Cumhuriyet’in kadınlara eşit yurttaşlık statüsü kazandıran temel hukuk metnidir.
🔴Son yıllarda nafaka hakkından velayete, mal rejiminden aile hukukuna kadar pek çok konuda Medeni Kanun’un eşitlikçi hükümlerinin tartışmaya açıldığını görüyoruz. Kadınların kazanılmış haklarını aşındırmaya yönelik her girişim, yalnızca kadınları değil, laik hukuk devletini de hedef almaktadır.
🔴Yoksulluk nafakası bir lütuf değildir. Evlilik süresince karşılıksız bırakılan bakım emeğinin, çalışma yaşamındaki yapısal eşitsizliklerin ve boşanmanın kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik sonuçların kısmen telafi edilmesini sağlayan bir haktır.
🔴Toplumsal cinsiyet eşitsizliği devam ederken, kadınların bakım yükü kamusal olarak paylaşılmazken, kreşler yaygınlaştırılmazken, eşit işe eşit ücret sağlanmazken ve kadın yoksulluğu giderek derinleşirken nafaka hakkının hedef alınması eşitsizliği daha da büyütecektir.
🔴Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak hiçbir düzenleme toplumsal adalet üretmez.
🔴Medeni Kanun’u parça parça yok etme girişimlerine karşı çıkmaya, kadınların ekonomik ve sosyal haklarını savunmaya, eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz.
Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz❗️
#YasalaraDokunmaUygula
#NafakaHakkı
#MedeniYasayaDokunma
🟣 Süresiz nafaka Anayasa’ya aykırı değildir.
Prof. Dr. Kadriye Bakırcı, yoksulluk nafakasının boşanma sonrası yoksulluğa düşen eşi korumaya yönelik sosyal hukuk devleti gereği bir düzenleme olduğunu belirterek, nafakanın süresiz olmasının Anayasa’ya aykırı olmadığını ifade etti.
✒️ Nisan Çıra @sendika_org
https://t.co/aWPsgswFOB
🟣 Antalya Serik'te yaşayan ve MESEM kapsamında çalıştırıldığı kuaförden çıktığı 28 Mayıs akşamı evine dönmeyen 16 yaşındaki #YaseminBolat günlerdir kayıp.
✒️ @evrenselgzt
https://t.co/b4PXrPEITr
🔴 Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi #HeneEbuzeyneb, çalıştığı kafenin deposunda yaşamını yitirmiş halde bulundu.
Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencisi olan Hene Ebuzeyneb’in elleri bağlı halde bulunduğu belirtilirken, ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı.
#HeneEbuZeynebİçinAdalet
https://t.co/vhOudDa8IO
🔴 “Nafakaya süre biçilemez.”
AYM’nin gündemine gelen yoksulluk nafakasının süreyle sınırlandırılması tartışmalarına ilişkin #EşikGönüllüsü Av. Merve Çiftci Davran, nafaka hakkının daraltılmasının kadınları yoksulluğa ve ekonomik bağımlılığa iteceğini vurguladı.
✒️ İlayda Kaya @BirGun_Gazetesi
https://t.co/KHtJnGN6ki
🔴 Suriye’de kadınları hedef alan dini ağların devlet desteğiyle güçlendiği iddia edildi.
➡️Kadınların kıyafetleri, eğitimleri, çalışma yaşamları ve gündelik yaşamlarına ilişkin kurallar koyan bazı dini yapıların kamusal alanda daha görünür hale geldiği; bu ağların devlet kurumlarıyla ilişkilerine dair iddiaların gündemde olduğu ifade ediliyor.
✒️ Abir Naeseh Bilgin @bianet_org
https://t.co/sO8qRdjuii
🔴#RojwelatKızmaz’ın dosyası, ailenin yeni delillerle yaptığı başvuru üzerine yeniden açıldı. Kriminal raporda yer alan telefon kayıtları, ölüm tarihinden haftalar sonra iletişim kurulduğunu ortaya koydu.
https://t.co/neHiD80Xw6
🟣 Bakım emeği hâlâ büyük ölçüde kadınların omuzlarında.
