İnstagram hesabımız saldırı altında!
Milletin sesini susturmaya çalışan butlancılara karşı mücadelemizi büyütmek için takip, beğeni ve paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz.
https://t.co/cbOwES2R9g
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Aziz milletimiz; siyasi tarihimiz, demokrasiyi, milletimizin özgür iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan sayısız utanç verici yüz karası davalarla doludur. Ama bugün öyle bir skandal iddianame sonucuyla buradayız ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve yüce Türk yargısının düşürüldüğü bu mevcut durumdan, bu tablodan gerçekten hicap duyuyorum.
Bugünkü konuşmamın tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
https://t.co/o7fhA5mOrQ
Bakan Yusuf Tekin ve AKP’nin milli eğitim sisteminin tüm değerlerine yönelik açık saldırısı devam ediyor. 90 binden fazla öğretmen ve okul yöneticilerinin liyakat değil, partizanlık ve yandaşlık üzerinden doğrudan Bakan tarafından atandığı proje okullarda sıra öğrencilere gelmiş bulunuyor.
Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında yapılan yönetmelik değişikliğiyle birlikte Türkiye’nin sınavla girilen başarılı okullarında öğretmen ve okul yöneticilerinin atamasında olduğu gibi aynı kayırmacı ve denetimsiz yapı, öğrenciler için de kurulmak isteniyor.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yönetmeliğin iptali için Danıştay'da yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtık. Çünkü bu yönetmelikle özel program uygulayan proje okullarının kendi sınavlarını yapması öngörülüyor. Buna göre merkezi sınavla okul tercihi yapma hakkı kazanan %1’lik dilimdeki öğrenciler bu okullarda ikinci kez onay sürecine sokulacak. Öğrencinin okul tercihi ve yerleştirmesi başarısına değil, okul yönetiminin ve hami adı altında bu okullara sokulmak istenen cemaat benzeri yapıların, ticari ve siyasi mekanizmaların etkisi altına girecek.
Doğal olarak bu yapılacak sınavların güvenilirliği tartışmalı. Okulların yazılı ya da sözlü yapabileceği söylenen bu sınavların ge��erliği ve güvenilirliği nasıl sağlanacak? Aynı adaletsizliği öğretmen atamalarında yıllardır yaşıyoruz. Mülakat mağduru binlerce öğretmen, yüksek puan almasına rağmen elendi, hakkı gasp edildi. Proje okullarda görev yapan öğretmenler yalnızca Bakan onayıyla sürgün edildi. Yerine yeni öğretmen ve yöneticiler hiçbir somut ve objektif kriter olmadan atandı.
Bu uygulama, aynı zamanda yoksul ailelerin çocuklarının bu okullara girmesinde yeni bir baraj da oluşturacak. Böyle bir uygulamayla, parası olanın, çevresi olanın avantajlı olduğu; yoksul ailelerin çocuklarının ise daha baştan elendiği bir düzen ortaya çıkacak. Yoksul ailelerin çocukları, tercih etmek istediği her okulun sınavına girebilmek için okul okul, şehir şehir dolaşmak zorunda kaldığında içinde bulunduğu koşullar nedeniyle baştan sürecin dışında kalacak. Dezavantajlı ailelerin çocukları, ulaşım, konaklama, okulların sınav sistemlerine dahil olmada limitli bilgi ve kaynaklara sahip olma gibi engeller nedeniyle sistem dışında kalacak. İstediği tüm okullar��n sınavına giremeyeceği için, bu durum Türkiye'de fırsat eşitliğinin ihlali haline gelecek.
AKP iktidarı döneminde eğitimde kayırmacılık ve siyasal sadakat temel ölçüt haline getirildi. Ancak eğitim, bir ayrıcalık ve torpil alanı değil; herkes için eşit, adil ve kamusal bir haktır. Öğrencilerin kaderi Bakanlık onaylarına, okul yöneticilerinin takdirine ve siyaset-cemaat ilişkilerine bırakılamaz. Çocuklarımızın geleceği torpile değil, emeğe ve başarıya dayanmalıdır.
#ProjeOkullar
Maden yasasına karşı topraklarını korumak için meclise gelen Denizlili Hatice Teyze:
“Atatürk’ün emanetine sahip çıkalım. Ah Kemal Paşa, atını bağladın gedikli taşa, biz senin yanına Anıtkabir’e varalım ayaklarımızla koşa koşa.
Bir kilo altına bir avuç toprağımı değişmem.”
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69