Geçtiğimiz hafta yaptığımız araştırmaya göre halkın en büyük gündemi, %56,2 ile ekonomi.
Buna rağmen hükümet, ekonomik sorunlara çözüm bulmak yerine muhalefeti yargıyla sindirmeye çalışıyor.
Ülkenin acil ihtiyacı adaletin siyasallaşması değil, topluma nefes aldıracak ekonomik reformlardır.
Tarihe “İstanbul Hukuksuzluğu” diye geçecek bir dönem yaşıyoruz maalesef. Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler de tutuklandı. Tarihte ilk kez İstanbul’un 3 CHP’li ilçe belediye başkanı tutuklanmış durumda. Seçimde, millete kaybedenler başka güçlerle millet iradesine darbe yapıyor. Türkiye’yi bu duruma düşüren aklı elbet milletimizle yeneceğiz. İnançla yola da mücadeleye de devam edeceğiz.
1960'larda üç büyüklere karşı çıkan ilk büyük tehditti Eskişehirspor. Hocası, amigosu, tribünü, kadın taraftarları ve oyuncularıyla bu topraklarda görülmemiş bir futbol devrimiydi. Önce Riva Halil öldü, ardından Fethi Heper. Son olarak da Amigo Orhan...
https://t.co/QfJuPekb6u
Hayat Tarzları Araştırması'na göre takım tutanlar arasında en yüksek oranda taraftara sahip kulüp yüzde 36 ile Galatasaray, ikinci sırada yüzde 30 ile Fenerbahçe, üçüncü sırada ise yüzde 20 ile Beşiktaş var.
KONDA Hayat Tarzları Araştırması ve alt segmentleri için: https://t.co/nDuYPsCuM0
#konda #araştırma #barometre #research #bilgi
BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın: "Gece vakti hukuksuz bir gözaltı yaşadık. İfadeye çağrılmadan direkt evlerinden gözaltına alındılar. Basın üzerinde özel bir baskı uygulanıyor. Biz buna teslim olmayacağız"
https://t.co/Z9hgVr1XiD
78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’in yangından en az altı ay önce turizm belgesini kaybettiği ve kaçak hale geldiği ortaya çıktı. Bu durum resmi yazı ile ETS’nin de bulunduğu seyahat acentalarına duyuruldu. Buna rağmen otel çalıştı, ETS de müşteri topladı!
SON DAKİKA | Ekrem İmamoğlu'ndan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a: "Sakın tweet atma buna cevap ver.
Tekrar soruyorum. Sayın Bakan İstanbul'da sözün geçiyor mu geçmiyor mu?
İstanbul'a dair içinde olduğun ve sürecini yürüttüğün adalet mekanizması içerisinde bu kadar yolsuzluğu deşifre edilmiş, bu kadar verdiği raporların yanlış olduğu başka bilirkişiler tarafından netleşmiş, sahtecilik yaparak evrakta iki kişinin imzasının olmadığı, kendi imzasıyla hukuka, kanuna uygun olmayan bir biçimde bir bilirkişi raporunu vermiş bu kişi hakkında ve bu bilirkişinin raporunu kendine dayanak alan savcı hakkında, o kararı veren hakim hakkında harekete geçecek misin geçmeyecek misin?
İstanbul'da sözün geçiyor mu geçmiyor mu? Sakın öyle bağımsız yargı diye tweet atma, uzun süre elini oraya değdirme.
Buna cevap ver. İstanbul'da sözün geçiyor mu geçmiyor mu?
Başsavcı burada. Sözün geçiyor mu geçmiyor mu nokta. Buna cevap versin."
Türkiye yeni bir “Dokunan Yanar” dönemine girmiştir. Hukuktan gelen gücün çok aleni istismar edildiğini ve toplumun her kesimine korku salınmaya çalışıldığını görüyoruz. Korkmayacağız ve susmayacağız. Korkmayın ve Susmayın!
Gazeteci Barış Pehlivan’ın ve Serhan Asker’in gözaltına alınması utanç verici bir uygulamadır. Adaletsizliğin sıradan bir iktidar pratiği haline geldiği, aparat bilirkişinin inceleme konusu bile olmadığı buna karşın haksızlığı, hukuksuzluğu haber yapmanın suça dönüştüğü bir garabetin içindeyiz.
Sandık gelecek, hepsi bitecek.
