Evet drone ile kuşlara yaklaşınca bazen çok güzel görüntüler çıkıyor ama…
Değer mi?
Bu kuşlar yuvasına yaklaşan drone için yaralanmayı göze alarak savunuyorlar. O pervaneler öldürücü veya sakatlayıcı risklerle dolu. Stres vs..
Bazıları da kaçmayınca ürkmedi ki diyor! En çok söylenen de zoom yaptık normalde yakın değildik vs.
Yapmayın, yaptırmayın, beğenmeyin hatta böyle video ve fotoğraflara tepkinizi gösterin. Etkileşimden beklediklerini bulamasınlar.
Bölümümüz öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Armağan Tan "Eskiçağ Okulu Konferansları" kapsamında "Urartu Krallığı'nda Kitlesel Sürgünler (Tehcir) ve Merkezi Yönetim Modelinin Kurgulanması" başlıklı bir konuşma yapacaktır.
🗓️25 Aralık 2025 14.00
📍 Edebiyat Fakültesi Kurul Odası
📍 Sefertepe’de yavru yaban domuzu çizimi bulundu.
(ÖZEL HABER) Sefertepe’deki kazılarda öğütme taşının üzerinde yavru bir yaban domuzuna ait çizim bulundu. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe’de kazılar İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Emre Güldoğan’ın başkanlığında devam ediyor. Buluntu ile ilgili bilgiler veren Güldoğan, “Yoğun kullanım gördüğü anlaşılan bir alt öğütme taşının kullanım yüzeyinin arka kısmındaki alana ince çizgisel kazıma izleri ile oluşturulmuş yavru bir yaban domuzuna ait çizime rastladık. Taşın arka kısmı bir tuval gibi kullanılarak domuzun kafa kısmı detaylı bir biçimde çizilmiş ön ayakları ve toynağı net bir biçimde ayırt edilmekte. Vücudunun büyük kısmı taşın tamamını kaplayacak biçimde çizilen hayvanın gözü ve ağzı belirtilirken kulakları ve yeleleri de net bir biçimde görmekteyiz. Taşın arka kısmında hayvanın kuyruğu ve vücut ayrımı daha stilize bir biçimde işlenmiş. Geçtiğimiz yıllarda Karahantepe kazısında bulunan yabani eşek çizimi ile aynı teknikte yapıldığı düşünülmekteyiz” dedi.
Sefertepe Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, 2025 yılı kazı sezonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Öne çıkan başlıklar;
-Çift insan yüzlü boncuk
-Bir seki üzerinde 2 adet insan yüzü kabartması
Günümüzden yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu insan heykeli şahane, ayrıntılar müthiş. İnanılmaz buluntular çıkıyor son zamanlarda gün yüzüne. Çok heyecan verici...
Sayburç, Karaköprü/Şanlıurfa
(via @TasTepeler)
TAŞ TEPELER PROJESİ’NDE İLK DEFA SERGİLENEN BAZI ESERLER
1-İnsan Heykeli MÖ 9500 - Sayburç
2-Leopar Heykeli MÖ 9400 - Karahantepe
3-İnsan Heykeli MÖ 9600 - Göbeklitepe
4-İnsan Figürini MÖ 9400 - Karahantepe
Göbeklitepe ve Karahantepe Kazı Başkanı ve Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, ilk kez Karahantepe’de bulunan insan yüzü betimli dikilitaş ile ilgili bilgiler veriyor.
Sefertepe’de Blok Taş Üzerinde 2 Adet İnsan Yüzü Kabartması Bulundu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa'da yürütülen Taş Tepeler projesinin 5'inci yılında Karahantepe Karşılama Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında bilim dünyasını heyecanlandıran yeni keşifleri paylaştı.
Öne Çıkan Başlıklar;
-Kazılar Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç, Mendiktepe, Çakmaktepe, Harbetsuvan, Gürcütepe, Sefertepe, Ayanlar, Söğüt Tarlası, Yoğunburç ve Yeni Mahalle höyüklerinde devam ediyor.
-Sefertepe Kazılarının 2025 yılı çalışmaları sırasında dört adet düzeltilmiş blok taş üzerinde iki adet insan yüzü kabartması tespit edildi. Biri yüksek diğeri alçak kabartma teknikleri ile yapılmış insan yüzleri bölgede daha önceden Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç yerleşmelerinde bulunan kabartmalardan farklı bir üslup özelliği ile dikkat çekmektedir.
