Fon mağdurları, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun yönetimini beklesin. Ama yakın zamanda umduğunuz şeyler olmaz. Yeni yönetim de AKP'den toplayabildiğini size verecektir. Fakat bu da zararınızın tamamını karşılamaz. Çünkü zararınızı gerçek anlamda tazmin edecek olan Allah'tır.
Nevşehir’de bir kadına tokat atarak işitme kaybına neden olan Tolga Ç., kendisini “Kolum yanlışlıkla çarptı” diyerek savundu.
Şahsın 6 suç kaydı olduğu ortaya çıktı ve tutuklandı.
Şu olay memleketteki ruh hastalarının ne durumda olduğunu gösteren küçük bir örnek.
Şiddete uğramak için sadece yolda durmanız yeterli.
Bu ruh hastaları toplumun içinde yaşamaya devam ettikçe kimse güvende olmayacak.
Ankara'da sizi soyanlar, beş vakit namaz kılan, oruç tutan, her sene hacca giden, kadınlarına başörtüsü takan insanlar. Din bu kadarsa eğer, bu dinden bir şey olmaz. Ama din önce farkındalık, sonra ibadetse o zaman insanı adam eder. Her şeyi namazdan ve başörtüsünden ibaret görenler, gerçekte dini basitleştiriyor.
Zorlu Holding'in kurucusu Ahmet Nazif Zorlu ölmüş. Balıkesir'deki altın madenlerini İngilizlere satmasının onu kurtarmayacağını burada söyledim. Ölüm haberi zaten bu satıştan iki ay kadar sonra geldi. Şu dönem beni en çok Ankara'dakilerin ve iş insanlarının takip etmesi lazım. Bendeki farkındalık, zamanı geçmiş olanı kurtarmaz ama bu hayata bakışla da öyle kolay her şeyinizi bırakarak gitmezsiniz. Hepinizin kalemi kırıldı. Hem de hizmetini yaptığınız sahibiniz tarafından.
Mümin bilir ki, kısmeti onu mutlaka bulur, asla bir başkasına gitmez. Onun için kısmetini aramakta yersiz ve lüzumsuz hırslara kapılmaz.
Abdülkadir Geylani (ks)
Size operasyonun nasıl yapıldığını anlatayım. DEM’li vekillere Abdullah Öcalan’ın serbest kaldığı, villaya çıktığı söyletiliyor. Sonra Ümit Özdağ’a da buna karşı çıkması söyleniyor. Çünkü karşıt görüş olmasa olay büyümez, sizin de gündeminize böyle taşınmaz. Siz birbirleriyle mücadele ettiklerini sanırken aslında aynı gündemin iki ayrı yüzünü izliyorsunuz. Bir taraftan ortaya atılan iddia, diğer taraftan yükselen itirazla büyüyor. Ve siz gerçeği öğrendiğinizi düşünürken, yalnızca görmeniz istenen tartışmayı görüyorsunuz.
Türkiye'nin Yunanistan'la, İsrail'in de Türkiye'yle savaşması söz konusu değil. Bu üç devletin sahibi de aynı ve bu üç devlet de biri olmadan diğeri yaşayamayacak şekilde ayarlanmış. Keşke bu siyasetçileri hiç dinlemeseniz. Onlar sizin böyle zekanızı aşağıda tutuyor.
Zikirde asıl mesele dilin kaç defa tekrar ettiği değil, insanın tekrar ettiği hakikati ne kadar kavradığıdır. Binlerce defa kudretten söz edip kendi korkularının esiri olmak mümkündür. Fakat insan bir defa bile kudretin ne anlama geldiğini derinden düşünürse, korktuğu şeylerin zihnindeki büyüklüğü değişmeye başlar.
Bu fon krizinin üstü örtülemez 17-25 de böyle bir şeyse o davanın da yeniden açılması gerek . Fon-forex krizi de 17-25 gibi üstü örtülecekse Ak parti bu yükü taşıyamaz. Bu iş 500 bin kişiyi etkileyen bir kriz değil 7 milyon borsa yatırımcısını ve borsayı ekledi. Görünen o ki adam akıllı bir yol haritası da yok. Morallerin sıfır olması normal. Hele de 2. 17-25 benzetmesi!!!???!!!
Dua etmek, çalışmanın yerine geçmez. Namaz, ahlaki sorumluluğun yerine geçmez. Rabıta, düşünmenin yerine geçmez. Meditasyon, hakikati araştırmanın yerine geçmez. Ancak bu dördü birleştiğinde insanın niyetini, dikkatini, düşüncesini ve davranışını birlikte ele almasına imkan verebilir.
