oyun oynayacağız
git denince gideceğiz
çabalamayacağız
halletmeyeceğiz
otomatik araba süreceğiz
esnafa selam bile vermeyeceğiz
üşüyeceğiz en ufak hastalıkta doktora gideceğiz
evde bir şey bozulursa usta çağıracağız
mangalı başkası yakarken eti biz yiyeceğiz
Today, September 2nd, marks 52 years since we lost J.R.R. Tolkien, the man who gave us Middle-earth.
Here’s to the Professor, whose work will live on forever.
Yapılmış en iyi Khazad-dum köprüsü illüstrasyonu. Hobbitler panik içinde kaçarken savaşçılar tereddüt içinde. Boynuzlu ve kanatlı çizilmekte ısrar edilen Balrog muhteşem görselleştirilmiş. Sadece daha küçük olmalıymış. Çizerini bilmiyorum, o kadar çok paylaşılmış ki kaybolmuş.
Vatandaşlık bilgilerimiz çalınıyor, üç kuruşa satılışa çıkarılıyor.
Hukuk sistemi komple tıkanmış. Af diye bir kavram, kader mahkumu diye bir laf var.
Kadınlar güpegündüz metroda, sokakta tacize uğruyor, tacizciler serbest bırakılıyor. Mağdur şikayette bulunurlarsa adresini öğrenen sapığın kapısına dayanması an meselesi.
Daha da fecisi ortaya çıktı ki, iş artık çocuklara kadar inmiş. Onlar bile emniyette değil.
Jahrein’in hala içeride olması kabul edilebilir bir şey değil.
Ak��llı, olgun toplumlar prensipler üzerinden konuşur, tekil vakalar üzerinden değil.
Birinin söylediği bir laftan dolayı içeri atılmasına sesli sesli sevinmek... Muharebeyi kazanıp savaşı kaybetmek gibi.
Birini sevip sevmemeniz, birinden haz edip etmemeniz adalet duygunuzun önüne asla geçmesin. Çünkü adalet sizin sevmediklerinize de adil olarak işlemeli ki size ve sevenlerinize de adil olarak işleyebilsin.