Sevgili Barış Terkoğlu’nun 20 yıllık devlet memuru ve şehir plancısı olan eşim Evren Buçan’ın, Şile Belediyesi’ndeki görevinin henüz 3.ayında tutuklandığını ve aradan 1 yıl geçmesine rağmen hâlâ iddianamesinin yazılmadığını kamuoyuyla paylaşması bizim için çok değerliydi.
1 yıldır sürdürdüğümüz adalet arayışında sesimize ses olan, desteğini ve dayanışmasını hiçbir zaman esirgemeyen Barış Terkoğlu’na Buçan ailesi olarak gönülden teşekkür ediyoruz.
@baristerkoglu@tvOnlar
Dr. Ekrem Karakaya'yı sağlıkta şiddet sonucu aramızdan koparılışının dördüncü yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.
Sağlıkta şiddetin son bulduğu, hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının güven içinde çalışabildiği bir sağlık sistemi kuruluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
👇
https://t.co/la5vuA8AVz
AKP'nin korkusundan toplu yapılmasını yasakladığı mezuniyet törenlerine ait görüntüler gelmeye devam ediyor.
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nün mezuniyetinde hocalarımız, AKP'nin Boğaziçi uzantısı Naci İnci yönetiminin açtığı davalar sonucu haksız şekilde 'kamu görevinden çıkarma' cezası alan Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun fotoğraflarıyla sahneye çıktılar.
Muhammed Şahin Yılmaz..
19 yaşında, Yırsan Metal Makina işçisi..
Gaziantep Şehitkamil'de fabrikada forkliftle yük taşırken devrilen aracın altında kalarak hayatını kaybetti..
Bu yıl tespit edebildiğimiz 33.çocuk işçi ölümü..
Beytullah Şahin..
14 yaşında..
Kahramanmaraş Elbistan sanayi sitesinde sabah sularında çalıştığı işyerinde iş makinesinin altında kalarak yaralandı..
Üç gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti..
v/Yerel Haberler
Bu sahne Boğaziçi'nde 5,5 yıldır yaşananların, Naci İnci'nin Boğaziçi Üniversitesi'ni neye dönüştürmek istediğinin en güzel resmi. Bundan güzel anlatılamazdı.
Bunu bir paraşütçüye özel sanmayın. Tümü aynı bezden dokunmuş. +++
Adını doğru koyalım: Bu kepazeliktir. Sorumlusu da doğrudan Naci İnci'dir.
@MNaciinci ölü taklidi yapmayı bıraksın ve derhal bu kişiyi Boğaziçi Üniversitesi'nden atsın. Kendisini de birlikte. @YuksekogretimK@erolozvar@MedyaBogazici
+++
Sayın ahalimiz, dün Silivri’de çok ağır şeyler yaşandı. Mahkeme heyeti 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğim diye ateş saçtı.
15 aydır tutuklu olan Ekrem Başkan’ın ifadesini ve dolayısıyla savunma hakkını kısıtlıyor, sorgu sırasını değiştiriyor.
Davanın Ekrem Başkan’dan sonra en çok suçlanan isimlerinden ve dinlenecek son tutuklu olan Fatih Keleş’in sorgusunu 10 Ağustos’ta başlayacak olan 2. celseye atıyor (Bu son derece marjinal bir durum).
Öyle ki Ekrem Başkan’ın “9 Temmuz’da değil de 14 Temmuz’da bitirirseniz hepimiz ve avukatlarımız hazırladığımız savunmalarımızı yapabileceğiz” demesine ve 5 gün gibi kısacık bir süre talep etmesine rağmen Heyet -asla anlayamadığımız bir şekilde- 9 Temmuz’da bitireceğim diye adeta gözü dönmüşçesine Ekrem Başkan dahil bir kısım meslektaşımızı, milletvekillerimizi ve izleyicileri duruşmadan men etti.
Bizler de duruşmayı terk ettik. Bir avuç insan dışında.
Bunun üzerine, Murat Ongun’un avukatının kalan savunması dinlenmedi, kesildi, sıradaki tutuklu alındı, onun da tansiyonu 19’a çıktı hastaneye kaldırıldı, ardından bir sonraki tutukluya geçildi.
Şimdi hepimiz kara kara düşünüyoruz; kalan son 1 tutukluyu dinlemeyecek kadar, 15 aydır bugünü bekleyen 2500 yılla yargılanan tutsaklarımızın hepi topu 2’şer 3’er günlük savunmalarını bile dinlemeyecek kadar, savunma haklarını ellerinden alacak kadar, savunmanın bütünlüğünü paramparça edecek kadar ne oldu?
9 Temmuz’dan sonra ne olacak?
Deniz Göktaş’ı hepimiz çok seviyoruz, yaşadıkları, her birimize yaşatılan her haksızlık kadar bizleri etkiledi fakat dikkati azıcık da Silivri’ye çevirmenizi rica etsem ayıp etmiş olur muyum?
Çünkü çoğunlukla farkında olmasak da fırtınanın gözündeyiz fakat en zifiri kısmına henüz girmedik. Bunu yazmaktaki amacım ise olan bitene dair farkındalığı uyandırmaktan ibarettir.
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Ters kelepçe istisnai bir işlemdir; kaçma şüphesi yüksek, kolluk kuvvetine direnen, zarar verme riski bulunanlar takılır.
Eğer ardındaki saik tahkir ise, ters kelepçe, #DenizGöktaş 'ı sevip takdir edenlerin duygu ve düşüncelerinde milim olumsuz etki doğurmaz.
Dolayısıyla yapılan, sözün, mizahın gücüne gözdağıdır.