Kızıl Goncalar’da bi sahne vardı şey diyordu. Sözde dindarlar kız çocukları okula gidemez diyor, sözde sekülerler baş örtülü kızlar okula gidemez diyor; birbirinizden farklı görünseniz de aslında aynısınız. Bu dünyada ne oluyorsa kız çocuklarına ve kadınlara oluyor. Yıl 2026…
Bağırarak ağlasa delikanlılığa sığmayacak.. Yıkılsa, evi kim ayakta tutacak. 13 yaşında, omzuna koca adam yükü kaldı. Ufacık, minicik. Bir insan o dehliz gibi kanallarda, 21. yüzyılda hala maden çıkarırken ölebiliyor; ardında ne var, hangi ihmaller var bir kenara, bu adam her gün nefesini yeryüzünden bırakıp o deliğe girerken bir gün öleceğini biliyor. Peki neden giriyor? Bu güzel çocuğu büyütürken başka hiçbir şansı olmadığı için.. Onun payına düşecek hasıla, elitler zümresinde bir masada ezildiği için. Birileri bir masa daha kursun diye, bu adam ömrünü mezarda geçirdi mesela. Şimdi öldü. Şimdi gerçekten mezara gidiyor. Yusuf yüzlü güzel oğlu hürmetine, mekanı bahar bahçe olsun. Birileri hesap versin artık, takatimiz kalmadı.
Birileri milyarlar çalar. Birilerinin milyonluk vergileri silinir. Birileri milyonunu milyarlar yapar. Birileri de ölümün ne olduğunu bilmediği yaşta gözyaşını saklamaya çalışır
🗣️İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
“İspanya, tarihin doğru tarafında durmaktadır.”
“Gazze’de yaşananlar bir soykırımdır.”
“Hanımefendiler, beyefendiler… Benimle birlikte söyleyin: Bu bir soykırımdır!”