Doğu Türkistan’daki Hak İhlallerine Karşı Diplomatik Temaslarımız Sürüyor
Bugün Ethr Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği olarak, Genel Başkanımız Abdureşid Eminhacı ve diplomasi ekibimiz liderliğinde iki önemli resmî ziyaret gerçekleştirdik.
Temaslarımız kapsamında, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) 2. Başkanı Sayın Muhammet Ecevit Carti ve Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Derya Yanık bizleri makamlarında ağırladı.
Görüşmelerimizde; Doğu Türkistan’ın en güncel ve gerçek durumunu detaylarıyla aktardık, zorla çalıştırma kamplarında yaşanan insan hakları ihlallerini ve etnik birlik yasasını ele aldık ve ETHR olarak bu alanda yürüttüğümüz hak ihlallerini izleme ve belgeleme çalışmalarımızdan bahsettik.
Doğu Türkistan’daki hak ihlallerini ve mücadelemizi en doğru şekilde anlatmak adına gerçekleştirdiğimiz bu çabalarımıza gösterdikleri samimi yaklaşım, yapıcı sohbetleri ve olumlu dönütleri için Sayın Muhammet Ecevit Carti’ye ve Sayın Derya Yanık’a içtenlikle teşekkür ederiz.
Doğu Türkistan’daki Hak İhlallerine Karşı Diplomatik Temaslarımız Sürüyor
Bugün Ethr Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği olarak, Genel Başkanımız Abdureşid Eminhacı ve diplomasi ekibimiz liderliğinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) bünyesinde önemli bir görüşme gerçekleştirdik.
Temaslarımız kapsamında, TİHEK 2. Başkanı Sayın Muhammet Ecevit Carti bizleri makamında ağırladı. Görüşmede, Doğu Türkistan’ın güncel durumunu ve zorla çalıştırma kamplarında yaşanan insan hakları ihlallerini detaylarıyla ele aldık.
Doğu Türkistan’ı en güncel ve gerçek şekliyle anlatmak için gerçekleştirdiğimiz bu çabalarımıza gösterdiği samimi yaklaşım, yapıcı sohbeti ve olumlu dönütleri için Sayın Muhammet Ecevit Carti’ye içtenlikle teşekkür ederiz.
Doğu Türkistan’daki Hak İhlallerine Karşı Diplomatik Temaslarımız Sürüyor
Bugün Ethr Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği olarak, Genel Sekreterimiz İbrahim Sıddık ve diplomasi ekibimiz liderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde iki önemli görüşme gerçekleştirdik.
Temaslarımız kapsamında, DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Sayın Elif Esen (@elifesendeva) ve Bağımsız İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Yeneroğlu (@myeneroglu) bizleri makamlarında ağırladı. Görüşmede, Doğu Türkistan’da sistematik şekilde uygulanan zorla çalıştırma politikalarını ve insan hakları savunucularını hedef alan ulusötesi baskı faaliyetlerini detaylarıyla ele aldık.
Doğu Türkistan’ı en güncel ve gerçek şekliyle anlatmak için gerçekleştirdiğimiz bu çabalarımıza gösterdikleri samimi yaklaşım, yapıcı sohbetleri ve olumlu dönütleri için Sayın Elif Esen’e ve Sayın Mustafa Yeneroğlu’na içtenlikle teşekkür ederiz.
Doğu Türkistan Gerçekleri: Hikâye ve Şahitlik Buluşması 🫖
ETHR olarak 4 Ekim’de Çemberlitaş Gençlik Merkezi’nde gönüllülerimizle bir araya geldik.
Doğu Türkistan’da doğup büyüyen ve diasporada dünyaya gelen iki kişinin hikâyeleri üzerinden Uygur kimliğini, aidiyet arayışını ve insan hakları mücadelesiyle kesişen yollarını dinledik. Kişisel tanıklıklar, Doğu Türkistan davasının insan hayatında bıraktığı izleri daha yakından anlamamıza vesile oldu.
Çay ve tatlı eşliğinde kurduğumuz samimi sohbet çemberinde birbirimizi dinledik, duygularımızı paylaştık ve aynı dert etrafında buluştuk. Buluşmamıza katılan, hikâyesini ve gönlünü bizimle paylaşan herkese teşekkür ederiz. 💙
İstanbul Sefaköy'de yaşayan Uygur Türkü Akide İsmail, 29 Eylül'de gözaltına alındı. Yeni bilgiler, sürecin göç işlemleriyle değil ceza soruşturmasıyla bağlantılı olduğunu gösterirken sınır dışı edilebileceğine ilişkin iddialar gerçeği yansıtmıyor.
5 Eylül'de çok değerli Sivil Toplum Kuruluşları ile Doğu Türkistan'daki güncel durum, Türkiye'yi Doğu Türkistan'da yaşanan zorla çalıştırma gibi konular üzerinden bekleyen tehditler, Türkiye'de bu konuda neler yapılabileceği ve sınır ötesi baskı gibi birçok konuda konuştuğumuz bir kahvaltı programı gerçekleştirdik.
ETHR olarak programa katılan tüm STK temsilcilerimize içtenlikle teşekkür ederiz.
Rastgele bir markayı ifşalıyoruz: Alibaba
Uygur zorla çalıştırma konusunda denetleme yapmayan, Uygurların zorla çalıştırılmasından faydalanan şirketleri araştırdığımız ve bir dakikadan kısa sürede açıklamaya çalıştığımız bu serimizde Alibaba adlı markayı anlattık.
