Rahmi Koç’un sermaye özgüvenine dayanan seviyesiz/aşağılayıcı sözlerine soruşturma açılması sembolik anlamı olsa da ,
Sosyal medyada Kürtler için “tehcir ,sarı torba”vb ifadeleri kullananlara bugüne kadar hiç işlem yapılmamış olması gerçekle uyuşmuyor,
politik samimiyetsizlik
Derneğimiz üyesi avukatlar ile Tutuklu Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUAD) yöneticileri hakkında açılan davada, hukuka aykırı deliller esas alınarak verilen cezaları kabul etmiyoruz.
Mesleğimizi icra etme şeklimizin ve müvekkillerimizin mahkemeler tarafından hukuka aykırı deliller ile baskı altına alınmaya çalışıldığını biliyoruz. Tüm bu baskılara karşı mesleğimizi icra etmeye müvekkillerimizi savunmaya devam edeceğiz!
Savunma susmayacak!
Savaş karşıtlığı ,barış ve yaşam hakkı için linçleniyorsan bu ülkede doğru olanı ama zor olanı yapıyorsundur başkan @DuyanAhmet
Bizlerin desteği seninle olacaktır.
Serkeftin✌️
Yaklaşık iki gündür Rojavadayız. Şimdiden birileri tarafından terörist ilan edildik. Hiç muhim değil.
Bir halkın özgürlüğü için, yaşam hakkı için, herşeyi göze alarak yola çıktık. Burada yaşananları, halkın beklentilerini, ne olursa olsun dünyaya duyuracağız.
Şêxmeqsûd ve Eşrefîyê'de Sivillere Yönelik Saldırılar İnsanlık Suçudur!
Geçici Suriye hükümetini, binlerce insanın hayatını tehdit eden ve istikrarı zayıflatan bu tehlikeli saldırılardan ve gerilimden vazgeçmeye, Şêxmeqsûd ve Eşrefîyê mahallelerine yönelik askeri saldırıları derhal durdurmaya,
Uluslararası kamuoyunu ve insan hakları örgütlerini, bu insanlık dışı saldırılara karşı ses çıkarmaya, bölgedeki sivil halkı korumak adına acil inisiyatif almaya,
Demokratik kamuoyunu, Kürt halkı ve bölgede yaşayan diğer kimliklerin direnişiyle kurulan bu barış alanlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Arkadaşımız, üyemiz, yoldaşımız Av.Arife ACAR ÇELİK'in vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Aynı mücadeleyi omuz omuza verdiğimiz yoldaşımızın acısını paylaşıyor; merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm mücadele dostlarımıza, meslektaşlarımıza sabır ve güç diliyoruz.
Başımız sağ olsun.
Kürtçeye resmi statü tanınması ve anadilde eğitim hakkının güvence altına alınması adına gerekli yasal ve anayasal adımları atmaya davet eden imza kampanyamıza devam etmektedir. Tüm hukukçuların destek ve dayanışmasını bekliyoruz. Kampanyaya destek linki aşağıdadır. ⤵️
Kampanyaya me ya ku statûya fermî ji bo zimanê Kurdî were dayîn û mafê perwerdehiyê bi zimanê dayikê were misogerkirin, gavên qanûnî û destûrî yên pêwîst bên avîtin didome. Em ji bo kampanyaya me ya îmzeyê li benda piştgirî û hevkariya hemû hiqûqnasan in. Lînka alikariya kampanyayê li jêrê ye. ⤵️
https://t.co/bUkDA7Ars7
Türkiye’de ırkıçılık politik ve bilinçli bir tercihtir.
Bu şahsın twitleri gibi benzeri çok ve son dönemde ciddi artışlar bunu gösteriyor,
Çalıştığı @MedicanaSaglik ,siyasetin vb tüm kurumların sessiz kalması tercih ve destek niteliğindedir.
Soruşturma açılmaması gayet normal
AİHM’in 8 Temmuz 2025 tarihinde verdiği Demirtaş (4) kararına rağmen avukatlar tarafından yapılan başvuru kabul edilmeyerek, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ve tüm Kobanî Davası tutsakları hakkında tahliye talebi bir kez daha reddedilmiştir.
Yargılamanın ilk gününden beri AİHM kararları ile de defalarca tespit edildiği gibi Kobani yargılaması siyasi saiklerle başlatılmış bir davadır.
Derhal AİHM kararlarına uyulmalı ve tüm Kobani Davası tutsakları serbest bırakılmalıdır.
Bugün, tüm Ortadoğu halklarının barış içinde yaşaması için silahlı mücadele yönteminin terk edilmesine dair büyük bir adıma tanıklık ettik, Süleymaniye’de gerçekleştirilen silahların imha edilmesi törenine katılım sağladık. Bu aşamadan sonra olması gereken, eşitler arası koşullarda sivil toplumun ve halkın da katkı sunabileceği bir ortamda müzakere sürecinin demokratik siyaset ve hukuk zemininde geliştirilmesidir.
Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir yaşam umudumuzun demokratik toplum ve barış hukuku iddiası ile her gün daha da güçlendiğini ifade ediyor, bu vesile ile demokratik ve özgürlükçü hukuk pratiğimiz ile barış ve demokratik toplum sürecine elimizden gelen katkıyı sunacağımızı belirtiyoruz.
