Su akmaya devam ettiği sürece sudur. Akmadığında, bataklığa dönüşür. Aynı şey insan için de böyledir. Olmaya devam ettiği sürece insan, canlıdır. Olmayı bıraktığı an; kendine yaklaşmayı bıraktığı, kendi sesini dinlemeyi bıraktığı, kendi sınırlarını korumayı bıraktığı an; içinde bir yerde çürümeye başlar. Bu çürüme ilk başlarda dışarıdan görünmez. Ama bir gün, aynaya bakar ve kendine şunu söyler: “Bu kişi ben değilim.”
Ahaha bir önceki tweetimden dolayı toksik ebeveynler delirmiş. Sizin bütün numaralarınızı kitabımda "Aile Kutsal Değildir" bölümünde bol bol anlattım. Okuyanlar ne demek istediğimi anlıyor.
Hayat başkası için yaşanmaz. İnsanlar ne der, diye hayatı yaşamaya çalışmak kadar büyük bir yanlış yok. İnsanlar istediğini desin… Çünkü ne yaparsan yap, birilerine fazla geleceksin, birilerine eksik. Sessiz olsan neden konuşmuyorsun diyecekler, konuşsan neden bu kadar değiştin... Kendi yoluna baksan bencillikle suçlarlar, herkesi düşünsen bu kez kendini unutursun. Başkalarının onayını bekleyerek geçirilen yıllar, insanın omzuna ağır bir yük gibi çöküyor. Oysa hayat dediğin şey, her gün biraz daha kendin olabilmek aslında. İçinden geldiği gibi gülebilmek, istemediğin yerde durmamak, seni tüketen şeylerden uzaklaşabilmek.
Kimse senin içinde ne yaşadığını tam olarak bilmiyor. Geceleri neyi düşünüp sustuğunu, hangi kırgınlığı içine attığını, hangi hayalin için mücadele verdiğini sadece sen biliyorsun. Bu yüzden kendi hayatının direksiyonunu başkasının eline bırakma. Çünkü insanlar konuşur, sonra hayatlarına devam eder. Ama sen, yaşamadığın hayatın eksikliğini yıllarca içinde taşırsın.Bırak bazıları seni yanlış anlasın. Bırak bazı kapılar kapansın. Herkes seni sevmek zorunda değil. Sen sadece aynaya baktığında kendinden utanmayacağın bir hayat yaşa. Geriye dönüp baktığında “Keşke kendim gibi davransaydım” dememek için yaşa. Çünkü hayat, başkalarının sesiyle değil, insanın kendi iç huzuruyla güzelleşiyor.
Bu hayatta onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız kendinize sahip çıkacaksınız arkadaşlar. Haklarınızın arkasında duracaksınız, kararlarınıza sahip çıkacaksınız, sayılmadığınız yerde durmayacaksınız, davet edilmediğiniz yere gitmeyeceksiniz. Çaba ve çalışmalarınızı olduğundan küçük ve değersiz gibi göstermeye çalışan herkesin yanılgıda olduğunu daha da büyük başarı haberlerinizle ispatlayacaksınız. Bir hayatınız var ve onu dostluk, işbirliği ve anlaşma gibi güzel duygularla geçirmek varken size karşı durduk yere rekabet, öfke ve nefret şeması yaratan herkes o şemanın içinde kaybeden tarafta yazılacak. Kazanmanın felsefesi işte budur.
Bir erkeğin sizi gerçekten fazlasıyla sevdiğini anlamanın en sade yollarından biri, hep sizin huzurunuza gösterdiği saygıdır. Yanında “hiçbir şey yapmak zorunda” hissetmezsiniz. Saatlerce dinlenmeniz, hiçbir şey yapmadan bazen vakit geçirmeniz onu rahatsız etmez; aksine bundan keyif alır. Sizi sadece üretken olduğunuzda değil, olduğunuz halinizle sever. Uykunuzdan, tembelliğinizden, keyfinizden şikâyet etmez. Sizin iyi hissetmeniz onun için yeterlidir. Sırf onunla vakit geçirmek için uyanmanız, küçük mutluluklarınızla meşgul olmanız bile ona yetiyordur. Çünkü o, sizi bir yarışın içinde değil, huzurun içinde görmek ister. Yanında kendinizi yargılanmadan, acele etmeden, rahatça var olabildiğiniz biri… işte gerçek sevgi biraz da budur.
kimse beni kötü bir insan olduğuma inandıracak şekilde manipüle edemez benim de huylarım ve kötü günlerim oluyor ama sağlam bir insanım sevgim de her zaman gerçek ve samimi
En iyi intikam gitmek ve dönmemektir. En iyi intikam kendine yeni bir hayat kurmaktır. En iyi intikam hiç tanımamış, sevmemiş gibi davranmaktır. En iyi intikam susmaktır. En iyi intikam yok saymaktır. Ve en iyi intikam asla intikam almamaktır.
@onedio En acı olanı da tatile gidenler erkekler olsaydı video bu siteye düşmezdi bile o kadar normal karşılanırdı. Erkekler insan kadınlar değil zaten çocuk bakmak yemek yapmak kadının görevi değil beyinsizlere rağmen bu videolar yüzümüzü güldürüyor
Zorlanmalarımızı gizlemek zorunda değiliz. Zayıflıklarımızdan ya da travmalarımızdan utanmamız gerekmiyor. Nedir bu her şeyi örtüp kusursuz görünme çılgınlığı? Kusurluyuz ve bunu kabullenmek müthiş bir ��zgürlük. İnsanız sadece.