Ekrem İmamoğlu, Turpun Büyüğü’nü açıkladı: Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın
-Ekrem İmamoğlu’nun 7 yıl hapis ve siyasi yasakla yargılandığı, Beylikdüzü Belediyesi’nin bir ihalesine ilişkin davada Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, düzenlediği raporda Ekrem İmamoğlu’na Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde bu ihale ile ilgili iç denetçi raporu sunulduğunu ancak kendisi işlem yapmadığı için cezai sorumluluğunun olduğunu ileri sürdü. Ancak Ekrem İmamoğlu’na bu ihale ile ilgili sunulmuş böyle bir iç denetçi raporu bulunmuyor. Yani bilirkişi, olmayan bir rapora göre Ekrem İmamoğlu’nun cezalandırılmasını istedi. Dosyada alınan yeni bilirkişi raporunda ise böyle bir iç denetçi raporu olmadığı, Ekrem İmamoğlu’nun herhangi bir sorumluluğu olmadığı, ayrıca ihalede de bir kamu zararı oluşmadığı belirlendi.
Mahkemeyi yanıltan bilirkişiye ceza verilmesi gerekirken, ödüllendirildi ve Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, bir dizi dosyada daha görevlendirildi.
-İETT hakkında yürütülen soruşturmaya da bilirkişi olarak Satılmış Büyükcanayakın atandı ve İETT aleyhine rapor düzenledi. İETT avukatları, emekli Sayıştay denetçilerinden yeni bir rapor aldı ve Satılmış Büyükcanayakın’ın raporunun hukuka aykırı olduğu ispatlandı.
-İSFALT hakkında yürütülen soruşturmaya da yine bilirkişi olarak Satılmış Büyükcanayakın atandı ve İSFALT aleyhine rapor düzenledi. İSFALT avukatları, emekli Sayıştay denetçilerinden yeni bir rapor aldı ve Satılmış Büyükcanayakın’ın raporunun hukuka aykırı olduğu ispatlandı.
-İBB hakkında yürütülen bir soruşturmaya da yine bilirkişi olarak Satılmış Büyükcanayakın atandı. Ancak bu dosya 2019 öncesi dönemdeki işlemlere ilişkindi. Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, AKP yönetimini aklayan bir rapor hazırladı. CHP döneminde her işlemde İBB’yi kusurlu bulan Satılmış Büyükcanayakın, AKP döneminde ise hiçbir usulsüzlük bulamadı.
-Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, geçen dönem CHP’li Şişli, Sarıyer, Maltepe ve Küçükçekmece Belediyelerine açılan soruşturmalarda da görevlendirildi.
-İstanbul’da muhasebe dalında 1891 bilirkişi bulunurken, Ekrem İmamoğlu ve diğer CHP’li belediye başkanları hakkındaki tüm dosyalara Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın’ın görevlendirildiği görüldü.
-Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, şimdi de İBB, Beşiktaş Belediyesi ve Esenyurt Belediyesi soruşturmalarında görevlendirildi. Bu dosyaya 3 bilirkişi atandı ve Satılmış Büyükcanayakın heyetin üyesi oldu.
-Bu bilirkişi heyeti tarafından, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında 3 Ocak 2025 tarihli bir bilirkişi raporu düzenleniyor. Raporda Ahmet Özer sorumlu bulunuyor. Ancak ilginç bir şekilde, heyet halinde görevlendirme yapılsa da raporda yalnızca tek imza bulunuyor, o da Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın. Diğer bilirkişilerin imzası olmadığı gibi karşı oy yazıları da bulunmuyor. Çünkü Satılmış Büyükcanayakın, diğer bilirkişilere haber vermeden raporu hazırlayıp savcılığa sunuyor. Savcılık da bu rapora dayanarak Ahmet Özer’i tekrar tutuklatıyor. 13 Ocak 2025’te diğer 2 bilirkişi durumdan haberdar olup kendi raporlarını düzenleyip, Ahmet Özer’in sorumlu olmadığını savcılığa bildiriyor. Ancak savcılık, kendisinin atadığı diğer 2 bilirkişinin raporunu değil, Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın’ın raporunu kabul ediyor. Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın, heyetin diğer üyelerinden habersiz olarak rapor sunmasaydı, hazırlanacak bilirkişi raporunda azınlıkta kalacaktı ve raporun görüşü Ahmet Özer lehine olacaktı, Satılmış Büyükcanayakın ise ancak karşı oy yazısı yazabilecekti. Ancak diğer 2 bilirkişiyi etkisizleştirilmesiyle Ahmet Özer tekrar tutuklanıyor.