Kişinin kendi varlığında kalabilme kapasitesini geliştirmesi çok önemli. Bu yalnızlık değil. Ve bu kapasite olmadığında, kişi yalnızlıktan kaçış seçimleri yaparak sağlıksız ilişkilere yöneliyor. Her seçim, sağlıksızlık zincirine bir halka ekliyor.
Başaklar insanların fark etmediği en küçük detayı bile görür. Bu yüzden bir insanın gerçek yüzünü anlamaları uzun sürmez. Sevdiklerinde emek verirler ama sürekli hayal kırıklığı yaşarlarsa bir daha asla eskisi gibi davranmazlar.
Her sene dilediğim dileğimi bu sene de tekrarlıorum. Bana iyi gelen, benim de onlara iyi geldiğim insanlarla beraber yaşayalım die yine steril bir dilek diliorum.
Yalnız bu kez kendi evimin bahçesinde
gül dalına asarak. Kuruldan geçer de gerçekleşirse sevinirim.
tc'deki toplumsal muhalefetin osurukluğunu şöyle anlatayım; eğitimin içine sıçan, içine sıçtığı okulları susuz sabunsuz bırakan, okullarında öğrenciler katledilen bir bakanı bile istifa ettiremiyor :D
Bizim zamanımızda okulun en fırlaması en serserisi denilen tipler bile öğretmene saygı duyuyordu ailelerinden çekiniyorlardı. Sosyal çürüme bu galiba, şimdi hiç kimseye karşı bi çekince, ahlaki vicdani değer kalmamaya başladı.
Aldatan bir adam en kötüsüdür. Ama biliyor musunuz, daha da kötüsü ne? İyi bir adam gibi davranan ama gerçekte patolojik bir yalancı (asla itiraf etmeyen), şehvet düşkünü, manipülatör ve mağdur rolünü oynamakta usta olan adam. Sürekli mağdur rolü oynayan adamın saklayacak çok şeyi vardır.