Ciddi anlama kıtlığı olanlar şöyle anlasın o zaman;
16 haftanın iki haftasını doğumdan önce kullanıyorlardı yani 8,5 aylık hamile ve karnı burnunda izne ayrılıyordu. Kalan 14 hafta yani 3,5 ay bebeği görebilmek için.
Çoğunun sancısı iş yerinde başlıyordu. ++
➖Dönem ortasında tüm yönetimi değiştirdiler.
➖Eski idareciler çok dikkatliydi, okul önünde uyuşturucu satmak isteyenleri bile yakalamışlardı.
➖Katliamı yapan çocuğun psikolojik sorunları vardı, onu rehber öğretmene yönlendirdiler.
➖Her sabah okula geldiğinde çantasını arar onu öyle içeri alırlardı.
👉Veliler, okul aile birliği başkanı ve katliamın tanıkları çok önemli şeyler söyledi bugün.
👉Olay çok yönlü ve derinlemesine araştırılmalı!
#Kahramanmaraş
#Şanlıurfa
#OkullardaKatliamaHayır
#yusuftekinistifa
ÇOCUKLARI KORU
ÖĞRETMENLERİ KORU
19 yıllık bir sınıf öğretmeni isyan etti:
“Hiç böyle bir dönem yaşamadık. Ben bir ilkokul öğretmeni olarak daha fazla yetki istiyorum.
Biz çocuktaki anormalliği fark ediyoruz ancak bir şey söylemek istediğimizde kimse çocuğuna toz kondurmuyor.”
Ayser Çalık Ortaokulu’nun Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik:
“Bu çocuk kalemi avucuna batıran, açkıyla elini kesen, agresif hareketleri olan biriydi.
Alparslan hocamın takibindeydi. ‘Korkmayın, çantasını yoklamadan içeri almıyorum’ derdi.”
Sadece tiyatral bir sahne soruyorum. Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık ortaokulunun bahçesine 4 yıldızlı emniyet müdürünün oğlu okula girmek üzere geliyor. Polis üstünü aramak istiyor. Çocuk, emniyet müdürü babasını arıyor "baba bi polis okula almıyor üstümü arayacakmış".
Ne olurdu?
DM'de böyle en az 10 tane mesaj var. Okullarda hiçbir şeyin cezası yok öğrenciler için. Hiçbir şeyin. Her şeyi yapabiliyorsun okulda. İtlik. Serserilik. Piçlik. Bıçak, kavga, öğretmene hakaret, öğrenciye mobbing.
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici
Twitter’da insanlar küçük bir fanusun içinde yaşıyorlar. “Serseri erkekler aşağılanmalıdır, gençler özeniyor.” diyorum. E aşağılıyoruz ya diyorlar.
Aynen aşağılanıyor. Bu ülkenin gerçeği TikTok’tur. Yorumlara bakın, bir tane olumsuz yorum göremezsiniz.
Sesimi duyurmama yardım edin
Kızım 4.5 yaşında öz babası tarafından cinsel istismara uğradı. babası olacak #PEDOFİLİ sapık adli kontrol şartıyla salıverildi. Elini kolunu sallayarak geziyor ben ve kızım ise her gün ölüm korkusu ile yaşıyoruz
Demet Evgar: “Size de günaydın.
İstanbul'da ağır hasarlı binaların yenilenme maliyeti: 19 milyar dolar.
İmamoğlu'nun içeride tutulma maliyeti: 45 milyar dolar.”
Öz Kardeşim AYBERK ÜNLÜ fotoğrafta görüldüğü üzere TÜRK Bayrağımızı dalgalandırırken gözaltına alınmış ve 4 günün ardından bugün tutuklu yargılanmak üzere haksız yere cezaevine gönderilmiştir.