Nasıl da durup dururken güvenlik kameralarına bakarak gür sesiyle ajitasyon çekerdi… Dev-Yol’cuydu. İşkencede akli dengesini kaybetmişti. O haliyle hapse attılar ta 2017’de. Yıllarca hapis yattı. Bizim kuşağın Ankaralı gençleri 12 Eylül faşizmini Yaşar Öztemel’e bakarak anladı.
Ahmet Telli’nin şiiri, yenilgiden sonra ne yapılacağını anlatan bir kılavuz değildi. Hazır cevaplar sunmadı. İnsanlara yeniden kazanacaklarının güvencesini vermedi. Daha zor bir şey yaptı: Kaybetmiş bir insanın neye dönüşmemesi gerektiğini gösterdi.
İnsan alaycılığa teslim olmamalıydı. Geçmişinden utanmamalı, kaybettiği arkadaşları bir yük gibi taşımamalıydı. Acısını başkalarına karşı bir duvara çevirmemeliydi. Dünyanın adaletsizliğini gördüğü için sevgiden vazgeçmemeliydi.
Ahmet Telli, zaferin yakında olduğuna inananların şairi olmaktan çok, zafer uzakta kaldığında birbirlerini kaybetmemeye çalışanların şairiydi. Bu nedenle şiiri politik yenilgiler yaşamış kuşaklara seslendi. Fakat yalnızca onlara ait kalmadı. Kendi hayatında bir şeyleri kaybetmiş herkes, onun dizelerinde tanıdık bir ses bulabildi.
Şimdi o ses, şairinden bağımsız biçimde yoluna devam edecek.
"Biz işçi sınıfı ailelerine benzemeyiz."
Böyle bir ifadenin kullanıldığına inanmak istemiyorum. Hepimiz aynı zihniyetin kurbanıyken, bizi katleden cinayet düzeninin söylemine hizmet eden bir cümle nasıl kurulabilir?
Evet, sermayenin karşısında eşit değiliz. Yargıda eşit değiliz. Basının ilgisinde de eşit değiliz.
Evet, katliamlarımız sınıfsaldır.
Ama girdiğimiz toprak aynı, katilimiz aynı.
Hepimiz; bindiğimiz trende, kaldığımız otelde, çalıştığımız iş yerinde insan hayatının önüne parayı, rantı ve siyasal ikbali koyan bu cinayet düzeninin kurbanıyız.
Aynı düzenin mağdurları arasında bile işçi canının ve işçi sınıfı mücadelesinin değer görmemesi çok acı.
Eşit olmayabiliriz. Çünkü bu ülkede hiç kimse adalet mücadelesini işçi sınıfı aileleri kadar dikenli yollarda vermek zorunda kalmadı.
Çok üzgünüm.
"Hangi dağ efkârlıysa ordayız,
Perişan edilen her şey bizimdir.
Yağmur oluyoruz hangi ırmak kurusa.
Gülüşümüz çocuk,
Adımız eşkiyaya çıkmıştır bizim."
Eşkiyalardan biri daha aramızdan ayrıldı.
Düşlerin büyüyor adınla.
13 yıl önce aramızdan koparılan Ali İsmail Korkmaz’ı saygı ve özlemle anıyoruz.
Ali İsmail’in düşlediği dünya, bugün hâlâ eşitlik, özgürlük ve adalet için yan yana gelen herkesin umudunda yaşamaya devam ediyor. Gençlerin sözüne, dayanışmaya ve birlikte kurduğumuz geleceğe olan inancımızı büyütmeye devam ediyoruz.
Gezi’de yitirdiğimiz tüm canları saygıyla anıyor, bugün hâlâ özgürlüklerinden mahrum bırakılan Gezi tutsaklarını unutmuyor, adalet talebimizi hep birlikte yükseltiyoruz.
#AliİsmailKorkmaz #OHep19Yaşında #DüşlerindeÖzgürDünya
Gazeteci arkadaşımız Hazar Dost, 2018’de katıldığı bir eylem gerekçe gösterilerek bu akşam 19:30’da gözaltına alındı.
Daha önce hakkında karar verilmiş ancak istinaftan dönmüş bir dosyada ifadesi eksikmiş. Ne zaman istenirse ifade vermeye gideceği nöbetçi savcıya izah edildi ama riskli bulunmuş. Velhasıl bu geceyi karakolda gözaltında geçirecek, yarın Küçükçekmece Adliyesinde ifadesini verecek.
Sağlığı iyi, morali yerinde. Mahallede alışveriş yaptığı manava bir anda dört polisin girip kendisini karakola götürdüğünü anlatıyor. Yani GBT’de falan işlem yapılmış değil, muhtemelen yüz tanıma sistemine takılıp gözaltına alındı. NATO Zirvesi öncesi gözaltı furyasına bir ek daha yani. @hazardost
Kadir İnanır: Bir ülkenin değişen erkeklik hikâyesi
❝Kadir İnanır’ın büyük oyunculuğu güçlü erkekleri oynamasında değil, o gücün içindeki kırılganlığı görünür kılabilmesindeydi. Onun erkekleri bekleyen, yanılan, kaybeden erkeklerdi.❞
✍️ @ZehraCelenk yazdı
https://t.co/1pPeQ1pSVU
Kadir İnanır gibi eğilmeden bükülmeden, korkmadan; paraya, güce değil emeğe ezilene sahip çıkarak; doğru yerde durarak yaş alıp göçüp gitmek gerek bu dünyadan.
Seni çok sevdik Kadir İnanır.
Güzel gelip geçtin bu dünyadan...
Demirtaş: Memlekette siyasetin bu kadar niteliksiz, seviyesiz, ahlaksız ve çürümüş hallerine katlanmak gerçekten çok zor artık. Kendime siyasetçi demeye utanır hale geldim neredeyse. Sabah erken kalkanların koltuk kapmak için birbirini ezdiği bir ortamda biz halkımızın acılarıyla, sorunlarıyla yatıp kalkıyoruz, çareler üretmeye odaklanıyoruz
https://t.co/67okhWoz5A
DEMİRTAŞ'TAN KILIÇDAROĞLU'NA RET! Necdet Saraç, Kılıçdaroğlu'nun Ziyaret Edeceğini Açıklamıştı! Halk TV, Demirtaş'ın Bu Görüşmeyi Kabul Etmeyeceğini Öğrendi! @iremsansak