🎨 Dünya Gıda Günü Poster Yarışması başlıyor!
Yenilik denildiğinde aklımıza veri, yapay zekâ, makineler ve robotlar gelebilir. Ancak yenilik; yeni fikirler geliştirmek, geleneksel bilgiden yararlanmak ve mevcut çözümleri farklı şekillerde kullanmak anlamına da gelir.
“Bugün yenilik yap. Yarını besle.” temasının senin için ne ifade ettiğini bir posterle anlat!
İnovasyonun dünyayı beslemeye, doğayı korumaya ve herkes için daha iyi bir gelecek kurmaya nasıl yardımcı olabileceğini hayal et.
Yaratıcı ol. Cesur ol. Yarının dünyasına dair kendi vizyonunu göster!
👧🧑 Yarışmaya 5-19 yaş arasındaki çocuklar ve gençler katılabilir.
📅 Son başvuru tarihi: 6 Kasım 2026
Posterini yüklemek için:
https://t.co/2W6N3v8pMq
#DünyaGıdaGünü #WorldFoodDay #PosterYarışması
@Ducnghia16 * Şarkı Adı: You Don't Have to Say You Love Me
* Şarkıcı: [Dusty Springfield](https://t.co/jqLvOY6uVN) [1]
*
Orijinali İtalyanca bir şarkı olan ("Io che non vivo senza te") bu klasik, 1966 yılında İngilizce sözlerle [Dusty Springfield](https://t.co/jqLvOY6uVN) tarafından sesl
1-Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları Tokat’ta! 👩🌾
2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında; FAO ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle, Tokat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları”, Emirseyit Beldesi’nde, Emirseyitli
Su, toprak, doğa ve üretimin geleceği için birlikte çalıştık. Gediz için bir aradaydık.
Gediz Nehri Havzasında Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi’ni tamamladık.
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü iş birliğinde, Küresel Çevre Fonu (GEF) finansal desteğiyle yürüttüğümüz projede, Gediz Havzası’nın geleceği için önemli çalışmalar ve kazanımlar elde ettik.
· 2.573,2 hektar alanda sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamaları
· 7 hektar atıl arazinin yeniden üretime kazandırılması
· Yapay zeka destekli akıllı sulama ve yağmur suyu hasadı uygulamaları
· 125,4 hektar orman alanında rehabilitasyon çalışmaları
· 664 flamingo yavrusunun halkalanması
· 1291 kişinin sürdürülebilir arazi yönetimi eğitimlerine katılması
· 514,827 ton CO₂ eşdeğeri karbon tutumu
Bu kazanımların arkasında; üreticilerin, yerel paydaşların, kamu kurumlarının, akademisyenlerin ve proje ekiplerinin ortak emeği ve güçlü iş birliği var.
Gediz bize bir kez daha gösterdi: Suyu korumak, geleceği korumaktır.
The Mongol army that conquered half the known world rode ten days without lighting a fire, and lived on horse blood and powdered milk.
Marco Polo saw them do it in the 1270s and wrote it down for a Europe that did not believe him. A Tartar horseman, he said, would go ten days on the march without cooked food, and when he needed to eat he opened a vein in his horse and drank. A horse could give a pint or two every ten days and stay sound; a man could live on that between towns. The whole army carried a string of remounts, each man with a dozen or more, and every one of them was a canteen.
And they carried milk. Dried milk, which the West would not work out how to make for another six hundred years. The women boiled mare's milk, skimmed the fat off the top for butter, and dried the rest in the sun until it set into a paste. Each rider carried ten pounds of it in a bag. In the morning he put half a pound in a leather flask with water and rode. By the time the horse had jolted it for a few hours it had beaten itself into a thin porridge, and that was dinner, taken in the saddle at a canter.
Other travellers filled in the rest. John of Plano Carpini, the Pope's man, sent to the Great Khan in 1246, reported that the Mongols ate anything that had a pulse, dogs and wolves and foxes and mice included, and that in the winter they lived on meat and in the summer on nothing but mare's milk. He did not see them eat bread. Fermented mare's milk, koumiss, was their beer and their wine. Meat was boiled in the cauldron and the broth drunk to the last drop, or dried in strips under the saddle, or eaten raw and warm off the kill.