Çocuk, yaşlı, hasta ve engelli bakımının yanı sıra ev içi işler de çoğunlukla kadınlar tarafından üstleniliyor. Bakım hizmetlerinin kamusal olarak yeterince desteklenmemesi ise kadınların görünmeyen emeğini artırırken toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da derinleştiriyor.
➡️ Tez-Koop-İş Kadın Dergisi’nin son sayısında, #EŞİK ’in daha önce resmi olmayan Türkçe çevirisini yayımladığı “Bakım ve Destek Sistemlerinin Toplumsal Cinsiyet Boyutları” başlıklı Birleşmiş Milletler raporuna da yer verildi.
Ayşe Durakbaşa ve Özlem Altıok tarafından çevrilen, Serap Altıok’un editoryal katkı sunduğu rapora göre kadınlar, dünyadaki ücretsiz bakım ve ev içi emeğin %76,2’sini üstleniyor.
♀️ Bakımın kadınların doğal görevi değil, toplumsal bir sorumluluk ve kamusal bir hak olduğu gerçeğini görünür kılmaya devam edeceğiz.
📖 Derginin ilgili sayısına buradan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/tp0IWeTotz
🔴 Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty, Türkiye'ye İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden katılma çağrısı yaptı.
🔴 Türk makamları, her şeyimiz tam dedi⁉️
👇🏽
➡️ Komiser, Aralık 2025'teki Türkiye ziyaretinin ardından yayınladığı raporda, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin, özellikle Türkiye’de kadına karşı şiddetin önlenmesi ve bununla mücadele edilmesinde süregelen zorluklar göz önüne alındığında, koruma konusunda giderilmesi
gereken bir boşluk yarattığı belirtiyor ve Sözleşmeye yeniden katılma çağrısı yapıyor.
➡️ Türk makamları ise Komiserin raporuna ilişkin yorumlarında, "Türkiye, kadınlara yönelik şiddetle mücadele için sağlam yasal, kurumsal ve politika mekanizmaları kurmuştur ve memorandumdaki yorumların aksine, kadınların şiddete karşı korunması konusunda yasal bir boşluk bulunmamaktadır. Türkiye gerekli önlemleri etkin bir şekilde uygulamakta ve bu alandaki çabalarını istikrarlı ve kararlı bir şekilde sürdürecektir" ifadelerine yer verdi.
🔗 Komiserin raporu https://t.co/qfcNCPs6aO
🔗 Türk makamlarının yorumları
https://t.co/lo1pAbqOxC
🔴 Avrupa Konseyi, 10 Haziran 2026'da, kadınlara ve kız çocuklarına karşı teknoloji destekli şiddet konusunda hesap verebilirliğe dair CM/Rec(2026)2 sayılı Tavsiyesini tanıtacağı bir toplantı düzenliyor.
👇🏽 İlgili linkler ve katılım bilgileri
🔴 4 Mart 2026'da kabul edilen Tavsiye Kararı, Konseye üye devletlere kadınlara ve kız çocuklarına yönelik teknoloji destekli şiddet konusunda hesap verebilirliği yasal, kurumsal ve düzenleyici önlemler yoluyla güçlendirme konusunda rehberlik sağlamaktadır.
🔴 İstanbul Sözleşmesi'ne ve özellikle GREVIO'nun kadınlara yönelik şiddetin dijital boyutu hakkındaki 1 No'lu Genel Tavsiyesine dayanmaktadır.