Türkiye, yatırım ve istihdam vaatleriyle Çinli şirketlere büyük teşvikler ve vergi avantajları sundu. Ancak bugün tartışılan tablo, bu imtiyazların halka uygun fiyat ve güçl�� üretim olarak dönüp dönmediği sorusunu gündeme getiriyor.
Bilge Kağan’ın yüzyıllar önce yaptığı uyarı hâlâ hafızalarda: Tatlı sözlere ve cazip vaatlere aldanmanın bedeli ağır olabilir. Ekonomik bağımsızlık zayıflarsa, siyasi bağımsızlığı korumak da giderek zorlaşır.
Çin İstanbul Başkonsolosluğunun düzenlediği bir etkinlik sırasında pankart açan Uygur aktivist İbrahim İshak ile birlikte iki Uygur genç daha gözaltına alınmıştı. Olaydan birkaç saat sonra gözaltına alınan Uygurlar serbest bırakıldı.
Gözaltına alınan gençler olay anını telefon ile videoya çekerken gençlerden birisi 8 kadar Çinli konsolosluk görevlisi tarafından darp edildi.
Olay esnasında Çinli konsolosluk görevlilerinin saldırdığı gencin birçok yerinde yara ve darp izleri oluştu. Bu görevliler gencin elinden telefonu zorla gasp ederek görüntüleri sildi. Darp edilen Uygur genç, polislerin müdahelesiyle güçlükle saldırganların elinden alındı.
Olayı yaşayan genç darp raporu aldı ve kendisine saldıranlardan şikayetçi oldu.
Bu olay, Türkiye’de propaganda faaliyetlerini en üst düzeyde gerçekleştiren Çin Başkonsolosluğunun en ufak eleştiriye ve tepkiye tahammül edemediğinin en net örneklerinden birisi oldu.
Olayın görüntülerinin yayılmaması için gerçekleştirilen bu saldırının Çin’in propagandalarının gerçek yüzünü gösterdiği aşikârdır. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği olarak barışçıl bir protestoya yapılan bu saldırıyı en sert şekilde kınıyoruz.
İstanbul Çin Konsolosluğunun etkinliğinde protesto gerçekleştiren Uygur Aktivist İbrahim İshak salıverildi. İbrahim İshak konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Çin İstanbul Başkonsolosluğunun "Konsolosluk Hizmetleri Yakınınızda, Hizmetler Mahallenizde" etkinliğine katılan 3 Uygur genç gözaltına alındı. Etkinlikte pankart açan İbrahim İshak gözaltına alınırken, konuyla alakasız 2 Uygur gencin daha gözaltına alındığı bildirildi.
İbrahim İshak’ın sadece pankart açtığı ve hiçbir eylem gerçekleştirmediği belirtiliyor. Eylem sırasında Uygur gençlerden birisi Çinliler tarafından darp edildi ve telefonu zorla elinden alındı.
An itibariyle gözaltına alınan 3 Uygur gencin akıbeti belirsizliğini korumaktadır. Ayrıca bu olay Çin Başkonsolosluğunun en ufak eleştiri ve tepkiye tahammül edemediğinin en net kanıtıdır.
Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği olarak bu 3 gencin durumunun teyit edilmesini ve bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Eğer bir gün kaybolursanız ve yanınızda bir pusula yoksa hiç üzülmeyin. Eğer yanınızda bir doppa taşıyorsanız aslında tarihin en şık navigasyon sistemlerinden birisini takıyorsunuz demektir.
ABD’nin California eyaletinde yaşayan 60 yaşındaki Uygur iş insanı Şükür Aikebaer, evindeki elektrik kesintisini kontrol etmek için dışarı çıktığı sırada Çinli iki kardeşin silahlı saldırısına uğradı. Bir otomobilin bagajına konularak kaçırılan Aikebaer, polis takibi sırasında yeniden vurularak hayatını kaybetti. Şüphelilerden Zhengfeng Bo polis tarafından öldürülürken, kardeşi Jianquan Bo cinayet ve insan kaçırma şüphesiyle tutuklandı.
Kaynak: @Uyghurify
Bir Doğu Türkistanlının Sumud Filosu’nda yaşadıkları, dayanışmanın ve ortak mücadelenin hafızasında nasıl bir yer edindi?
Aktivistler İbrahim İshak ve Validin Asaf’ın konuk olacağı söyleşimizde, Sumud Filosu’nda yaşananları ve bu yolculuğun bıraktığı izleri konuşacağız. Tanıklıkları birinci ağızdan dinlemek ve dayanışmaya ortak olmak isteyen herkesi söyleşimize davet ediyoruz.
🗓️ 2 Ağustos
🕔 16.00
📍 Şeyhülislam Mehmet Efendi Medresesi
Sultanahmet Mah., Kabasakal Cd. No:7, Fatih/İstanbul
Başvuru için: https://t.co/PSgqdMAANE
Doğu Türkistan'a giden gazeteciler "Satılmış kalemler gerçeği yazamaz!" sloganlarıyla Türkiye Çin Dostluk Vakfı önünde protesto edildi! Protestoda düzenlenen basın açıklamasında bu ziyarette önceden kurgulanmış yerlerin ve kişilerin bulunduğu söylendi. Protestoda söz konusu vakıf da geziyi düzenlemesi sebebiyle hedefteydi.
UDTSB, ETHR ve Özgürlük Platformu öncülüğünde Doğu Türkistan'da giden gazeteciler ve Türkiye Çin Dostluk Vakfı, söz konusu vakfın önünde protesto edildi. Protestoda yapılan basın açıklamasında gazetecilere ve söz konusu vakfa sert tepki gösterildi. Bu ziyaretin Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlallerini perdelemek amacıyla düzenlenen bir "propaganda faaliyeti" olduğu söylendi.