Elbette her mitolojik karakter gibi Umay Ana da tek bir renkten oluşmamakta. Onun bir de karanlık tarafı vardır ki kendisine Ölüm Meleği de denir.
Hatta çocukları korkutmak için ondan Uşak Umusu olarak da bahsedilirdi.
Aslında Umay Ana için sadece ‘Tanrıça’ ifadesini kullanmak çok doğru olmayacaktır. Bazı T��rk topluluklarında Tanrıça’ya benzer özellikler yüklenmiş olsa da, aslında o bir çok farklı sıfatla da anılmıştır.
Beyaza dönük gümüş saçları olan, güzel ve genç bir kadının yüzüne sahip, üç boynuzlu, beyaz giyimli, beyaz kanatlı ve dilediğinde bir kuşa dönüşerek savunmasız kadınların ve çocukların üzerine konup onları koruyan ya da gökkuşağı boyunca inip yaylalardaki çocuklara göz kulak olan
@Ibrahim06Tc İbrahim Bey merhaba! Ne kadar güzel hem yazımı okumuş, hem de bu övgüleri bana layık görmüşsünüz.
Bu benim için çok güzel bir motivasyon oldu. Umarım bundan sonrasında da yazılarım sizde benzer bir etki uyandırabilir.
Kalbinize sağlık, ben teşekkür ederim!!🙏🙏
“Jung bir keresinde bize çok dar gelen ayakkabılar ile yürüdüğümüzü ifade etmişti. Bu metafor şu anlama geliyor; Adaptasyon ve savunma psikolojimiz gayet anlaşılır bir durum fakat bu bizi aynı zamanda kilitliyor da. Engelleniyoruz ve dar bir alana sıkıştırılıyoruz.”-James Hollis
Kaynak; Türk Mitolojisi Cilt I - Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi - Ramil Aliyev, Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük - Celal Beydili, İnsan ve Sembolleri - C.G.Jung
Türk Mitolojisinde Anka Kuşu’
Mitolojinin tasavvufa da kazandırdığı sembol varlıklardan biridir anka kuşu. Bazen semender ve bazen simurg diye de anılır.
.
Jung için ‘anka’, bilinçdışından semboller olarak fırlayan güçlerin klavuzluğunu aramak gerektiğini ifade eder - ki bu da aslında yine aynı anlama gelir.
.
Anlaşılması zor bu kehaneti yorumlamak ise kişiye düşen bir görevdir.
.
Bu tapınağın çıkış kapısının üzerinde, çağların ünlü sözü ¨KENDİNİ BİL!¨ yazar. Bu deyiş yüzyıllardır farklı medeniyetler tarafından, çeşitli felsefelerde ve şekillerde yorumlanmaya devam etmiştir.
….