Claude Fable 5 will be available again globally tomorrow.
After a series of productive conversations with the US government, we're redeploying the model with a new set of classifiers to target and block more cybersecurity tasks. In the near term, some routine tasks like coding and debugging will fall back to Opus 4.8. We’ll continue to refine these classifiers over the coming weeks to reduce false positives and better distinguish genuine misuse from legitimate requests.
We’ve also begun drafting a consensus framework—with Amazon, Microsoft, Google, and other Glasswing partners—for assessing the severity of AI jailbreaks and how AI developers should respond to them. We invite other industry partners and model providers to join us in this effort.
Finally, we’re scaling up our collaboration with the US government on model testing and safeguards. This will include pre-release access to models and safeguards for evaluation, information sharing on jailbreaks and misuse, and dedicated resources for joint research.
Thank you to our users for your patience, and to our partners across the government, industry, and the research community who worked alongside us to make Fable 5 available again.
Read our full blog: https://t.co/VHyum831ri
Depremde yıkılan İhsan Bayram Sitesi davası: Müteahhit ve inşaat mühendisine 22 yıl 6 ay, kamu görevlisine 9 yıl hapis cezası
Adana'da 6 Şubat depremlerinde 82 kişinin hayatını kaybettiği İhsan Bayram Sitesi C Blok davasında karar açıklandı.
Mahkeme heyeti, müteahhit ve inşaat mühendisine "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 ay, dönemin imar müdürüne 9 yıl hapis cezası verdi.
Müşteki avukatı Nazan Akça Subaşı, "82 kişi hayatını kaybetti ancak her ölüm başına, her cenaze başına bir yıl bile hapis cezası verilmedi. Başka insanlar ölmesin, depremlerde aynı mağduriyetler yeniden yaşanmasın diye bu konuda yasal bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz" dedi.
https://t.co/3FIVD45SGb
Deprem suçlularınıda kapsayan ve bu kadar masum insanın katili olan suçluların içeriden çıkmasına sebebiyet verecek düzenlemeye ve değişikliğe HAYIR! #27maddehayır
#27maddehayır#11pakettoplumakarası
11.Yargı paketi ile ilgili kamuoyuna açıklamamızdır.
Teklifin 27. maddesi, “suçun türüne bakılmaksızın” ve “ceza infaz kurumunda bulunması koşulu aranmaksızın” erken salıverme imkânı getirmesi nedeniyle, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan yargılanan tüm deprem sorumlularını kapsamına alacaktır. Bu durumun deprem davalarına etkileri son derece ağır olacaktır
Teklifteki erken tahliye ve denetimli serbestlik hükümleri yürürlüğe girerse:
Müteahhitler,
Fenni mesul ve proje sorumluları,
Belediyelerde imza atan teknik personel,
Denetim kurumları yöneticileri,
ceza almadan ya da ceza alsalar dahi yatarı olmadan, hatta hiç cezaevine girmeden süreci tamamlayabileceklerdir.
6 Şubat Depremleri sonrasında açılan yüzlerce dava henüz sonuçlanmamışken böyle bir düzenlemenin getirilmesi:
Devam eden davaları anlamsızlaştıracak,
Cezaların infaz edilmesini imkânsız hale getirecek,
Zaten zor ilerleyen soruşturma ve yargı süreçlerini sonuçsuz bırakacaktır.
Dolayısıyla 2023 depremlerinde 53 binden fazla insanın ölümünden sorumlu olanlar, yargılama sonucunda hüküm alsalar bile bu af niteliğindeki düzenlemeden yararlanabilecektir.
Deprem suçlarında cezalandırmanın temel amacı yalnızca geçmişi telafi etmek değil, aynı zamanda geleceği korumaktır.
Cezasızlık kültürü:
Müteahhitleri maliyet düşürme adına risk almaya,
Belediyeleri denetimsizliğe,
Yapı denetim şirketlerini sorumluluktan kaçmaya teşvik eder.
Bu düzenleme yürürlüğe girerse, gelecekteki depremlerde çok daha ağır sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü fail için artık “ceza tehdidi” kalmayacaktır. Bu teklif vatandaşın yaşam hakkını pazarlık konusu yapmak demektir.
Bu madde geçerse:
Depremde yakınlarını kaybeden ailelere “adalet” yerine bir kez daha ölüm reva görülmüş olacak.
Cezasızlık, yeni suçların önünü açacak; yeni felaketlerin altına imza atılacak.
“Hesap verebilirlik” diye bir kavram kalmayacak.
Türkiye, deprem suçlarında bir “af” ile yüzleşmeyi kaldırmaz.
Bu madde, açıkça ve net biçimde topluma karşı işlenen bir adaletsizliktir.
Adalet Peşinde Aileleri
6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybedenlerin, sorumluların cezalandırılması için hukuk mücadelesi yürüten Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan randevu talep ediyor.
Depremde yakınlarını kaybeden Döne Kaya:
"Bakan Tunç mahkeme salonlarına gelip gözlem yapmalı. Platformumuzun sosyal medya hesabında duruşma tarihlerini paylaşıyoruz. Kendisi bilmiyorsa, oradan bakıp duruşmalarımıza gelebilir."
Depremde yakınlarını kaybeden Oğuz Soyubey:
"Bizim dosyalarımız hızlı ilerlemiyor. Buyurun, bize bir randevu verin; hangi dosyalarda, nerelerde eksikler olduğunu raporlayıp sunalım."
Depremde yakınlarını kaybeden Arzu Yurdal Atılgan:
"Bakanın aslında burada olması lazımdı, bize destek olması gerekirdi. Adalet Bakanı'nın yeri, adalet arayan ailelerin yanı olmalıdır."
6 Şubat depremlerinin üzerinden bin gün geçti...
Hatay Buket Apartmanı'nda anne, baba ve iki kardeşini kaybeden İbrahim Çeribaşı, "Hala davalarımız devam ediyor. Sanıkların tutuklu yargılanmasını, gerekli cezaları almalarını istiyorum. Biz orada sadece annemizi, babamızı, kardeşlerimizi, komşularımızı değil; hayatımızı da kaybettik. Tüm yaşanmışlıklarımızı, çocukluğumuzu kaybettik" diye konuştu.
Aynı binada eşini kaybeden Zeynep Hoşer de gözyaşları içerisinde, "İki çocuğum hala babalarını soruyorlar. Adaletin yerine gelmesini istiyorum" dedi.
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 14 kişinin hayatını kaybettiği Alya Uçar Apartmanı'na ilişkin ikinci duruşma yapıldı.
Müteahhit Hikmet Günsay, savunmasında “Yan bina yıkılarak benim binam da yıkıldı. Kusurum yok" dedi.
Binada oğlunu kaybeden Alev Demirok ise binanın yapım aşamasında çöktüğünü ve sekiz ay mühürlü kaldığını ileri sürerek, konunun araştırılmasını talep etti.
Mahkeme, sanıkların tutuklanma taleplerini reddederken, binanın mühürlenme iddiası ile ilgili olarak Antakya Belediyesi'ne yazı yazılmasına karar verdi.
https://t.co/DSaPJcsjvk
@BurcuOzkaya21
Ece Üner: Türk askerinin başına çuval geçirenin verdiği nişanı kabul edenin Genelkurmay Başkanı, Amerika'nın madalyasını red edenin suçlu olduğu bir ülke Türkiye. Maalesef!"
#orkunözelleryalnızdeğildir