Herkesin her şeyi çok bilme telaşında bana çok da matah şeyler bilmediğini bilen lazım ya,benim de öyle keskin doğrularım bangır bangır fikirlerim yok mesela yolda öğreniriz deli ettiniz kendinizi
"Sen kimi seveceğini seçemezsin, seçtiğini de sevemezsin. Kaza ve kader ile doğar, sever ve ölürüz. Sana sevgiyi sorarlarsa de ki; sevgi, bir ruhun başka ruha akmasıdır. Sana ruh hakkında soru sorarlar, ne diyeceksin? De ki; ruh, Rabbimin emrindendir."
Hocalarımız Firavun’dan bahis açılınca “yokuşta bir tek onun atının ayağı tökezlemezdi” derdi. Firavunlaşmak biraz da yaşadığımız pürüzsüzlüğün hakkımız olduğuna inanmaktır.
Biz kadınlar çalışmak istemiyoruz, fıtratımıza uygun değil diye maval okuyan influencerları dinlemeden önce hesaplarına girin, kaç takipçileri olduğuna bakın ve sabitlerdeki linklere. Çalışıyorlar, hem de mesaisi dahi olmayan ve hayatlarının bütününü ifşa ettikleri bir iş yapıyorlar. Çok da güzel kazanıyorlar. Çalışmak neden mesela kadının fıtratına aykırı? Kadın tarihte hangi dönemde çalışmamış? Böyle sorular sormayın, mantık aramayın. Sadece tutarlılığa bakın.
Geçen kitap fuarında bi amca gelip ledün ilmini detaylıca? anlatan bi kitap lazım bana dedi, kız kitabı yok diye ledün ilmi ya zatenn amaç o ya zaten diyemedim de bizde yok abi dedim🌹adama nerde ne sattılar çok merak ediyorum amca simyacı almadın inşallah
Kızın biri kendi kendine iki kriter saydı diye yine okumadığımız saçmalık kalmadı hajdkwjdkskfk insanların heeer mevzuda dünyanın en düz olayında bile gtten fikir belirtme hırsı beni her seferinde şOk ediyo burda
şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Ülkemizde maaş, şirketlerin sıkışıklık anlarında ilk ötelenebilir kalem olarak görülüyor. Halbuki çalışanın emek hakkı en öncelikli ve ehemmiyetli olan şey. Hele ki bu denli ağır şartlarda çalışmaya zaten o maaş için katlanan işçilerin haklarının ödenmemesi kabul edilebilir değil. Bankalar, alacağı için nasıl ki bir şirketin yakasını bırakmıyorsa, devlet de işçi hakları için kurumların yakasına yapışacağını hissettirmeli.