Banu Avar’dan dikkat çeken uyarı:
“Yakın gelecekte PKK kadrolarının Türkiye’nin her yerinde, işgal
İstanbul’unda (1918-1923) şenlenen azınlıkları hatırlatan bir şımarıklıkla taşkınlık yaptıklarını, kindar bir tutumla yurttaşları taciz ettiklerini göreceğiz.”
🇹🇷 Cihat Yaycı :
BUGÜN 10 AĞUSTOS…
Bundan tam 106 yıl önce, 10 Ağustos 1920’de, Türk Milletine Sevr dayatıldı.
Anadolu’yu bölük pörçük eden, Türk Milletini kendi vatanında sıkıştırmayı, egemenliğini parçalamayı ve Türkiye’yi etnik temelde bölmeyi hedefleyen o metin imzalandı.
Fakat Türk Milleti Sevr’i kabul etmedi.
106 yıl sonra bugün, yeni bir Sevr anlayışını “demokratikleşme”, “barış”, “kardeşlik” gibi kulağa hoş gelen kavramlarla Türk Milletine kabul ettirmeye çalışanlar varsa şunu iyi bilmelidir:
Türk Milleti dün kabul etmediğini bugün de kabul etmeyecektir. Unutmayacak, affetmeyecektir.
10 Ağustos 1920’de önümüze konulan Sevr’i Türk Milleti yırtıp tarihin çöplüğüne attı.
10 Ağustos 2026’da bize düşen görev ise Sevr’in ruhunun; hangi isimle, hangi kavramla, hangi siyasi söylemle ve hangi hukuki ambalajla olursa olsun yeniden bu topraklara sokulmasına izin vermemektir.
Sevr’in adı değişebilir.
Türk Milletinin cevabı değişmez.
@VolkanOkcuoglu Neden filistini katmıyorlar içine.
Neden iranı.
Yarın olası savaş durumunda.
Sünni ile şiileri birbirine kırdıracak olan abd çekirdek çitleyerek izliyecek bu durumu..?
@erbakanfatih 1-Neden çekimser kalıyorsun.
TUTARSIZLIK DEĞİLMİ.
Ya Türk milletinden yana olursun
Ya teröristlere af getirenlerden yana.
40 Bin insanımızı katlettiler.
Askerlerimizi polislerimizi koruyucularımızı sivil yurttaşlarımızı
Bombalarla paramparça ettiler.
PKK bir terör örgütüdür; bizim için haindir!
Siyasi gündem ve şartlar ne olursa olsun, duruşumuz dün de belliydi, bugün de bellidir.
Geçmişte yürütülen çözüm sürecinde, “İnanmayın, güvenmeyin; haine güvenilmez!” dedik. Bugün de aynı kararlılıkla söylüyoruz.
Çocukları katleden, polislerimizi ve askerlerimizi şehit eden, masum vatandaşlarımızın canına kıyan, ormanlarımızı yakan bu terör yapılanması daima karşımızda olacaktır.
Vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin birliği uğruna verdiğimiz mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz!
Ne mutlu Türk’üm diyene! 🇹🇷
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@yenipartiyiz
Çocuklarımızı öldürdüler.
Askerlerimizi polislerimizi bombalarla paramparça ettiler.
40 bin insanımızı hayattan kopardılar
Yarın Amerikanın isteği üzerine pkk katillere afmı getireceksiniz.;
Yılların Ceza Hukuku Hocası Prof. Dr. İzzet Özgenç @izzetoezgenc açılım sürecinin başladığı 2024 yılının ekim ayından bu yana toplumu ve ilgilileri uyarıyor.
TBMM'ye alelacele getirilen ve Adalet Komisyonu'ndan geçen/geçirilen bu çerçeve yasanın kabul edilerek uygulamaya girmesi halinde ortaya çıkacak sorunları herkesin anlayacağı şekilde anlatıyor. Meselenin hem hukuki açıdan yanlışlarına dikkat çekiyor hem de açacağı/yaratacağı toplumsal yaraları ortaya koyuyor.
Sırf Türkiye devletine düşmanlık etmek ve zarar vermek amacıyla onlarca yıldır özellikle güya müttefikimiz Batılı devletlerin himayesinde faaliyet gösteren bir narko-terör örgütü güvenlik kuvvetlerimizin eşsiz vatanseverlik duygularıyla yaptığı mücadele sonucunda büyük ölçüde çökertilmiş ve ABD/İsrail'in bölgede Kürt devleti kurma projesi özellikle İran'ın direnişi karşısında kartondan ev gibi dağılmışken Türkiye bu ölüyü canlandırmaya neden kalkıştı/kalkışıyor?
Bir dönem daha seçimi kazanabilmek amacıyla bu terör örgütünü ülkenin anayasal yapısı üzerinde oldukça etkili hale getirecek böyle bir girişim yıllar içinde pek tabiiki iyilikle anılmayacaktır.
İran geçen haftalarda ve özellikle 13 gün savaşında PKK/PJAK başta olmak üzere Barzani ve Talabani güçleri de dahil olmak üzere bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne kasdeden bütün grupları adeta biçerek çok kutuplu dünyada bu örgütlerin yeri olamayacağını göstermişken 'biz ne yapıyoruz' diye kendimize sormamız gerekmez/mi?