BASINA VE KAMUOYUNA
Bugün biz, geri dönüşüm emekçileri olarak açıklamamızı bir geri dönüşüm deposunda karanlıkta yapıyoruz.
Soma’da hayatını kaybeden beş emekçinin anısına, onların yaşadığı karanlığı ve ailelerinin taşıdığı acıyı bir nebze olsun hissedebilmek için ışıklarımızı kapatıyoruz.
Onlar çalışırken hayatlarını kaybetti. Arkalarında çocuklar��nı, eşlerini, annelerini ve babalarını bıraktılar.
Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin acınızı bizden daha kim anlayabilir?
Biz mevsimlik işçileriz. Her yıl tarlalarda, yollarda, kazalarda yakınlarımızı kaybediyoruz. Her gidişlerinde “sağ salim dönsünler” diye bekliyoruz.
Biz geri dönüşüm emekçileriyiz. Her gün, her yıl arkadaşlarımızı araçların çarpmasıyla, kamyonların altında ezilerek kaybediyoruz.
Emekçi olmanın, yoksul olmanın ve ekmeğinin peşinde canını ortaya koymanın ne demek olduğunu biz biliyoruz.
Soma, sanki savaştan çıkmış bir şehir gibi. Yıllardır süren yasın ve adalet arayışının üzerine, şimdi beş emekçinin hayatını kaybetmesinin acısı da eklendi. Beş aile daha tarifsiz bir acıyla baş başa kaldı.
Bu acı artık yeter.
Buradan yetkililere sesleniyoruz:
Emekçilerin, yoksulların ve alın teriyle geçinen insanların yanında olun.
“Ben yoksul olduğum için feryadım duyulmuyor, sesim duyulmuyor” diyen Nizamettin Kabaiş’in sesine ses olmaya, feryadına ortak olmaya devam edeceğiz.
Rojîn Kabaiş için adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.
Yoksul bir üniversite öğrencisi olan Gülistan Doku’nun da sesi olduk, olmaya devam edeceğiz.
Manisa’da kamyon çarpması sonucu hayatını kaybeden geri dönüşüm emekçisi Erol Karasulu kardeşimizi de unutmayacağız. Yıllarca topladığı kartonlar ve kâğıtlar bu kez kendi naaşının üzerine örtüldü.
13 yaşındaki Yaşar’ın, babasının tabutu başında döktüğü gözyaşlarını da unutmayacağız.
Hayatını kaybeden tüm emekçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.
Acınız acımızdır.
Sizi unutmayacağız.
Emekçileri unutmayacağız.
İstanbul Geri Dönüşüm İşçileri Derneği
#soma #SomaKatliamı