Ne kadar kısmetli bir ülkeyiz, siyasette Bay Kemal, afet anında Haluk Levent, futbolda ibrahim Hacıosmanoğlu, yorumda Rasim Ozan Kütahyalı, yandaşda Cem Küçük, muhalefette Yılmaz Özdil, ekranda Hakan Ural, eğlence programında Sinan Akçıl ve Demet Akalın, dizide Gassal, pahalılıkta dünya rekoru söyleyin var mı bize yan bakan?
Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Nasıl da çıldırıyor Özgür Özel milletle iç içe diye. Sen de masanın üstüne çık tepin istersen Barış. Bu arada güvercin uçurmakla Ecevit olamaz… Hoş güvercin de uçmadı zaten…
Bir avuç “Şer topluluğu…” https://t.co/wwlxmlKDXF
@sohretcankolsuz Ne zaman umutsuzluğa düşsem Tevfik Fikret'in şu satırlarını hatırlarım:
Zulmün topu var, güllesi var, kalesi varsa;
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedi, her gecenin sabahı vardır.
Düzelteceğiz.
Rezil insan.
"Siz niye bana CHP Genel Başkanı diye yazmıyorsunuz. Neden yazmıyorsunuz?" diye diye delireceksin.
Sen bir AkPartili kayyım, rejim aparatısın da ondan. İçeriden çıkan en büyük hain olarak tarihe geçeceksin. Dokunulmazlıkları kaldırma ve Erdoğan'a ölene kadar koltuk vaadine karşılık aldığın "butlan", bu ülkenin en kara insanı yapacak seni.
Aklamaya devam ettiklerinle anacak tarih seni. Rezil Kılıçdaroğlu diyecek.
Biz ise yolumuza gideceğiz. Denizi yara yara ilerleyeceğiz.
Rezil Kemal Kılıçdaroğlu olarak sen ve avanelerin sadece kapkara leke kalacaksınız.
Kılıçdaroğlu’nun bu akşam katıldığı canlı yayında verdiği cevaplar, kendisi ve çevresi hakkındaki tüm şüphelerimi tamamen ortadan kaldırdı.
Artık kesin olarak inanıyorum ki; başta CHP kurultay davası olmak üzere, İBB’ye ve CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonların planlanması ve şekillendirilmesinde aktif rol almışlardır.
Savcılıkla tam bir koordinasyon içinde hareket ederek, kimlerin gizli ya da açık tanık yapılacağından, kimlerin hangi iftiraları dillendireceğine kadar bu sürecin her aşamasında etkili olmuşlardır.
Üzülerek gördüm ki KK gerçekleri tahlilden çok uzak bir zihinsel durumda. Ne seçmeni ne de ülkeyi umursuyor. Hiç hukuk bilgisi yok. Sorulara saçma, kaçamak cevaplar veriyor. Meşruiyet seçimden alınırken mahkeme kararı ile gelip de yapılmış 3 diğer Kurultay’a rağmen koltuğu kendisinin zannetmek ve ahlaki üstünlükten söz etmekse çok manipülatif. Bir de arındırma görevini CHP tarihinden aldım demesi var ki… görevleri Millet verir, Millet alır! Bunu unutanlara da gereken cevabı da …
🗣️ "İspatlarsanız yarın sabah bırakıyorum!"
📢 Kılıçdaroğlu canlı yayında soruları cevapladı.
▪️ Senem Toluay Ilgaz: "Aylarca sustunuz ve mutlak butlan kararı çıkmadan bir gün önce arınma başlığı adı altında bir video yayımladınız. Siz bu kararın çıkacağını biliyor muydunuz? Bu tesadüfü nasıl açıklayacaksınız?"
⭕ Kemal Kılıçdaroğlu: "Ben kararının çıktığını bilsem böyle bir video yayınlar mıyım? Normal, belli dönemlerde videolar çekiyorum zaten."
⭕ Kılıçdaroğlu: "Bakın, eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu, bir gün herhangi bir şekilde bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız, ben yarın sabah genel başkanlığı bırakıyorum! Bu tür olaylar doğrudan doğruya yıpratma amaçlı gündeme getiriliyor."
