Kiremitçi'den tüm haklarımızı almadan gitmiyoruz!
"90 gündür paramızı alamıyoruz. Hala aynı yalanlarla kandırmaya çalışıyorlar. Bize önce paramızı verin sonra haksız yere kod 49'la işten çıkardığınız 23 arkadaşımızı işe geri alın!"
#MadencilerAyakta
⚠️ Havalimanında vatandaşa ucuza su satmak kabahat oldu!
Gaziantep Havalimanı’nda bir işletme, vatandaşlara havalimanı şartlarında ‘makul’ sayılabilecek fiyatlarla yiyecek ve içecek satmaya başladı.
Suyun 50 TL, sandviç ve kahvelerin ise 200-250 TL bandında olduğu işletme, yolcular tarafından büyük talep gördü.
Ancak bu durum, havalimanındaki diğer işletmeleri rahatsız etti.
İşletme, havalimanı yönetimi tarafından yasaklandı.
İşletmeye, Türk kahvesinin yanında bedava verdikleri su için bile izin vermeyen yönetime, vatandaşlar tepki gösterdi:
• Resmen ucuz hizmet alamayalım diye uğraştılar.
• Ürünler bu fiyatlara satılabiliyorsa, diğer işletmeler de satabilirdi ama bilerek satmıyorlar. (Sözcü - Ali Can Polat)
ACİL HAREKETE GEÇME ÇAĞRISI!
Daha önce belgeleriyle paylaştığım üzere 7 yaşındaki masum oğlum Litvanya’da annesi ve annesinin kocası tarafından şiddete uğramakta. Uzun zamandır bir baba olarak ona sarılamamak, sesini duyamamak, gözyaşlarını silememek benim için zor olsa da burda önemli olan ben değilim. Çünkü oğlum gözünü intikam ve nefret bürümüş ve kendisine şiddet uygulayan annesinin engellemesi nedeniyle buradaki hiçbir arkadaşı ve sevdiğiyle telefonla bile iletişim kuramıyor. Oradaki yetkililerse çocuğumun şiddete uğradığını defalarca belirtmesine rağmen kıllarını kıpırdatmayarak bu şiddetin giderek artmasına araç oluyor.
Şimdi öğrendim ki o küçük bedeni ve ruhu bu şiddet ortamının yaralarıyla baş edemez hale gelmiş ve kendisine oradaki psikiyatristler eliyle FLUOKSETİN isimli bir antidepresan ile TİAPRİD isimli ağır bir şizofreni ilacı başlanmış. Bu ağır ilaçların başlanmış olması da henüz 7 yaşında olan ve öğretmeninden psikologuna Türkiye’de kendisini tanıyan herkesin dünya tatlısı, mutlusu ve akıllısı dediği çocuğumun, Litvanya’daki şiddet ve ihmal nedeniyle psikolojisinin günden güne bozulmakta olduğunu ve artık o narin ruhu ile bedeninin de bunları taşıyamayarak alarm verdiğinin evrensel bir kanıtı aslında.
Buna rağmen oranın yetkilileri burada onu haksızca teslim eden bizim yetkililerin aksine kendi vatandaşlarını koruma güdüsüyle harekete geçmiyor. Bir çocuk psikiyatristi ve baba olarak evladımı koruyamamanın acısıyla yüreğim yanıyor, bu gidişatın artık onun hayatını tehdit ettiğini ve anne ile kocasının bu tutumlarını durdurmazsak oğlumun hayatını kaybedebileceği hususunda gerek Türk gerekse de Litvan yetkilileri uyarmak istiyor, sizleri de küçücük yavrumu korumak için sesinizi yükseltip harekete geçerek destek olmaya davet ediyorum!
