Haksızlığa, saygısızlığa, zulme sessiz kalışım karsıdakine savaştaymışçasına galip geldiğini sanma hazzı verse de sessizliğimin tek bir sebebi oluyo. İçime dönüp ilahi bir karşılık bekliyorum. Beni bir yaratan var. Bir sahibim var. Sessiz kalışıma sesi muhakkak çıkıcaktır.
Bazen sadece nasıl devam edecegini düşünürsün, ruhun daha fazla incinmeden. Bilmek ne kadar iyiyse, bilmemek de bir o kadar iyi. Bir karar vermek her zaman zorlayıcı olmuştur benim için. Konfor alanı dışına çıkmak korkutmuştur hep, iyi de gelmiştir çoğu zaman. Bilmiyorum…
Günaydın. Dün çok güzel birgündü. Bugün her şeyi terkedip hiç bilmediğim bir yere gidesim var. Ya da Ankara da olabilir. Bilmiyorum…Dün gizlice bir şeyden emin olmak istemiştim. Şuan ellerim titriyor. Kimseye belli etmeden kendime çare düşünücem.Emeğim yine çöpe gidiyormuş meğer
Bir kadının kalbini ruhunu (bedenini saymıyorum bile) acıtıp zulmedip hayatına devam edebilmek için cok merhametsiz bir kalbi olmalı insanın. Gözleri sızlayarak yazılan tweetler, yalnız bırakılmışlıklar unutulmycak birçok şey yazılır buraya. Tam da unutmamak için.
Çünkü ben artık, yolda yalnız bırakılmaktan, içim sessizce ağlarken, dışımda hâlâ çiçekler açmaktan ve bu ikilemin tam da ortasında kalmaktan nefes alamıyorum
Hayatını kirletmemek, kirlenmemek diye bir prensibim var. Aynaya baktığında o berraklığı ruhunun derinlerinde hissedebilmek. Temiz olmak. Vicdanen ve madden aykırı bir pisliğe bulaşmamış olmak. Önüne geldiği gibi yaşamamak.. Büyük konuşmak istemiyorum, ama bunu korumak önemli.