Biraz önce 05427709386 numaradan babamı aradılar.
Karşıdaki sesten emniyet vs.. kelimelerini duyunca ben aldım telefonu.
"Babamın kulaklari iyi duymuyor buyurun" dedim.
Kendisinin MİT'ten aradığını ve isminin Alper Avcı oldugunu söyledi.
Tam küfür edip kapatacaktım ki "siz hangi cocugusunuz?" diyerek benim ve kardesimin adını söyledi.
Bir an afalladım.
Demek böyle oluyormuş.
Dolandırıcı olduğunu biliyorum ama bir tarafım da acaba diyor...?
Çünkü ev adresimizi soyleyip "Bu ikametteki babanızın kimligi çalınmış, sahte kimlik çıkarmıslar" diyor mesela.
Sanki devlet görevlisi, açmış ekranı anneannemin bekarlık soyadını sorsam bilecek adam.
Para istemedigi için dinlemeye devam ettim.
"Bunları tanıyor musunuz?" diyerek 3 isim saydı.
Tanımıyoruz dedim.
Sonra "babanızın adına çıkartılan kimliklerin fotoğraflarını atayım bakın" dedi ve benim telefonu söyledi.
"Sizin bu numaraya mi atayım, babanıza mi dedi?
Babama atın dedim ama attığı fotoğrafları indirip bakmadım.
İndirdiğimiz sanıp "baktınız mı tanıyor musunuz?" dedi.
Hayır tanımıyoruz dedim.
"Yarın sabah 11 de Kocaeli Emniyetine bekliyorum" dedi ve kapattı.
Hiç tanımadığım, ne idugu belirsiz kişilerin elinde aile, adres ve iletişim bilgilerim olacağına, gerçekten sahte kimlik çıkarmış olmalarını ve arayanın emniyet olmasını yeğleyecegım için hemen polisi aradım.
"Alper Avcı" der demez "Dolandırıcı onlar" cevabı aldım.
Ee ne yapacağız dedim.
"Şikayet edin" dediler.
Simdi ne oldu anlamadım?
Para istemedi ama birilerinin elinde tüm kimlik ve iletişim bilgilerimiz var.
Hala elim ayağım titriyor.
Kim bu insanlar?
Bilgilerinizin onların elinde ne işi var?
Ben bile ikilemde kalıp, 5 dk dinlediysem bu adamları, yaşlı başlı insanlar nelere inanmaz?
Hem herkesi uyarmış, hem de buradan şikayet etmiş olayım dostlar.
Aman dikkat!
Bilgilerimiz birilerinin elinde.
@KocaeliEmniyeti@TC_icisleri@mustafaciftcitr
Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan:
"Hz. İsa'nın doğduğu günden bu yana, 2026 yıldır, her gün 1 milyon TL harcansa 739 milyar lira ediyor.
Fon vurgununda konuşulan para 800 milyar lira. Bugünkü yolsuzluğa yetişemiyor."
“Şu yaşıma kadar tecrübe ettim ki, kul bir işinde Allah'tan başkasına güvenirse o iş kulun bela ve zorluk çekmesine sebep oluyor. Kul Allah'a dayanır ve başka kimseye bel bağlamazsa onun o işi en güzel şekilde neticeleniyor.”
Fahreddin Râzî (رحمة الله عاليه)
Geçmişinden dolayı ümidini kaybetme. Bugünkü şartlarını geleceğinin sınırı sanma. Allah'ın kudretini kendi imkanlarınla ölçme. Fakat istediğin nimete kavuşmak için dua ederken, o nimeti taşıyabilecek bir insan olmayı da ihmal etme.
“Yâ Erhame’r-Râhimîn, Yâ Rabbi.”
Ben dua ederken yalnızca bu isimlerle Allah'a yöneliyorum. “Allah'ım, bana şunu ver, bunu ver.” demiyorum. Elbette böyle de dua edilebilir. Fakat Allah zaten benim ne istediğimi, neye ihtiyaç duyduğumu ve henüz dile getiremediğim şeyleri de biliyor. Bu nedenle bazen O'na yalnızca isimleriyle seslenmek bana yeterli geliyor. Eğer siz de dua ederken niyetinizle ilgili bir şüphe yaşıyorsanız, yalnızca Allah'ın isimleriyle O'na yönelebilirsiniz. Bir şey anlatmanıza, uzun cümleler kurmanıza veya güzel sözler söylemenize gerek yok. Çünkü duanın değeri, kelimelerinin çokluğunda değildir. Kalbinizin samimiyetindedir. Üstelik kendi ihtiyacınıza ve içinde bulunduğunuz hale göre Allah'ın başka isimlerini de seçebilirsiniz.