Tebdil-i mekanda ferahlık vardır, dedik diye "Bu hafta temizlik var, haftaya taşınıyoruz." dedi baba bey. Bir dahakine pasaportumu alıp, Ahi Çelebi Camii'ne gidip nasibi zorlayacağız demek ki 🙂↕️☀️
Nice bayramlar yaşamak dileğiyle, Arefe günü duası olsun. 😌
Allah'ım, kaçmama gerek kalmayacak, içimden geldiği gibi serpileceğim hisleri buldur bana. Yaşamak ve yaşatmak istediklerimi daha fazla ötelemeyi değil;'bir sabah gönlümün bayramına uyanmanın sevincini yaşat'.
Amin. 🌿
Yazdığım hikayenin dergide yayınlanacağını öğrendiğimde duyduğum sevinç, para mevzuunu sollar geçer. Hobini yapmak ve hiçbir beklentin olmadan seni mutlu etmesine tanık olmak, daha büyük hayaller kurmak... yaşama hevesini artırıyor elhamdülillah. 😌🤌🏻✨
Haluk Bilginer: “Benim mesleğim falan yok, ben çalışmıyorum. Ben hobimi yapıyorum. Birileri bana çalışmayayım diye para veriyor. Bana para vermeseler de bunu yaparım.
Öğrenciyken hamallık, temizleyicilik, garsonluk yaptım. Asıl çalışmak oydu çünkü maaş gününü bekliyordum. İlk oyunculuk teklifini aldıktan sonra çalışmayı bıraktım.
Sevdiğiniz işi para beklemeden yapabiliyorsanız bu büyük bir lüks.”
Bana kalırsa olgunlaşmanın en büyük eşiği, bir noktada egonun kırılmasıdır. Bursa kadısına pazarda ciğer sattıran da bu misaldir. Egon bir yerde kırılmalı ki; haddini, tevazuyu, empatiyi, acziyetini öğrenesin.
Baki'nin sessizliğiydi Nihan'ı sürükleyip götüren. Senin için sonuna kadar mücadele edecek kadının travmasını belirsizliğinle tetiklemek gayet de kul hakkıydı. Senden bu lakaytlığı beklemezdim ulen Baki. #Gassal 'ı bu sezon öfkeli bitirdik. 😒
"Öz" lemek demek, aslında özümüzü tekrar inşa etmek için o şeye kavuşmaya çalışmak, demek. Çünkü özünden bir şey eksiliyor ya, o eksiği tamamlamak için diyorsun, "özledim."
-İbrahim Kalın ama "öz" ü çok ince adamdır. Kalp ehline kulak vermek kalbe ışık tutuyor vesselam.
20 yıl önce ödevlerini son güne bırakıp ağlayarak yapan çocuk, bugün de tezini son aylara bırakıp yapıyor. Yine ağlıyor ama en azından sorunun kendinde olduğunu biliyor artık. 😂👌🏻 Farkındalık sahibi bir disiplinsizlik. 🙂↕️
1. Âişe – Evladı olmadı.
2. Meryem – Hayatı boyunca bir eşe yaslanmadı.
3. Âsiye – Firavun'la, yani en zor eşle sınandı.
4. Hatice – Kalbinin huzurunu, eşini kırk yaşında buldu.
5. Fâtıma – Maddî imkânı az ama değeri büyük bir hayat sürdü.
Hiçbirinin yolu "kusursuz" değildi. Hiçbirinin hayatı eksiksiz değildi. Ama hepsi, inançları ve sabırlarıyla en yüce kadınlar arasında anıldı. Demek ki geç kalmak, yalnız olmak, maddî zorluk yaşamak ya da yanlış insanların içinde kalmak; değerin eksik olduğu anlamına gelmez. Herkesin vakti başka, herkesin sınavı başka. Doğru insan, doğru zaman ve doğru kapı; bazen sabrın arkasında saklıdır. Eksik sandığın yer, belki de seni yücelten yerindir.
Hüzünlü kadınlar olmayı bırakın. Kırgın, suskun, bekleyen değil; ayağa kalkan, kendini bilen, kendi kaderine yön veren kadın olun. Hz. Hatice gibi kendi ticaretini yöneten, ayakları üzerinde dúran, güveniyle dağları titreten kadın olun. Hz. Meryem gibi iffetli, teslimiyeti yüksek ama aynı zamanda kendi duruşundan taviz vermeyen kadın olun. Hz. Asiye gibi zulmün ortasında bile imanından vazgeçmeyen bir yürek taşıyın. Hz. Ümmü Seleme gibi akıllı, dirayetli, zor günde en doğru sözü söyleyebilen kadın olun. Hz. Nusayba (Ümmü Umare) gibi gerektiğinde savaş meydanında bile dik duran cesur bir yürek olún. Rabia-tül Adeviyye gibi gönlünü dünyaya değil Rabbine bağlayan bir gonül taşıyın. Fatma bint Muhammed gibi edeple, vakar ile yürüyün; evladınıza, ailenize bir nur olun.
Kadın demek zarafetle güç arasındaki dengeyi kurmak demektir. Hüzne yaslanarak değil; bilgiyle, dirayetle, ôzguvenle yükselmek demektir.
Bugünün kadını artık "hüzünlü prenses" olmak zorunda değil... Ayağa kalkmış kadın; hem ticaretini bilen, hem kalbini yöneten, hem de Rabbine kul olmanın şerefini taşıyan kadındır.