-Sayburç’ta yüz ifadesiyle ölü bir bireyi çağrıştıran heykel bulundu. Ağzının dikili şekilde tasvir edildiği Sayburç Heykeli bize; tarihöncesi insanın ölüm ile kurduğu ilişkiyi anlamamız açısından gömüt ve kafatası uygulamalarının yanı sıra ölüm ritüellerini farklı açılardan değerlendirme imkânı sundu.
-Geçtiğimiz yıl Göbeklitepe’de Aslanlı Yapı, bu yıl ise C Yapısı koruma ve restorasyon çalışmaları tamamlandı.
-Karahantepe’de ise AD yapısındaki restorasyon süreci devam etmektedir. Benzeri bir çalışma Sayburç’ta da bir konut yapısına uygulanarak, burada da mimari restorasyon sürecine başladı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tanıtım toplantısı öncesinde Karahantepe Karşılama Merkezi'ndeki yeni buluntuların da yer aldığı sergiyi Prof. Dr. Necmi Karul’un eşliğinde gezdi.
📍 Karahantepe’de yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı!
Prof. Dr. Necmi Karul’un başkanlık ettiği kazılarda, Göbeklitepe kültüründe daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte netlik kazandı. Karahantepe’de bulunan bu eser, Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olarak insanlık tarihine ışık tutuyor. Keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnuyla bu yüz, 12000 yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıyor.
Prof. Dr. Necmi Karul, “Geleceğe Miras Projesi ile çalışmaların ivme kazandığını, insan yüzlü heykelin bu yıl gerçekleşen keşifler arasında önemli bir yere sahip olduğunu” belirtti.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı
📍 Göbeklitepe’de bulunan heykelin detaylarını Prof. Dr. Necmi Karul anlattı.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, elleri karnında ve göğsünde olan heykelin ritüel için oraya yerleştirilmiş olabileceğini belirtti. Karul, “Kaide kısmı eksik olan bir insan heykeli. Heykel oldukça gerçekçi ve benzerlerinden de bildiğimiz tanımlı bir üsluba sahip. Bir eli karnının üzerinde diğeri ise göğsünde olacak şekilde şekillendirilmiş. Bu duruş daha önce Göbeklitepe’de bulunan başka heykellerle de örtüşüyor. Heykelin duvarın içerisinde, adeta bir yapı malzemesi görünümde olması dikkat çekici. Ancak Göbeklitepe ve çağdaşlarında bu uygulamaya sıkça rastlıyoruz. Özellikle Nevali Çori’de duvar ve sekilerin içinde bulunmuş heykel parçaları var. Ayrıca bu dönemde yapıların işlevi sona erdikten sonra içlerinin bilinçli bir şekilde doldurularak terk edildiklerini ve bu işlem sırasında kırık ya da tüm halde heykellerin yapıların içine bırakıldıklarını biliyoruz. Söz konusu heykeller ile yapılar aynı çağın ürünleri, başka bir ifade ile dönüştürdükleri bu heykeller hafızalarında yaşamaya devam eden nesneler. Bu durum söz konusu heykelin yapı duvarının içine bilinçli bir şekilde bir yapı taşı olmaktan ziyade bir ritüelin parçası olarak yerleştirildiği düşüncesini destekliyor. Bir diğer husus, diğer yerleşimler ile karşılaştırıldığında Göbeklitepe’de bugüne kadar az sayıda da olsa insan heykeli biliniyordu. Göbeklitepe’de daha çok hayvan betimleri ile karşılaşılırken sonraki dönemlerde insan betimlerine daha çok rastlıyoruz. Yerleşik yaşamın başlangıcında insan kendisini hayvanlar dünyasının bir parçası olarak görürken, yerleşik hayata girildikçe kendini evrenin merkezine koymaya başlıyor ve insan heykellerinin sayısı artıyor. Bu çerçeveden bakıldığında da bulunan her heykel, onun yapım biçimi, ellerinin duruşu, tarih öncesi toplumların ideolojik yaklaşımlarının anlaşılması dolayısı ile Göbeklitepe’nin de daha iyi tanımlanması konusunda son derece önemli” dedi. Kaynak: Hürriyet / Umut Erdem (25.09.2025)