bu fotoğrafı görüp üzülmeyelim diye dimdik duruyor. bu fotoğrafı görüp umutlanalım diye göğsünü gururla kabartıyor. bu fotoğrafı görüp yanlış hiçbir şey yapmadığını bilelim diye kararlı gözlerle bakıyor. çünkü o her şeyin çok güzel olacağının farkında, biz de farkındayız.
Bugün tahliye edilenlerin hepsi cezaevinden çıkmadan, buradan bir adım dahi ayrılmayacağım!
Adaletin geciktirilmesi, adaletsizliktir.
Cezaevi kapısında durmaya devam edeceğim!
Her biri özgürlüğüne kavuşana kadar buradayım!
102 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ! SİLİVRİ’YE GİDİYORUM!
Bu dava değil, açık bir hukuk katliamıdır!
İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan 2025/217 esas sayılı dosyada, delil yok, suç yok, hukuk yok!
Gençler, öğrenciler, gazeteciler hiçbir somut gerekçe olmadan tutuklandı.
Suçsuz insanlar aylarca değil, bir gün bile haksız yere tutuklu kalamaz!
Bugün 102 kişi tahliye edildi. Bu karar, bu davanın çöktüğünün resmidir!
Ama bu yetmez! Bu kumpası kuranlar, buna göz yumanlar hesap vermeli!
Ben şimdi Silivri Cezaevi önüne, tahliye edilen evlatlarımızı karşılamaya gidiyorum.
Bu hukuksuzluğu unutmayacağız, unutturmayacağız!
Herkes için adalet, hep birlikte özgürlük!
Bir gün değil, her gün hukuk!
mahir polata verilen ev hapsi kararı bir merhamet değil şükür duyulacak bir şey de değil ev hapsi yurt dışı yasağı gibi önlemler keyfi verilecek normalleştirilecek şeyler değil bunları normalleştirmeyin
anlık, 04:40 | kaç yaşında adam… herkes sıcacık evlerinde uyurken o; yağmur, soğuk demeden adalet için nöbette… 298 arkadaşımız ve hukuksuzca tutuklanan İmamoğlu ve diğer siyasiler serbest bırakılsın diye, hak ve hukuk yerini bulsun diye, hepimizin hakkı için…
“biz razıyız”
bunları unutma
- öldürülen kadınları
- salınan tacizcileri ve katilleri
- depremde çadır ve kan satanları
- ihmalden hayatları son bulanları
- soma’da hayatını kaybeden maden işçilerini
- içerdeki 299 genci
- fikirlerini söylediği için ceza alanları, işten çıkarılanları
Mahir Polat hasta olduğu için değil suçsuz olduğu için,
İmamoğlu mağdur olduğu için değil yapılan soruşturmada balkonu salona katmak dışında bir şey bulunamadığı için,
Gençler ailelerinden ayrı olduğu için değil anayasal haklarını kullanıp suçsuz olduğu için serbest bırakılmalı
Prof. Dr. Şenol Babuşçu boykotun etkisini açıkladı:
“Şubat ayı verilerinden hesaplanan günlük ortalama kartlı alışveriş tutarı 49 milyar 474 milyon TL’dir.
Anadolu Ajansı’nın 2 Nisan 2025 günü için açıkladığı kartlı alışveriş verisi 28 milyar TL’dir.
Yorum sizin.”
Artık anayasa, kanun, yargı diye bir şey yok. İktidar bir şeye suç diyor ve o şey anında suç oluyor. Bugün boykot yapmak, yarın kot pantolon giymek, ertesi gün nefes almak suç olabilir. Distopik monarşi.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.
1 yıl önce bugün, 1 milyon oy farkıyla 16 milyon İstanbullu bir kez daha kazanmıştı. Milletin tercihine ancak işine gelince saygı duyan "1 kişi", 1 yılda millet iradesine saldırdıkça saldırdı.
5 ilçe belediye başkanımız tutuklu
2 ilçe belediyemize kayyum atandı
Birçok çalışma arkadaşımız tutuklu
İBB Başkanı olarak ben tutukluyum
"1 kişi" bunları hep haksız, hukuksuz operasyonlarla yaptı.
Bu yapılanlar çok açıkça suçtur, milletin iradesini yok saymaktır. Milli iradeye darbedir. "İstanbul Hukuksuzluğu" net olarak darbedir.
“Yargı bağımsız” diyerek, kafasını kuma sokan herkes de gerçekleri bile bile bu suça ortak olmuştur.
Artık 86 milyon vatandaşımızın hakkı, hukuku ve refahı için yola çıkmış biriyim.
Milletimizin demokrasiye ve adalete olan inancıyla, sevgisi ve tutkusuyla bu bozuk yapıyı bu topraklardan söküp atacağız. Milli iradeye düşmanlaşan bir avuç insanı, yine milli iradenin gücüyle durduracağız.
Türkiye hiç de uzun olmayan bir vadede adil, müreffeh, öngörülebilir bir ülke olacak. 31 Mart’ın yıl dönümünde sizlere çok güzel günleri müjdeliyorum.