⭕ Kılıçdaroğlu: "Partinin kirlilikten arınması lazım. Nokta. Bugün de söylüyorum, defalarca söyledim. Bu parti kirliliği kabul etmez. Partinin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır."
Biz seninle yeterince yenildik, velev ki herkes yalan bi sen doğrusun, yine de sal bizi, yenileceksek de taze bir kanla olsun. Seni artık hiçbir türlü istemiyoruz, ��u cümlelerinden ikrah etmişiz, senden razı değil, yorgunuz.
Şükrü Erbaş'tan Kemal Kılıçdaroğlu'na ikinci yazı:
“Sevgi bizim dinimiz”den, “nefret benim dinim”e nasıl geldin sen… Siyaset loncasının plastik gülü, Tom’un monarşi meleği!
Yakutistan’da, senin gibi hırslarını düşkünler pazarına tutanlara “oturduğun koltuğun altında kal” diyorlar, duymuş muydun?
Bence yeter! Kinini, pornografik bir hazla iskeletine kadar sergiledin. Ülke günlerdir küfrediyor. Yeminle, sana bile yazık!
Seni sevmeyenler bile utanmaya başladı; bomboş bir binaya girip çıkıyorsun, bu nasıl bir haz, nasıl bir ‘yüce’ görev! Partiyi sonunda gerçekten ‘CE-HA-PE’ yaptın!
Ey değer bilmez narsist! Bunca küçük adam seni neden bu kadar seviyor?
Masum uykun kaldı mı kötü insanların sevinci?
Çiçek Pasajı’nda bir meyhanenin duvarına çerçeveletip asmışlardı: “Çan, içi boş olduğu için çok ses çıkarır.” Çevrendeki siyaset süprüntülerine bir bakar mısın?
Ne kutsal bir görevin var: Yüz yıllık bir cumhuriyeti, kör-topal da gitse bir demokrasiyi yıkmak sana nasip oluyor, ha gayret!
Cenazeni kaldıracak birkaç iyi insan kalsın hayatında. Hiçbir ölü yürüyerek girmiyor mezara!"
"altaylar'dan tuna'ya" yetmez, "yaşasın ırkımız, çin'e bedel kırkımız" da gelsin bir sonrakine.
buna eleştiriyor gibi yapıp yeni-osmanlıcı emperyal vizyona destek görevi vermişler, metinlerini de yazmışlar, o türküyü söylüyor son bir haftadır.
Yıllarca ‘beşli çete’ diye eleştirdiği düzen, bugün Türkiye’yi bölgesel bir güç olma iddiası altında sermayenin yeni pazar arayışlarına seferber ediyor. Neo-Osmanlıcı hayallerle paketlenen bu stratejinin faturası ise halka çıkıyor. İşçiye düşük ücret, emekliye yoksulluk, gençlere geleceksizlik, Türk ordusuna ise NATO’nun Ortadoğu’daki düzeninin jandarmalığı; buna karşılık sermayeye yeni yatırım alanları. Bu da ‘devlet’, ‘milli çıkar’ ve ‘kurucu irade’ söylemleriyle dayatılıyor ve pazarlanıyor. Hem de bizzat KK tarafından. Bir akıllı sizsiniz.
Partilerin başında iktidarın atadığı kayyumlar, kayyumların mikro iktidar alanlarında atadığı ve ihraç ettiği il başkanları, milletvekilleri… Erdoğan, Bahçeli, Öcalan ve Kılıçdaroğlu liderliğinde atanmış kayyumlar ve onların marabalarına çevrildiğimiz bir rejim.
2026 türkiye'sinde saray şürekâsı ciddi ciddi "sultandan sonra şehzadelerden hangisi tahta otursun, oğlan mı yoksa damat mı" diye kendi arasında tartışma yürütüyor. bizim de meşru bir soru olarak topluma sormamız gerekiyor: tehlikenin farkında mısınız?
@orhansaribalchp Keşke beyaz et sektörüne de kayyum olarak siz atansaydınız sayın butlanım. Gürsel, Müslim, Faik falan da olur… Arkanızdayız sayın butlanım. Bizim apartman yönetimi de deği��ecek onun için inşallah sizi atanırsınız. Selam ve dua ile sayın butlanım.