Ağrı’da 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, bir kadının ve eğitimcinin maruz kaldığı ağır baskıları ve yalnızlaştırılmayı gözler önüne serdi.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, ilk bulguların intihara işaret ettiği bu acı olayın arkasındaki ihmaller zincirini yakından takip ediyoruz.
Irmak öğretmen, daha önce görev yaptığı okuldaki müdürün fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış, ancak sistem şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmak yerine mağdur olan Irmak öğretmenin görev yerini değiştirmiştir.
İlçe merkezine 50 kilometre uzaklıktaki bir köy okuluna gönderilen genç kadına kalacak bir lojman sağlanmamış, her gün bu zorlu yolu kendi imkanlarıyla aşmak zorunda bırakılmıştır. Bu durum onun üzerinde hem çok büyük bir ekonomik yük hem de ciddi bir güvenlik kaygısı ve psikolojik baskı yaratmıştır.
En acısı da Irmak öğretmenin yaşadığı bu mobbingi, barınma ve ulaşım sorunlarını defalarca resmi kurumlara dilekçelerle bildirmiş olmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması ve hiçbir çözüm üretmemesidir.
Genç bir kadını, bir öğretmeni çaresizliğe ve yalnızlığa mahkum eden bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Şiddete uğrayanın sürgün edildiği değil, şiddet gösterenin ve bu duruma göz yumanların hesap verdiği bir sistemi kurana kadar mücadelemiz sürecek.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, Irmak öğretmeni bu noktaya sürükleyen tüm sorumluların açığa çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisiyiz.
Erkekler amı kendi tasiyormus gibi bebegin nasil doğacağina karisiyor goğsu kendi tasiyormus gibi ona karisiyor biri çikip boyuna laf edince ağlıyorlar kodumun malları
na minha humilde opinião gêmeos talvez seja o signo mais incompreendido do zodíaco não é todo mundo que entende a graciosidade e importância de se ter uma pessoa geminiana por perto
Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.