Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirketini ve mal varlıklarını merak edenler için kamuya açık bilgi alma adreslerini ekliyorum.
İsteyen herkes bakabilir, sorgulayabilir:
1- https://t.co/d9HKS7dLAC
2- https://t.co/VL5UDmezt0
Ben gittim, gördüm, yerinde çektim.
Satın aldıkları ve yurt yaptıkları yeri, sözleşme yaptıkları alışveriş merkezini de ekliyorum.
Dünkü yayının linkini de ekliyorum.Ayrıntılı şekilde izleyip öğrenebilirsiniz.
https://t.co/xfpS3bso1G
Herkese merhaba!
Beşiktaşımızın yeni transferi Ernest Poku hakkında hazırladığım deneme ve analiz yazısını okumak isteyenler buyursun.
Veriler @ComparisonatorT 'den alınmıştır.
RT ederseniz çok sevinirim.
Adliyedeyiz yine.
Deniz Göktaş’ın savcılık sorgusu devam ediyor. Bulunduğumuz koridora milletvekili, avukat ve atanmış kayyumlar dışında girişe izin verilmiyor.
Deniz’in işlediği tek suç sarayın istediği seviyede korkmamış ve konuşmuş olmak.
Tek suçu bu.
Rakiplerinden korktuğu yetmemiş olacak şimdi de 30 yaşında bir komedyenden korkuyorlar.
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
📢 Deniz Göktaş'ın tutuklanması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'diktatörlük' iddiasına tahammül açıklamasını gündeme getirdi
💬 “Ben diktatör olacağım, birisi kalkacak bana ‘diktatör’ diyecek, onun vay hâline!"
💬 "Diktatörlüğün mizacında bu tür şeylere tahammül yoktur. Anında götürürler.”
Sevgili Deniz Göktaş sayesinde uzun zamandır ilk kez bu kadar güldüm, onun için “endişelenerek” yazılan yorumlara bakınca da bir o kadar üzüldüm.
Kendi korkularını “inşallah şöyle olmaz, böyle olmaz” gibi içten ve fakat son derece faydasız biçimde yaygınlaştırarak, yani
içinde yaşadığımız rejimi ve yapabileceklerinin sınırsızlığını çoktan kabullendiğinizi itiraf ederek hayıflanmak sadece o korku duyduğunuz odağı beslemeye ve Anayasal haklarımıza karşı işlediği suçları normalleştirmeye yarar.
Ağzına, aklına, düzenle derdine sağlık, hayıflandığım tek şey canlı izleyememiş olmak.
@idgoktas 💜
Sevgili Deniz Göktaş sayesinde uzun zamandır ilk kez bu kadar güldüm, onun için “endişelenerek” yazılan yorumlara bakınca da bir o kadar üzüldüm.
Kendi korkularını “inşallah şöyle olmaz, böyle olmaz” gibi içten ve fakat son derece faydasız biçimde yaygınlaştırarak, yani
içinde yaşadığımız rejimi ve yapabileceklerinin sınırsızlığını çoktan kabullendiğinizi itiraf ederek hayıflanmak sadece o korku duyduğunuz odağı beslemeye ve Anayasal haklarımıza karşı işlediği suçları normalleştirmeye yarar.
Ağzına, aklına, düzenle derdine sağlık, hayıflandığım tek şey canlı izleyememiş olmak.
@idgoktas 💜
Mizah, ciddi bir iştir…
Şakaya gelmez!
Korkuyu küçültür…
Dokunulmazlık hissini kırar…
Tabuları sorgulatır…
Hayata dair endişe duyduğun ne varsa kahkahalarla sıradanlaştırır.
Güldüklerine eskisi kadar korkuyla bakamazsın.
En zor zamanlarda, psikolojik dirençtir…
Cesaretin sesidir…
Keskin bir limon kolonyası gibidir mizah…
Nefes aldırır, ferahlatır.
İnsan güldüğünde, gülenlerin sayısı arttığında korkunun etkisi azalır.
Evet, gülmek devrimci bir eylemdir…
Güldürmek de öyle…
Deniz Göktaş da bunu çok ama çok iyi başarıyor…
Gösteriyi çok beğendim.
Emeğine, aklına sağlık👏👏
Yaşasın mizah, yaşasın limon kolonyası!
@samiltayyar27 Kes sesini tayyar. Herkes senin gibi el pençe divan duramaz Tayyip Erdoğan’ın karşısında. Çok güzel mizah yapmış Deniz Göktaş. Önce millete küfür edenlere karşı hesap sorsaydın o zaman sana bir şey demezdim. Ama senin en kutsalın Erdoğan olduğunu için hemen cırlıyorsun…
Hiçbir suçu olmayan insanları tutukladılar.
Yurttaşların ne şartlarda yaşadığını görmesinler diye boyayla kurtarmayan(!) evlerin önlerini barikatlarla kapattılar.
Ankara’da düğün mezuniyet kutlaması dahil kuş uçmasını yasakladılar.
Yetmedi öğretmenlerin açlık grevini(!) yasakladılar!
Beğenmedikleri gazetecileri zirveye bile sokmuyorlar.
Trump ve saz arkadaşları uğruna böyle bir onursuzluğu bu memlekete reva görenler adına biz utanıyoruz.
Sizi bu topraklarda İSTEMİYORUZ!
Hukuksuz biçimde esir tuttuğunuz tüm yurttaşlarımızı derhal serbest bırakın.
@NATO@POTUS
Bugün bu hayvan benim işletmemde bakanlık personeli tarafından ezilerek ölmesine sebep verildi. Ben CHP nin seçilmiş başkanının ekibinin gölge tarım Bakanıyım. 20 yıla yakındır İşim çiftçilik ve hiç böyle bir olay olmadı. Değil ezilmesine sebep olmak bizim işletmede hayvana bağırmak yasak!
İki gündür bakanlık personeli 14 Kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Zaten her yıl yapılan bir şey ama iki personel ve bizim ekip ile.
Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak.
İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye’nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin!
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
📍Şu skandala bakın!
“BİR SABAH UYANDIK, TAPUMUZ YOK!”
İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi. Vatandaşlar feryat etti:
“— Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik.
— Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor!..”
Ekrem İmamoğlu ne demişti?
“Bugün benim 30 yıllık diplomamı iptal edenler, yarın sizin 40 yıllık tapunuza, arsanıza, banka hesabınıza da çökebilirler!”
Şimdi bu sözü daha iyi anlıyor muyuz?