polis müvekkille görüşmeye giderken kendisiyle tokalaşmadım diye bu meslek böyle yapılmaz der icra müdürü işlemi sürüncemede bıraktınız dedim diye üzerime yürür savcı keyfi dosya inceletmiyorum der NE DİYE DİRETİYORUM BU MESLEKTE
istanbul barosundan bi avukat az önce izmir adliyesinde ücretsiz cübbe alıp güzel izmir diye söyleniyordu baro zeminde ücretsiz su kahve içip vestiyerden ceketimi ücretsiz alıp ofisime baro ring aracıyla ücretsiz gideceğimden haberi yok
Bu diziyi övüp durmaları mide bulandırıcı. Liberal feminizm çizgisi kadınlar için gerçekten bir bela… Eşitsiz koşullarda üretilmiş rıza, özgürlük falan olamaz. Kadınların yoksullukla, güvencesizlikle ve erkek egemen düzenle kuşatılmış hayatlarını görmezden gelip; fuhuşu ve cinselliğin metalaşmasını “özgürlük”, “güçlenme”, “cool olmak” gibi süslü kelimelerle pazarlıyorlar. Sonra da bu yapısal meseleyi tartışmak yerine, her şeyi ahlak polisliğine indiriyorlar...
RTÜK tartışması da bu yüzden meselenin özünü yine yanlış yere sürüklüyor. Sorun dizinin “ahlaka aykırı” olması değil; düzenle tamamen uyumlu olması... Düzeni rahatsız etmiyor, teşhir etmiyor; onu estetikle (şüpheli) cilalıyor, dramatize ediyor ve bazıları için izlenebilir hale getiriyor...
İnstagram’ı açtığımda herkes partide gibi: ışıklar, kalabalıklar. X’i açtığımda ise bambaşka bir ruh hali var; çoğu insan evinde, battaniyenin altında, sessizce telefonda geziniyor gibi hissettiriyor.