Ben yaşadıklarım değilim. Düşündüklerim değilim. Hissettiklerim hiç değilim,bunların hepsi sadece içinden geçtiğim birer hikaye...o kadar... Ben, tüm bunların ötesiyim.💫
#iyigeceler
Afet Hanım çok güzel yazmış, mutlaka okuyun!👇
Sayın Erdoğan,
Bugün bir partinin başkanı olarak şehrimize geldiniz ve bir partinin başkanı olarak, başka bir partinin belediye başkanına rozet taktınız.
Gördüğüm kadarıyla siz bu işi çok sevdiniz. Mutluluğunuz, hazzınız, sefanız yüzünüzden belli.
Allah daim etsin.
Gönüllü olarak değil de hizmet karşılığı transferle partiye adam toplamak; semt pazarında akşam saati bozuk, çürük çarık sebzeleri toplamak gibi bir şeye dönüştü... Ama yine de siz bilirsiniz.
Sabah akşam sövüp, yargıyla dövüp, tepeden baktığınız, beğenmediğiniz muhalifleri tebaanıza alınca zem zem suyuyla yıkanmış gibi, ak pak olmuyorlar. Ama yine de siz bilirsiniz.
Ve
Epeydir cilveleştiginiz Cemil T. İle bugün alkışlarla şehir nikahı kıydınız.
Sizi kutlamak isterdim ama zaten İzmir'e yıllardır hasret yancılarınız, bu nikahtan sonra ayran tokusturarak, körfez kokulu midyeleri mideye doldurarak sevinçlerini sizinle paylaşacaktır.
Ama sizin, yıllardır "gavur" olarak gördüğünüz şehrimize bu kadar meftun olduğunuzu şahsen bilmiyordum. İstanbul'un kayıp sevdanızdan sonra içinizdeki boşluğu İzmir ile doldurmak bizim için gurur kaynağı.
Madem bizim doktor civanımızı bu kadar beğendiniz, madem İzmir'in dağlarına çiçek ekeceksiniz, madem elinizde bu yatırımların parası, imkânı varken bilerek çeşmeyi kestiniz.
O halde dinleyiniz;
İzmir'in ihtiyacı olan şey, sizin lütuf listeniz değildi Sayın Erdoğan.
Bu şehir sizden hiçbir zaman sadakat istemedi. İtaat de istemedi. Minnet hiç istemedi.
Sadece, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir şehri olarak hakkı olanı istedi.
Siz ise yıllarca sandıktaki tercihini, hizmetin terazisine koydunuz.
Şimdi aynı terazinin öbür kefesine bir belediye başkanı koyup hesabı kapatmaya çalışıyorsunuz.
Oysa mesele Cemil Tugay değil.
Mesele, dün kapısında bekletilen İzmir'in bugün neden birdenbire hatırlanmış olduğudur.
Mesele, İzmir'in dağlarında çiçek açtırmak değil; o dağlara yıllarca neden su taşınmadığının hesabıdır.
Çünkü devlet dediğiniz şey, iktidarın sevdiği şehre açılıp sevmediği şehre kapanan bir musluk değildir.
Hele seçim sonuçlarına göre basıncı ayarlanan bir çeşme hiç değildir.
İzmir'i gerçekten sevdiyseniz, hoş geldiniz.
Ama bu şehre bugün gösterdiğiniz teveccühün altında bir hesap varsa, bilin ki İzmir o hesabın da farkındadır.
Çünkü İzmir, kendisine sunulanı değil; kendisinden esirgenenleri de hatırlar.
Ve bazı şehirlerin hafızası, iktidarların ömründen uzundur.
Afet Ergü
Çocuklar okulda öldürülüyorsa, ülkeyi yönetenler hesap vermeli, yetkililer istifa etmelidir. Bunları yetiştirip şiddeti görmezden gelen aileler de hukuk önünde sorumlu tutulmalıdır. Çocukların can güvenliğini sağlayamayan bir düzen kabul edilemez.
#başakşehir#saldırı#öğrenci
Evlilikte resmi nikâh zorunluluğunu ve tek eşle evlilik esasını getiren, kadınlara istedikleri mesleğe girebilme hakkını veren ve mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadınla erkeği eşitleyen Türk M.K.'nun yürürlüğe girmesinin 100. yıldönümü kutlu olsun.✌️
@iyiyimmilena@ethemology Katılmıyorum. Mesela haritamda hiç su grubu yok fakat ay/günes midpoint yengeç,
sulu göz ve alınganlık var çok da merhametliyimdir.
Yani haritanın bütünü çok önemli. 🙋♀️
"Biz suçluyu cezalandırırken vicdanımızı rahatlatırız ama gerçeği değiştiremeyiz; Toplumun kendi eliyle boğduğu çocuğun öfkesi, gün gelir yine toplumu vurur."
Victor Hugo
#başımızsağolsun#manisa#saldırı
@pisipisiiniz Katılmıyorum bu dediklerinize çünkü bu dediginiz net oğlak ki olsa bile terazi bunu göstermez uyumlanmak adına çoğu terazi de gözlemledim...