Lütfen bu küçük çocuğun masum yüzü, ve yapayalnız kalmış kırılgan yüreğini düşünün ve onu bu karanlıktan kurtarmak için harekete geçin. Bu mecradaki birlik ve berberlik ruhunun nice haksızlıklarla acıları dindirdiğine çok şahit oldum ve gururla vesile olmuş biri olarak şimdi 7 yaşındaki oğlum için de kenetlenmenizi rica ediyorum. Ben 15 aydır haksız yere fiziksel temasım ve 6 aydır telefonla görüşmem bile engellenmiş bir baba olarak çocuğumun psikolojisinin bozulmasına engel olamadım. Ve çocuğumun psikolojik ve duygusal açıdan günden güne daha da kötüye gidişatını engelleyemiyorum.
Çocuk şiddete uğradığını söylüyor, davranış sorunları sergiliyor, yetmiyor kendisine iki tane psikiyatrik ilaç başlanıyor. Orada kötü bakıldığına ikna olmak için daha ne olması lazım. İllaki ölmesi mi lazım?
Ben de yavrum için adaleti, bugüne değin bu mecrada kendilerine ses olmaya çalıştığım değerli anne babalar Nizamettin Kabaiş, Bedriye Doku, Yasemin Minguzzi ve Şaban Vatansever gibi öldükten sonra aramak istemiyor ve onu buradaki cennetinden koparanların o ölmeden onu orada koruyup yeniden buradaki cennetine ulaştırmalarını talep ediyorum.
Çocuğun en temel hakkı olan sevgi, güvenlik ve huzur ortamına kavuşması için sesinizi onun yerine nolur yükseltin.
Oğlum için siz de bir abi, abla, teyze, amca olun; onu orda yalnız bırakmayın!
Şimdiden atacağınız en küçük adım ve ses için sonsuz teşekkürler
@RTErdogan@dbdevletbahceli@LithuanianGovt@GitanasNauseda@IRuginiene@HakanFidan@LithuaniaMJ@LithuaniaMFA@ABilotaite@IRuginiene@GitanasNauseda@UNICEF@save_children@LithuaniaME @vaikoteises
87 yaşındaki annemizi hâlâ bahçede çalıştıran, esnafın kasasına ortak olan, emeklinin kursağından lokmasını çalanlara karşı...
Dertleri omzumuza aldık, umudu Rize meydanına taşımaya geliyoruz.
9 Mayıs Cumartesi | 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı | 13.30
11 yıllık hekimim.
11 yıllık meslek hayatımda anladığım en net şey şu;
İnsan hayatını en çok olumsuz etkileyen şey ne sigara ne de alkol.
YOKSULLUK.
Evine yarım kilo kıyma bile alamayan insan nasıl sağlıklı yaşasın, nasıl sağlıklı beslensin..
Nasıl stresten uzak dursun..
10 senedir kanser tedavisi gören anneleri öldüğü için doktora bu şekilde saldırıp öldüresiye dövüyorlar.
Olay anında güvenliğin sergilediği tutum ikinci ibretlik görüntü.
Hapis mapis değil ya. Bunların ciddi ciddi hastane , doktor görmemesi lazım. Bin türlü sağlık derdiyle boğuşurken , yardım dilenirken durup izlenmesi lazım. Acı hali falan değil bu.Psikopat bunlar.
Bursa’da 26 yaşında, genç bir meslektaşım; Avukat Hatice Kocaefe’nin, ablasının alacak davasını geri çekmeyi reddettiği için silahlı saldırıyla katledilmesi; Türkiye’de şiddetin, cezasızlığın ve hukuk tanımazlığın ulaştığı vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Savunma görevini yerine getiren bir avukatın tehdit edilmesi, hedef alınması ve yaşam hakkının elinden alınması, münferit bir olay değil; adalete, savunma hakkına ve hukuka yönelmiş ağır bir saldırıdır.
Genç meslektaşım Hatice Kocaefe’ye rahmet; ailesine, meslektaşlarına ve tüm hukuk camiasına başsağlığı diliyorum.
#HaticeKocaefe
Türkiye’de artık en “güvenilir” kurumların gölgesinde bile dolandırılıyorsunuz.