No bread. No wagon train of grain. No baggage in the sense a European army meant it. An army that had to grind flour and bake it moved at the speed of its ovens; the Mongols moved at the speed of a horse, which is why nobody in Europe saw them coming until the Hungarians were dead.
The European soldier of the same century marched on bread, biscuit, pulses, wine and salt meat, with a supply chain behind him as long as the campaign, and starved or mutinied when it broke. The Mongols brought the supply chain with them on four legs and drank it.
You have been told that meat and milk are heavy, expensive foods for the settled and the rich, and that empires run on grain. For a century and a half the greatest land empire in the history of the world ran on the opposite, and the men who ran it were bigger, harder and faster than anyone they met.
The milk powder in a modern ration pack, the pemmican in a Victorian sledge, the dried meat in a hunter's pocket, all of it is the Mongol saddlebag reinvented by people who had to be told twice.
Polo's readers laughed at the horse blood.
The Hungarians did not laugh.
Anthony Hopkins:
"Yaşadığımdan daha az yaşayacağımı biliyorum.
Kendimi bir kutu çikolata almış bir çocuk gibi hissediyorum. Yemenin tadını çıkar ve fazla kalmadığını görünce özel bir lezzetle yemeye başlar.
Bitmek bilmeyen kamu hukuku konferansları için vaktim yok, hiçbir şey değişmeyecek.
Ve yaşlarına göre davranmayan aptallarla tartışmak istemiyorum.
Ve gri ile dövüşecek zaman yok. Egoların şiştiği toplantılara katılmıyorum ve manipülatörlere tahammül edemiyorum.
İşlerini, yeteneklerini ve başarılarını elinden almaya en yetenekli kişilere iftira atmaya çalışan kıskanç insanlardan rahatsızım.
Başlıkları tartışmak için çok az zamanım var:
Ruhumun acelesi var.
Kutuda çok az şeker kaldı.
İnsan insanlarla ilgileniyorum. Hatalarına gülen insanlar başarılı olanlar, mesleğini anlayanlar ve sorumluluktan kaçmayanlardır.
İnsan onurunu savunan ve doğrunun, adaletin, adaletin, adaletin tarafında olmak isteyen.
Hayat bunun için var.
Etrafımda başkalarının kalbine dokunmayı bilen insanlarla olmak istiyorum. Kaderin darbeleri aracılığıyla ayağa kalkmayı ve ruhun yumuşaklığını korumayı bilen kişi.
Evet acelem var sadece olgunluğun verebileceği yoğunlukta yaşamak için acelem var
Kalan tüm tatlıları yiyeceğim, daha önce yediklerimden daha lezzetli olacaklar.
Hedefim kendimle, sevdiklerimle ve vicdanımla uyum içinde sona ulaşmak.
İki hayatım olduğunu sanıyordum ama sadece bir tane çıktı ve onu onurlu bir şekilde yaşamak lazım."
Anthony Hopkins.
FAO Türkiye Kooperatif Programı kapsamında düzenlenen “Birlikte Büyüyoruz” Forumu, Türkiye’nin farklı bölgelerinden yaklaşık 100 kadın kooperatif temsilcisini kamu, akademi ve özel sektör temsilcileriyle buluşturdu. 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı kapsamında gerçekleştirilen forumda; kooperatiflerin finansmana ve pazara erişimi, dijitalleşme, gıda güvenliği ve yeni iş birliği olanakları ele alındı. Kooperatiflerin sahadaki deneyimlerini doğrudan paylaştığı forum, birlikte öğrenmenin, deneyim paylaşımının ve dayanışmanın güçlü kooperatifler için önemini bir kez daha ortaya koydu.
#Hepyerinden #KadınKooperatifleri #BirlikteBüyüyoruz #IYWF2026
TIME’s new cover: Dolly Parton, the beloved country-music superstar, died in Nashville at 80.
Known for writing about the lives of working-class people in more than 3,000 recorded songs and later giving away nearly 300 million books to children around the world, Parton’s life was a true Cinderella story. https://t.co/9hT8kjv3S0