🔗 https://t.co/tZicvf7Wa5
🔴 #NarinGüran dosyasında yeniden yargılama çağrısı
“Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu”, dosyada ciddi çelişkiler ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu ileri sürerek; teknik verilerin, uzman raporlarının ve aile lehine delillerin yeniden değerlendirilmesini talep etti.
https://t.co/2txe0PC7Xi
🔴 Kağıthane’de dört yıl önce balkondan düşerek ağır yaralanan Burçak Şişman, aylar süren komanın ardından verdiği ifadede kendisini evli olduğu erkeğin ittiğini söyledi.
✒️ @gazetesozcu
https://t.co/cmGHtlqrW3
🟣 Kadınların ‘ailevi nedenlerle’ ücretli emekten kopuşu yükseliyor. Yılın ilk çeyreğinde 228 bin kadın daha “ailevi” gerekçeyle işgücünün dışına itilirken bu nedenle çalışamayan kadın sayısı ilk kez 4 milyon sınırını aştı.
✒️ Havva Gümüşkaya @BirGun_Gazetesi
https://t.co/38SpCFeXPb
🟣 Birleşmiş Milletler, savaş bölgelerinde çocuk yaşta evliliklerin arttığı uyarısında bulundu.
Gazze, Yemen ve Afganistan gibi çatışma bölgelerinde derinleşen yoksulluk, yerinden edilme, güvencesizlik ve insani krizler nedeniyle kız çocukları erken ve zorla evlilik riskiyle daha fazla karşı karşıya kalıyor.
✒️ @yeniyasamgazete
https://t.co/yePOuju1DL
🔴 Afganistan’da kız çocuklarının eğitiminin engellenmesi ve kadınların kamusal yaşamdan dışlanması, erken ve zorla evlilik riskini büyütüyor.
“Neden Afganistan’da doğduk?” sorusu, bugün milyonlarca Afgan kadın ve kız çocuğunun yaşadığı eşitsizliğin ve umutsuzluğun özeti niteliğinde.
✒️ Yogita Limaye @bbcturkce
https://t.co/PvETJC1H4L
🔴 AKP’li Salim Ensarioğlu, bazı üniversitelerde ekonomik olarak kırılgan öğrencileri hedef alan, polislerin de içinde bulunduğunu öne sürdüğü “organize istismar ağları” bulunduğunu iddia etti.
✒️ @evrenselgzt
https://t.co/P3sgku7kbG
🟣 Şüpheli kadın ölümleri, kadın cinayetlerini katladı. Bu ölümlerin en dikkat çekeni ise ‘yüksekten düşmeye’ bağlı ölümler.
#EşikGönüllüsü@SemaYurtbilir : Şule Çet dosyası bize hiçbir şüpheli kadın ölümünün basitçe ‘intihar’ diyerek geçiştirilemeyeceğini bir kere daha gösterdi.
✒️ İlayda Kaya @BirGun_Gazetesi
https://t.co/68ekU4AW9y
🟣 Tam 13 yıl önce, #GeziParkı protestolarında kadınlar cesaretleri, öfkeleri ve umutları ile en ön saflardaydılar.
♀️ Barikatların önünde, meydanlarda, forumlarda yan yana gelen kadınlar; eşitsizliğe, adaletsizliğe ve doğa kırımına karşı birbirine tutunarak büyüyen büyük bir dayanışmanın adını yazdı.
#KırmızılıKadın ’ın direnci, #SiyahlıKadın ’ın cesareti; bu ülkenin hafızasına silinmeyecek izler bıraktı.
👉 Biz kadınlar bu ülkenin sokaklarından, meydanlarından, hayvanlarından, ormanlarından, vazgeçmedik, VAZGEÇMİYORUZ! 💜✊♀️
#HepimizGezideydik #Gezi13Yaşında #GeziDirenişi
🔴 “Adalet bana ben yaşarken lazım.”
Sultangazi’de boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından çocuğunun gözleri önünde altı yerinden bıçaklanan kadının saldırganı hakkında yakalama kararı ancak kamuoyu baskısının ardından çıkarıldı.
✒️ Sıla Altun @evrenselgzt
https://t.co/ak8YKi3RJZ