Anayasa Mahkemesi’nin; 5237 sayılı TCK’nın m.314/3 fıkrasını ( Örgüt Adına Suç İşleme Suçu ) iptalinin 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girmesiyle İnfaz Aşamasında Olan, İnfazı Biten ve Soruşturma İle Kovuşturma Aşamasında Olan Dosyalar hakkında izlenecek yola ilişkin bilgi notumuz sitemizde yayınlamıştır.
Bilgi notuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ⤵️
https://t.co/BczSsLi093
Irkçılık ve dehumanization!
Bir süredir sosyal medyada Kürtler’e yönelik uygulanan bir şeyi gözlemliyorum:
Dehumanization ya da insanlıktan çıkarma.
Kendilerine “Türk”, “Türkçü” diyen hesaplar, Kürtlerle ilgili alıntılar yaparak, onları “insan dışı varlıklar”, “alt ırk”, “gelişmemiş” gibi tasvir ediyorlar.
Bunun için Kürt kelimesi yerine “kğrt”, “k*rt”, “hırt, “mezopotamya eşeği”, “zagroş eşeği” ifadeleri kullanıyorlar. Yine eşek sembolünün yanı sıra karikatürize ettikleri bir kişiyi, Kürt fenotipi olarak gösterip, Kürtlerin “çirkin” olduğunu belirtiyorlar.
Bu yaklaşım sahipleri, bazen Kürtlerin Hindistan’dan geldiğini, pis koktuklarını, gelişmediklerini söylüyorlar. Bazen Özal döneminde Irak’tan kaçtıklarını ve artık geri dönmeleri gerektiğini ifade ediyorlar.
Sık sık Kürtçe’nin bir dil olmadığını ya da toplama bir dil olduğunu, gelişmediğini, keleme sayısının az olduğunu, bu yüzden çeviri programlarının bile çeviremediğini iddia ediyorlar. Kürtçe konuşulan videolara yönelik Kürtçeyi küçük göstermek, yok saymak için “videoda ses olmadığını” belirtiyorlar.
Kürt sembolleriyle, Kürdistan ismiyle dalga geçiyor, Kürtlerin “tecavüz kültürüne sahip oldugunu” söylüyorlar.
Pek çok kesim bu furyaya katılırken, özellikle kendilerini Zafer Partili, İyi Partili diye tarif edenlerin yanı sıra, Kemalist, Atatürkçü, ulusalcı diye tarif edenler bu işin başını çekiyorlar.
Kürtlerin insan dışı bir varlık olduğunu propaganda eden bu durum literatürde “Dehumanization” diye tarif ediliyor ki bunu işin uzmanları Soykırıma’a giden 10 aşamanın 4. Aşaması olarak kabul ediyorlar.
Marmara, Ege, Akdeniz gibi bölgelerde yerleşik olan Kürtlerin halayıyla, eğlenceleriyle ya da her türlü kamusal alan pratiğiyle dalga geçilmesi, küçük ve hor görülmesi, “geri” ve “gelişmemiş” bir şey olarak görülmesi de bu dehumanization’un bir göstergesi.
Bu listeye göre, bir sonraki aşama organizasyon. Burada kastedilen, soykırımı gerçekleştirmek için çeşitli milis, paramiliter yapıların oluşturulmasıdır.
Di 29ê Pûşpera 1925’an de Şêx Seîd û 46 hevalên wî bi biryara Dadgeha Îstîklalê ve hatin bidarvekirin û qetilkirin. Li ser qetilkirina Şêx Seîd û hevalên wî 100 sal derbas bû.
Di Pêvajoya Aşitî û Civaka Demokratîk da di şexsê Şêx Seîd de hevrûbûna heqîqetê tevkarîyeke pir girîng e.
Em di salvegera qetilkirina wan de bi rêzdarî û hezkirin bibîr tînin.
***
29 Haziran 1925'te Şeyh Said ve 46 arkadaşı İstiklal Mahkemesi kararıyla idam edildi. Şeyh Said ve arkadaşlarının katledilişinin üzerinden 100 yıl geçti.
Şeyh Said nezdinde hakikatlerle yüzleşilmesi Toplumsal Barışa ve içinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Sürecine önemli bir katkısı olacaktır.
Bu vesileyle katliamlarının yıl dönümünde onları saygı ve sevgiyle anıyoruz.
İdare ve gözlem kurullarının soyut ve hukuk güvenliğinden yoksun değerlendirmeler yaptığı bu keyfi kararları kabul edilemez.
Hasta mahpus Çetin Arkaş derhal tahliye edilmelidir!
#ÇetinArkaşaÖzgürlük
Çetin Arkaş, 30 yıllık infaz süresi tamamlamasına rağmen, İdare ve Gözlem Kurulu’nun hukuki dayanaktan yoksun keyfi kararlarıyla 3,5 yıldır özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır.
Sağlık ve özgürlük hakkı gözetilerek, birçok hastalığı bulunan #ÇetinArkaşaÖzgürlük talep ediyoruz.