Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde düzenlenen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen II. Yaşlılık Şûrası’na katıldık.
“2026–2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu doğrultusunda; hızlanan demografik dönüşüm karşısında yaşlılık politikalarını bütüncül, hak temelli ve sürdürülebilir bir anlayışla ele alıyoruz.
Aktif yaşlanmayı destekleyen, bakım hizmetlerini güçlendiren ve yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını artıran adımlarla, büyüklerimizi toplumsal hayatımızın temel dinamiklerinden biri olarak konumlandırmaya devam ediyoruz.
Bugün gerçekleştirilen Şura’da ortaya konulan önerilerin somut politikalara dönüşmesini; yaşlılarımızın daha sağlıklı, güvenli ve aktif bir hayat sürmesine katkı sağlamasını temenni ediyor, emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.
“Uyuşturucuyla mücadelede cezalar artırılırken, rehabilitasyon odaklı ilk özel ceza infaz kurumu Adana’da açılmıştır.
Adalet Bakanlığımız, bu modeli İstanbul, Ankara, İzmir gibi illere yayarak tutuklu ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için adımlar atmayı planlamaktadır.”
@_cevdetyilmaz
Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bugün barışı dinamitleyenler, yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın.
Ne hükûmetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin bulunmadığının bilinmesini istiyorum.
Bölgemizde krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek gündemimiz ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin ekmeğini büyütmektir.
Başkent Bakü’de Türk Devletleri Teşkilatı Üye Devletleri Hükümet Başkanları/Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile birlikte dünyanın ilk halı müzesini ziyaret ettik.
Azerbaycan halıcılık sanatının en nadide eserlerine ev sahipliği yapan müzede yüzlerce yıllık halılar sergileniyor.
Meraklıları için bu köklü kültürel mirası yerinde görmek mümkün.
Bugün hizmete aldığımız 563 tesisimiz yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlayacak, içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp artıracak.
Bugün Bakü'de gerçekleştirdiğimiz Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları/Cumhurbaşkanı Yardımcıları Toplantısı vesilesiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile bir araya geldik.
Sayın Aliyev ile görüşmemizde, ülkelerimiz arasındaki mevcut iş birliklerimiz ve yeni iş birliği olanakları ile bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdik.
Cumhurbaşkanlarımızın yüksek himayelerinde, değerli Başbakanlar, Bakanlar, Aksakallar ve Sekretaryamızın değerli çalışmaları sayesinde önemli başarılara imza atan Teşkilatımızın Türk Dünyasındaki merkezi rolünün giderek güçlenmesinden memnuniyet duyuyoruz.
Düzenli ve sık aralıklarla gerçekleştirdiğimiz üst düzey ziyaretler ve yoğun temas trafiği, kardeşliğimizin ne denli güçlü ve samimi olduğunun en açık göstergesidir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TDT bünyesindeki toplantılara katılımına verdiği kıymetli destek dolayısıyla Sayın Aliyev’e şükranlarımı sunuyorum.
Bugün gerçekleşen toplantının, çok taraflı ekonomik iş birliğimizi geliştirmenin yanı sıra; Türk Devletleri’nin ortak vizyonunu pekiştirmek için de önemli bir fırsat olduğuna inanıyor, sıcak ve samimi misafirperverlikleri için Sayın Aliyev’e teşekkür ediyor, kardeş Azerbaycan halkına muhabbetlerimi iletiyorum.
CHP’nin başındaki zat, bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attı, kabahat buldu, günah keçisi ilan etti.
Ama bir gün olsun “hırsızın hiç mi suçu yok” sorusunu sormadı.
Yolsuzluğu ihbar edenlerle, “rüşvet verdim” diyenlerle uğraştığı kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadı.
Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur.
Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum: Biz bu sürecin tarafı değiliz, sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz.
Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye’nin artık safralarından kurtulmasını istiyoruz.
Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkûm eden beceriksiz zihniyetle bizim aramızdaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır.
İran’la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği; tam tersine bu vizyonu sabote ettiği, zora soktuğu, dinamitlediği gayet açıktır.
İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkân diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır.
Akıl bunu gerektirir, vicdan bunu gerektirir; uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir.
Temennimiz, daha fazla kan dökülmeden barışa giden yolun bir an evvel açılmasıdır.
Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz.
Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur.
Orman yangınlarına karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz.
Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık.
28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımız, 1.953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.
Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye’de bu sayı yıllık 574 milimetredir.
Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz.
Tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum.
Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.
Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz.
Mart ayı enflasyonu yüzde 1,94 olarak gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 30,87 seviyesine gerilemiştir. Aylık enflasyon gelişmelerinde taze meyve ve sebze ile işlenmiş gıda kalemindeki fiyat artışlarının zayıflamasının gıda fiyatları üzerinde olumlu etkileri görülürken, yıllık temel mal enflasyonunda da iyileşme sürmektedir.
Savaşın etkisiyle yaşanan arz şoku kaynaklı enerji fiyatlarındaki artışa bağlı olarak ulaştırma fiyatları aylık olarak yükselmiştir. Mart ayında ulaştırma hizmet fiyatlarındaki artışa rağmen, aylık hizmet enflasyonunun artış hızı diğer alt kalemlerdeki iyileşmenin etkisiyle önceki aya göre yavaşlamıştır.
Küresel ekonominin, artan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalarla zorlu bir süreçten geçtiği bu dönemde, enerji fiyatlarında savaş kaynaklı yükselişler küresel enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturmaktadır.
Bölgemizde yaşanan gelişmelerin ekonomimize olası etkilerini sınırlamak amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla güçlü bir eşgüdüm içinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, petrol fiyatlarındaki oynaklığın yurt içi fiyatlara etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmış, akaryakıt fiyatlarındaki artışların önemli bir kısmı bütçe kanalıyla sınırlandırılmıştır.
Ekonomimize duyulan güven, sağlam kurumsal altyapımız, güçlü ekonomik programımız ve yapısal reformlarımızla ekonomimiz dışsal şoklara karşı direncini korumaktadır. Jeopolitik gelişmelerin ekonomimize doğrudan ve dolaylı etkilerini, bütüncül bir yaklaşımla yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikamız sayesinde dengelemeyi sürdüreceğiz. Diğer taraftan sosyal konut, gıda arzı, lojistik ve yenilenebilir enerji alanlarında attığımız arz yönlü adımlarla enflasyonla mücadelemizi desteklemeye devam edeceğiz.
Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı ve ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır.
Ben bu seviyesizliği aziz milletime şikâyet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum.