Erdoğan, kimle kolkola girdi?
-Gazze’yi yerle bir edip zenginler için yerleşke planı yapan, binlerce masum Filistinli’nin canını alan,
-İran’da bir okulu bombalatıp 120 öğrenci (73 erkek, 47 kız) ve 26 öğretmen yaşamını çalan,
- Epstein’nın müdavimlerinden olup nice karanlık işlerde eli bulunan
Trump’la kolkola girdi.
İngiliz'le savaşmadık diyenler haklı.
Çünkü savaşan Türklerdi.
İngiliz'e kurşun atmadık diyen haklı.
Atan bizim dedemizdi.
Lozan hezimet diyenler haklı.
İngilizler için hezimetti.
Neyden kurtulduk? diyen haklı.
Kurtuluş savaşı veren Türklerdi.
📍ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki en kritik görüşme bence burası! Trump’ı iyi dinleyin:
“— Rahip Bronson olayı vardı ve kötü bir olaydı. Masum biriydi. Çok fazla ceza almıştı.
— Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım. Erdoğan da sağolsun Rahip Brunson’u serbest bıraktı!
— Erdoğan ile kimyamız uyuşuyor. Zirve Türkiye'de olmasaydı bu zirveye katılmayabilirdim. Bakın burda ne güzel hazırlık yapılmış…”
Yani Trump açıkça Rahip Brunson’u ben tahliye ettirdim diyor. Sabah akşam “yargımız bağımsızdır” diyenler online mı?
Benim ananemin annesi 3 kız kardeşi ile birlikte Fransızlar tarafından tecavüze uğramasın diye erkek kardeşleri kör kuyuya indirmiş her gün bir parça ekmek atmış.
Yaşamayan bilmeyen neyden kurtulduğunu anlamaz.
Milli mücadele değil , Kurtuluş savaşıdır.
#KurtuluşSavaşı
Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın’dan Bakan Yusuf Tekin’e:
• Osman Gazi türbesinde poz verip “Kalk da Bursa'yı kurtar” diyen Yüzbaşı Sofoklis Venizelos’tan kurtulduk.
• Galata Köprüsü’nden geçen Halife Abdülmecid Efendi’ye trafik cezası kesen Fransız ve İtalyan polisten kurtulduk.
• Başka soru?
"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz!
Neyden kurtuluyormuşuz?
Önce Osmanlı varmış!
Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor!
Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı?
Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?
Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı!
Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı!
Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!
Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır.
Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim:
Sevr'den kurtulduk!
��stanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk.
Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk.
Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.
Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık!
Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz.
O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız.
Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!
Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim!
Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.
İstanbul'dan Kars'a kadar tüm vatan işgal altındaydı. Düşmandan kurtulduk.
Bu yüzden savaşın adı Türk KURTULUŞ SAVAŞI.
Okulda hiç mi ders dinlemediniz, hiç mi kitap okumadınız, yoksa niyetiniz mi kötü? Türklerin düşmandan kurtuluşundan mı rahatsızsınız?
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından ��ıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
Sevgili AK Parti ve MHP seçmenleri lütfen
dikkatle izleyin.
Erdoğan ABD’de “Biz sığınmacıları yollamak istemiyoruz ancak ana muhalefet sığınmacıları vatanlarına yollamak istiyor” diye 13 milyon sığınmacı ve kaçak gitsin diyenleri Amerikalılara şikayet ediyor.
AK Parti’ye veya MHP oy vermeye devam edecekseniz yine verin ancak verdiğiniz oyların milyonlarca sığınmacı ve kaçağın Türkiye’de kalmasını sağlayacağını lütfen aklınızdan çıkarmayın.
Ayrıca Erdoğan’ın yollayacak dediği ana muhalefet ile kastı CHP ise CHP sadece gönüllü olanları yollayacağız diye 100 defa açıklama yaptı. Gerekirse ZORLA sadece Zafer Partisi bütün sığınmacı ve kaçakları yollayacak tek parti. Aileni ve vatanını savunmak için Zafer Partisi’ne katıl. @zaferpartisi
Bir cami imamı, Halil Konakçı'nın 'Hatay Arap toprağıdır' söylemine cevap verdi:
Tarihi, 'keşke Yunan galip gelseydi' diyenlerden öğrenirse işte böyle olur.
Bizim tavrımız nettir. Hatay Türk toprağıdır.
“Sizin köyünüzden 34 insan uçaklarla bombalansaydı, acaba siz o ülkenin milli takımını tutar mıydınız?” diyen
dem partili mv. gülistan koçyiğit'e Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ seslendi ;
“gülistan, kundaktaki bebekleri sobaya atıp yakan, kadınları ve çocukları kurşuna dizen, silahsız köylü, asker polisleri öldüren, yabancı ülkelerin istihbarat servisleri ile ortak çalışma sonucu AVM’leri bombalayan, otobüsleri yakan pkk’nın yanında olan, onu savunan hainlerin TBMM’de olmasına izin verilmeli mi?
gülistan, sen Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de başına hiç bir şey gelmeyeceğini bilerek rahat rahat yürüyebiliyor, Ankara’da AVM’lerde huzur için alışveriş yapabiliyorsun. Ben Diyarbakır’a gidince jandarma-polis alarma geçiyor. Sen ve senin gibiler mağdur değil, zorba, saldırgan, tecavüzkarsınız. Siz hak-hukuk-demokrasi kavgası değil Türk topraklarını parçalama ve bir bölümünde EMPERYALİSTLEİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA, devlet kurmak için bizi pislik terörünüzle yıldırmak istiyorsunuz. Zafer Partisi DEMİR G��VERCİN Anti-terörist eylem programı ile terörü YOK edecek.”
Çanakkale’nin Biga ilçesinde bulunan İçdaş fabrikası, halka ait sahili işgal etti ve bölgeye bekçi görevlendirdi.
Vatandaşlar yaşananlara tepki gösterdi.
“Bu alanlar İçdaş’a peşkeş çekiliyor” diyen vatandaş:
•İçdaş, beyaz yakalılara özel alan ayırdı.
•Halkın sahile girmesine izin verilmiyor.
•Bölgedeki vatandaşlar sahilden uzaklaştırıldı.
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanımız Savaş Delibaş, Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Lokantacılar Odası Başkanımız Ümit Özkan’ı TŞOF’tan ağırladık.
Mazbatasını alarak görevine resmen başlayan kıymetli kardeşim Savaş Delibaş’ı canı gönülden tebrik ediyor; üstlendiği bu önemli vazifede kendisine ve ekibine muvaffakiyetler diliyorum.
Teşkilatımızı daha da güçlü yarınlara taşımak adına birlik, beraberlik ve uyum içerisinde çalışacağımız Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanımız Savaş Delibaş’a ve Mersin Lokantacılar Odası Başkanımız Ümit Özkan’a anlamlı ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
“En kötüsü de o şafak operasyonuydu, evde yalnızdım, çok kötüydü…”
Şimdi Adalet Bakanı Akın Gürlek, 75 yaşındaki emekli bir öğretmenin hiçbir somut delil olmadan evinin basılıp gözaltına alınmasını, tutuklanmasını nasıl açıklayacak?
Herhalde bu durumla ilgili danışmanları kendisine özel sunum yapmıştır.
DERSİM İSYANINDA
HALKA DAĞITILAN BİLDİRİ
“Ey Dersimliler!
Nasıl oluyor da sizler üç yüz seneden beri kimseye teslim olmadığınız halde askersiz, leşkersiz sakin Hüseyin Abdullah Paşa’ya teslim oluyorsunuz. Hükümetin elinde asker yoktur. Hem hükümet buraya asker sevk etmeye kalkışırsa İngiliz ve Fransızlar derhal ilanı harp edecekler ve bizi kurtaracaklar. Araplar da bizimle beraberdir. Bir Türkü öldürmek 70 kafiri öldürmekten daha sevaptır."
Dersim isyanları sonrasında Musul ve Kerkük kaybedildiği akılda tutulursa isyanın kışkırtıcısı ortaya çıkar. Ruslar bizi, İngiliz ve Fransızlar isyancıları desteklemiştir. Zaten bildirilerinde de bu apaçık ortada.
Necip Fazıl işte bu hainleri, Şeyh Saidi, Şeyh Rıza'yı, İskilipli Atıf'ı "din mazlumu" diye yutturmaya çalışmıştır. Gerçekleri bilmeyen vatan evlatları Necip Fazıl tarafından kandırılmıştır.
Alper Aksoy
Prof Dr Ümit Özdağ: biz mi getirdik milyonlarca kaçağı ülkemize? Bize mi sordunuz? Kimden talimat alıp sınırları açtınız?!
Gelin referandum yapalım;
13 milyon sığınmacı ve kaçak kalsın mı gitsin mi? diye.
Eğer kalsın çıkarsa Zafer Partisini kapatacağım.