Başımıza gelen bir olayı anlatayım; hem tüketici suistimali hem de açık vergi kaçakçılığı içeriyor.
İzmir’de bir @Turkcell bayiinden kampanyayla aile büyüklerimize telefon hediye aldık. Telefonun fiyatı 13.000 TL. Emekli olan aile büyüklerimiz bayiye gitti, veri aktarımı sırasındaki zaman boşluğunu fırsat bilen bayi çalışanları manipülasyona başladı:
“Kutuda şarj aleti yok, bu olmadan telefonu kullanamazsınız…”
Sonuç:
•2 adet Samsung 25W şarj aleti
•2 adet Çin malı kılıf
•2 adet ekran koruyucu
Trendyol fiyatı: 200–300 TL (hepsinin toplam 1000 TL etmiyor)
Bayiden çıkan fatura: 10.000 TL
Emekli maaşının 15–20 bin TL olduğu bu ülkede, hediye almaya gelen yaşlı insanları bu şekilde soymaktan utanmamışlar.
Ama asıl mesele burada bitmiyor.
Bu 10.000 TL’lik işlem için kesilen fiş: KONTÖR. KDV: SIFIR.
Yani hem müşteriyi soyuyorlar hem de devleti. Aynı anda. Aynı POS’tan.
Fişi paylaşıyorum herkes görsün. İspat elimde.
Bu nasıl bir tezgahtır, nasıl bir ahlaksızlıktır , buyurun açıklayın.
Gerekli belgeleri gelir idaresi ve ticaret bakanlığına da ayrıca bildireceğim.
Bu ürünlerin hepsini de aynen iade edeceğim.
@ticaret@HMBakanligi@gibsosyalmedya@Turkcell@TurkcellPartner@TurkcellHizmet
@dalinturkiye#otizm li oğlum Emir'e birazcık sponsor olsanız her gün banyo da takıntılarından biri terapi oluyor ama Dalin yetiştiremiyoruz
#Otizm365GünBizimle
İşçiler direndi, işçiler kazandı!
Madenciler analarının ak sütü gibi helal olan tüm haklarını söküp aldı, bu ülkede insanca yaşayıp çalışmanın onurunu kurtardı. Birliğin, direnişin ve mücadelenin değerini bir kez daha kanıtladı. Tek tek her bir madenci arkadaşımı kutluyorum.
Bu direnişe sadece kalbini değil omzunu da veren tüm emekçi halkımız da teşekkürü hak ediyor. Elinde bir avuç lokumla, bisküviyle, tuzla, suyla, çiçekle, hiçbiri yoksa sıcacık bir sarılmayla Kurtuluş Parkı’na koşan, Ankara’da olmayıp yüreği burada atan yurttaşlarımız sınıf dayanışmasının en güzel örneklerinden birine imza attı.
Bağımsız Maden İş Sendikası’nı ve tüm yöneticilerini de tavizsiz mücadeleleri, kararlı dirençleri için tebrik ediyorum.
Bu zafer önce direnen madencinin, ardından desteğini onlardan esirgemeyen halkımızındır!
Şimdi, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gücünü 1 Mayıs’ta da meydanlara çıkarmak üzere çalışma vakti.
Yaşasın Türkiye işçi sınıfı!
@XpressTR@muhendisIiktr Böyle ülkelerin çok çalışması lazım tembelliğe zaman yok .yoksa nasıl kaderleri değişecek .okul, okul bile değil ser sefil görünüyor. Bide ödev siz gelinir mi.iyi olmuş
Özgür Özel:
"Şu anda 60 bin TL maaş alanlar yılda 138 bin TL vergi veriyor, 70 bin TL alan 180 bin TL vergi veriyor, 80 bin TL alan 235 bin TL vergi veriyor.
Yani 80 bin TL maaş alan biri 3 maaşını devlete veriyor.
Maaşlarda vergi soygunu var."