Meslektaşımız sırf ödeme konusundan ötürü (Dolar endeksli ödeme yapmamak için) Şırnak'a görevlendirilmiş gösterilip, Kuzey Irak'ta üs bölgesinde görev yaparken ŞEHİT olmuş. Sivil Hekimleri, Askeriyeye gönderip hayatlarını riske atmanın yanında hakkı olan parayı ödememek için hesap kitap yapanların üstünde Meslektaşımızın vebali vardır.
SİVİL HEKİMLERİN ASKERİ ÜSLERDE GÖREV YAPMASI KABUL EDİLEMEZ! Yetişme şartlarımız bir anda kendimizi yüksek rakımlı, zorlu fiziki şartları olan ortamlarda bulmamıza müsait değil! Tüm hayat planımızın içinde 1 telefon ile 2 gün sonra 2500-3000 rakımlı yerlere 50-60 rakımlı bölgelerden çıkartılınca ne Akciğerimiz ne Kalbimiz bu yükü kaldıramıyor.
Yurtdışında çalışan Hekime, sırf ödenmesi gereken maddi tazminatlar azalsın diye görevlendirme sınıriçi gösteriliyor. Bizler oralara giderken canımızı ortaya koyarken, ufak tefek maddi hesaplar içine düşülüyor.
Bugün bir kez daha gördük ki hayatımızın hiçbir değeri yok. Yine 1 telefonla, 2 gün sonra 3000 rakıma bir anda çıkartılacağız. Biliyorum. Çünkü ben daha 2 ay önce oradayken ısrarla göğsümün sıkıştığını buradan sizlerle paylaştım. Bu ülkede bir şeylerin değişmesi için birilerinin ölmesi gerekiyor, bazen de birileri ölse de bir şeyler değişmiyor. Yurtdışında hayatını kaybeden meslektaşımızın görev yeri ŞIRNAK gözüküyor. Görevlendirmesi ŞIRNAK olan Hekim nasıl oluyor da KUZEY IRAK'ta hayatını kaybedebiliyor? Hepimize aynısı yaşatıldı.
Bu ülkenin Hekimlerinin hayatı, DEĞERSİZ DEĞİL! HER NE KADAR DEĞER GÖRMESEK DE!
“Hekim ve sağlık çalışanlarını insanüstü çalışmaya zorlayıp, haksız ve hukuksuz şekilde dinlenme ve izin haklarını yok sayıp, Anayasal sendikal itiraz haklarını ücret kesintisi ile cezalandırıp, emekliliğe yansıyan taban ücretlerini düşük tutarak emeklilikte geçinebilmek için çalışmak zorunda bırakıp, emeğe ve sorumluluğa karşılık ücretleri vermeyip, keyfi görevlendirmeler yaparak, üstelik can güvenliklerini hiçe sayarak, saçma bir performans dayatmasına zorlayarak ve tüm sorunları çalışanın üstüne yıkarak, hasta ile çalışanı karşı karşıya bırakıp, sağlığı ticari bir araç haline getirerek, gerçeklikten uzak söylemlerle güzellemeler yaparak sayılarla övünüp nitelikten yoksun uygulamalardaki ısrarımız sayesinde “
Cümlenin başı böyle sanırım.
Hep bu yeşil alan saçmalığı yüzünden. Aciller 7/24 aile hekimliği gibi çalışsın, gece 3te gözümde arpacık mı çıktı diye acile gelebilmeniz için. Daha fazla doktor çalışsın, arz talebi doğursun, daha fazla hasta gelsin ama doktor kalmadı, görevlendirmeyle gelsin. İçim soğumuyor
#GörevŞehidiHekimler ve Sağlık Çalışanı arkadaşımız için aileleri mevcut bu geçici görevlendirmenin uygun bir görevlendirme olup olmadığının tesbiti açısından gerekli müracaatlarda bulunmalılar.
Şayet bu arkadaşlar Devlet hizmet yükümlüsü ya da 4924 iseler ya da herhangi bir +
Gazzeli bebekler için son saatler…
Enerji bitmek üzere, temiz su yok, mama yok… Şifa Hastanesi yoğun bakım ünitesindeki bebekler için zaman daralıyor. Kaynaklar tükenirse tıbbi cihazlar duracak, bebekler hayatını kaybedecek...
#LetGazaBabiesLive
Biz çocukken doğuda terör bölgesinde çalışanlara çift maaş veriliyor, daha fazla hizmet puanı veriliyor diye duyardık. En azından oraya gidenler parasını biriktirir batıya geçerken evini alırdı. Şimdi deprem bölgesini arıyoruz, ev yok. Hastanede yatıyorlar. Konteyner bile yok
Günlük rutinlere dönmek işte tam olarak bu. Evin yıkılmış, sevdiklerin ölmüş, şehrin dağılmış ama sen insansın ve bitmeyen bir umudun var. Çadırını temizleyip önüne masayı atmışsın, çiçeğini güneşe çıkartmışsın ve yaşama tutunmaya devam ediyorsun. Kalbimiz sahiden de çok büyük.
Kemal Sayar ne güzel ifade etmiş.
“Yas, sadece sevdiklerimiz kaybetmekle olmaz. Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek de yastır. Rutinlerimizi kaybetmek de yastır. Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır.”