babanızı kaybettiğinizde hayatınızda güzel bir şey olduğunda arayıp söyleyememenin verdiği kuvvetli bir ağırlık oluyor ve bu duyguyu iyileştirmeye gücünüz yetmiyor.z
teslim oluyorsunuz sevdiklerimize kavuşmayı umduğumuz ahiret olmasaydı ne yapardık?
🔴 "Sabrediyoruz, ayaktayız, sana diz çökmeyeceğiz İsrail"
İsrail'in devam eden saldırılarında kocası şehid olan Gazzeli kadın kararlılık mesajı veriyor:
Derdinden büyük yaşayabilmek için:
• Sıkıntılara karşı Allah’a dayan
• Allah’tan yardım görmek için sabret
• Acele etme
• Hataya hata ile karşılık verme
• Kalbine Allah korkusunu yerleştir
• Harama düşmemek için bedenini, ruhunu, aklını meşgul et
• Vesvese ve kötü düşüncelere fırsat verme
• Bakış açını değiştir
Dünyada endişe bitmez.
Üzüntünün olmadığı yer cennettir.
Allah’ın lütfuyla cennete girebilirsek hüzünden kurtulacağız.
Cennete girince “Bizden üzüntüyü giderip yok eden Allah’a hamdolsun!” diyeceğiz.
(Fâtır, 34)
Merhameti kuşanan biri olmak istiyorsan:
- Tüm varlığa emanet nazarıyla bak
- Kusur araştıran değil örten ol
- Kabalığı değil inceliği esas al
- Her durumda ilkelerine sadakat göster
- Sevdiklerinin sadece dünyası için değil ahireti için de dertlen
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ümmetimden birinin sevinmesi için onun bir ihtiyacını gören kimse, beni sevindirmiş olur.
Beni sevindiren de Allah’ı sevindirmiş olur.
Allah ise kendini sevindireni cennete sokar.”
(Mişkatü’l Mesabih’ten Okumalar, 4996)
Geceyi Nasıl İhya Edebiliriz?
Gecenin ihyası her şeyden önce farz ibadetlerin yerine getirilmesi ile olur.
Yatsı ve sabah namazlarını vaktinde cemaatle kılmış biri genel hatlarıyla gecesini ihya etmiştir.
Hanımlar ise evde kendi başlarına kıldıklarında dahi aynı sevabı yakalamış olurlar.
Farzlar kadar değerli bir başka konu da günaha, özellikle de kul hakkına girmemektir.
Mesela; insanın ailesi ile tartışmalı ve kavgalı geçirdiği geceler büyük bir kayıptır.
Belki de teravihleri kaptırdığı, gönül kırdığı için kul hakkından dolayı vebal taşıdığı geceler olabilir.
Bizden beklenen, geceleri uykusuz kalıp sabaha kadar namaz kılmak değildir.
Öncelikle yapmamız gereken, samimi bir tevbe ile ve tam bir kul olma bilinciyle hataya düşmeden asıl görevlerimizi hakkıyla yerine getirmektir.
Bundan sonra da gücümüz yettiğince affedilmeyi hak edecek işler yapmak gerekir.
Şimdi Kadir gecesini değerlendirmek isteyenler için şöyle bir yol haritası çizebiliriz:
1. Akşam ve yatsı namazınızı geciktirmeden kılın. Sonrasında kendinizi dinç hissediyorsanız gücünüz yettiği kadar teravih namazı kılın ve yoğun bir şekilde dua edin.
2. Yorgunsanız dinlenmeye geçin. Ortalama dört saat uyuyun, sonra kalkıp az da olsa gece namazı kılmaya gayret edin.
3. Namaz kılamazsanız bile sadece dua ve istiğfar için kalkın.
4. Okuyabilirseniz Kur'an okuyun. Ezber ya da yüzüne okuyabilirsiniz. Bunu imsak vaktine yakın bir zaman dilimi içinde de yapabilirsiniz.
5. Hastalık ya da ev hali, insan her zaman aynı durumda olamayabilir. Böyle hallerde niyetinizle Allah'ın size sevap yazdığını bilin ve üzülmeyin.
6. Gece uykusunu ihmal etmeyin. Üstelik gündüz yoğun meşgaleniz varsa, çocuklarınızla ilgileniyorsanız dinlemeniz ibadet gibidir.
7. Evlatlarınıza olan görevleriniz, ailenizin geçimini sağlamak için verdiğiniz helal rızık mücadelesi de ibadettir.
8. Fırsatınız varsa gündüzün öğle vakti öncesi ya da sonrasında da kaylule dediğimiz kısa uykudan faydalanabilirsiniz.
Allah'tan hepimiz için afiyet ve aile huzuru niyaz ederiz. Ümmetimiz için ıslah, kendimiz için de arınma vesilesi olsun Ramazanımız.
Farz namazdan selam verdikten sonra oturmak, Yüce Allah'ın rahmetinin indiği en büyük vakitlerden biridir.
İmam Kurtubi şöyle demiştir:
Günahları çok olan ve Allah'ın onları zahmetsizce silmesini isteyen kimse, farzdan sonra namaz kıldığı yerde kalmaya devam etmeyi ganimet bilsin
tarifi olmayan bazı duygular,
yeri hiç bir şeyle dolmayacak boşluklar,
anılar,
söylenilen sözler,
kulağından gitmesini istemediğin bir ses tonu ..
çay hazırlarken eksilen bir bardak ..
bir gözün kapıda beklediğin ama gelmeyeceğini bildiğin bir süreç…
İmtihan 🥀
{اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَ}
“İnsanların hesaba çekilecekleri gün yaklaştı, ama onlar hâlâ gaflet içinde yüz çeviriyorlar.” | Enbiyâ, 1.