30 Senemiz Başörtüsü Tartışmasıyla Geçti!
"Gençlere bu tuhaf geliyor ama bu konu 30 sene tartışıldı. 30 senede bir rektör de çıkıp bizim kitap problemimiz var, kütüphanemiz yok demedi."
➖️Prof. Dr. Erhan Afyoncu
Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomore’sinde Leyla’nın İstanbul’a giren Kuvvacıları kurtarıcı değil, kendi hayat tarzını tehdit eden birer “yaban” olarak algılaması; İstanbul burjuvazisinin Anadolu halkından ne denli koptuğunun çarpıcı bir yansımasıdır. Halkın büyük kısmı için “kurtuluş” anlamı taşıyan bir durumun Leyla tarafından bir tehdit olarak görülmesi, dönemin toplumsal kırılmasını bütün açıklığıyla sergiler.
O günden bugüne bakıldığında ise durumun pek de değişmediği, hatta etkisinin artık yalnızca İstanbul’un Beyoğlu, Şişli ve Nişantaşı gibi semtlerle sınırlı kalmayıp ülkenin genel siyasal ve kültürel dokusuna kadar yayıldığı görülür. İşgal döneminin hâlinden memnun İstanbul burjuvazisi, yeni kurulan cumhuriyetimize de ilk yıllarından itibaren sızmış; bu eski dönem elitleri, cumhuriyetle birlikte kendilerine birer “cumhuriyetçi” rolü biçerek, cumhuriyetin temellerinde yalnızca kendi çıkarlarını gözeten bir etki alanı oluşturmuştur. Zaman zaman kritik anlarda ortaya çıkıp devrim sürecini lehlerine şekillendiren bu çevreler, böylece çoğunluğun temsilcisi olan Anadolu halkının değil, azınlık durumundaki burjuvazinin fikirlerinin ülkenin siyasal ve kültürel yönelimlerinde belirleyici olmasını sağlamıştır.
🎥 Video: @jeandpardaillan
#YakupKadri
#SodomveGomore
#TürkTarihi
#CumhuriyetTarihi
#EmrahSafaGürkan
#ESG
Yusuf Halaçoğlu: (1915 olayları hakkında)
"Ermeniler başarsaydı ve bir devlet kursalardı bugün soykırım diyecekler miydi? Boston'daki Taşnak arşivleri neden açık değil?, Boston'daki arşivler açıldığında her şey ortaya çıkacak. Ermeniler durup dururken sürgün edilmediler."
MSÜ Rektörü Prof.Dr.Erhan Afyoncu Hoca ile şahsen tanışma ve ruberu görüşme fırsatım olmasa da, kendisinin ilmi hassasiyetleri ve fikir dünyasındaki duruşu son derece kıymetlidir.
Düşüncelerimiz, ortak bir zeminde buluşmakta; bu minvalde, hocamızın çabasını takdirle karşıladığımı ve kendisine tam destek verdiğimi ifade etmek isterim.
Umarım yolları her daim açık, başarıları daim olur.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu'yu kırk yıldır tanırım. Çok değerli bir tarihçidir. Çok calışkandır. Üstlendiği her görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Milli değerlere bağlılığı da ayrıca takdire değer. Kısaca, Erhan Afyoncu adamdır.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
"Türkiye'de tek bir canlı fikir grubu var o da Kürtçülük. Yazılan kitaplar, ve makalelerle bölücülüğün ideolojik altyapısını oluşturuyorlar. Bizim bununla terör sahasında mücadele ettiğimiz gibi aynı zamanda fikri dünyada da mücadele etmemiz gerekiyor."
Çevrecilik Safsatası!
"Çevrecilik dediğiniz, gelişmiş ülkelerin gelişmemiş ülkelerin gelişmesini engellemek için ortaya attığı bir sistemdir. Ülkemizin milli menfaatlerini baltalamak için bunu kullanıyorlar."
- Prof. Dr. Erhan. Afyoncu
Ülke olarak öyle bir sürece girdik ki Kürtler'in varlığının inkar edildiği dönemden Türkiyeli kavramı ile Türkler'in varlığının inkar edilmeye çalışıldığı bir dönemdeyiz.
Umarım bu süreç, son zamanlarda ülkeye yönelen iç tehditlerden bizi uyaran Erhan Hoca'yı da yemez.
AK Partili Mehmet Metiner'den, “Biz Türkiyeli değil Türk’üz” diyen Erhan Afyoncu’ya:
— Süreci sabote etmektedir. Tek otorite gibi parmak sallayıcı dil kullanamazsınız.
— İslam’a aykırıdır.
— MSÜ’de subaylar böyle yetişirse Türkiye Yüzyılı hayal olur. (Yeni Şafak)
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
"2010'lu yıllardan itibaren Türk SİHA’ları savaş anlayışını değiştirip yeni bir savaş konsepti geliştirdi. Dünyanın yeni dönemine harp sanayii alanında geride değil, önde giriyoruz."
Kıbrıs Barış Harekatı, sadece o dönemde gerçekleşmiş başarılı bir harekattan ibaret değildir. Aynı zamanda bir önemi de İslam dünyasının ve Türkler'in 20. yüzyılda uzun yıllar sonra Hristiyanlar'dan kaybettiği bir toprağı tekrar geri alabilmesidir.
Osmanlı Devleti Başlangıçta Alevi Miydi?
"Eğer bunu söylerseniz Selçuklu medreselerini görmezden gelmeniz gerekir. Anadolu'daki sünni yapıyı da görmezden gelmeniz gerekir. Büyük Selçuklular sünni ve hanefiydi. Osmanlılar da bunun bir parçasıdır."
- Prof. Dr. Tufan Gündüz
Pelin Batu'nun Kurban Bayramı İle İlgili Düşüncesi
" Keşke yasaklansa hayvanların gelenek denilerek kesiliyor olması benim içimi acıtıyor. Hz. İbrahim zamanında yaşamıyoruz. Günümüzde birçok insan var ve bu insanların en temel ihtiyacı et değil.
Özür Dilemek Demek Dedem Katildir Demektir!
" Özür dilemek demek benim dedem katildi demektir. Ermeni meselesinde özür dilediğiniz taktirde soykrım tezlerini kabul etmiş olursunuz.
Bir tane Yunan, Rum veya Bulgar'ın biz Türkler ile beraber yaşıuorduk onları Mora'dan, Serez'den niye gönderdik? Biz bunları sürdük, öldürdük camilerini yok ettik diyen var mı?
- Prof. Dr. Erhan Afyoncu
Evvelce Gidenlerin Ruhu Şad Olsun🇹🇷
Albay Erhan Altunok'un askeri lisede öğretmenken öğrencisi olan ve daha sonra Pençe- Kartal 2 Harekatı'nda şehit olan P. Kpmd.Yzb. Burak Coşkun ile yaşadığı duygulandıran anısı.
Türkiyeli kimliği tarihte hepimiz Osmanlıyız diyerek geçmişte denendi ama tutmadı. Bir devletin ana bir omurgası olur ana omurganın yanında farklı dinden, farklı gruptan ve farklı mezhepten insanlar olur ama o ülkenin ana bir çatısı olur.