Ankara NATO Zirvesine hazırlanırken sormak gerekiyor: Dünyanın en güçlü orduları askeri sağlık sistemine gözü gibi bakarken, biz neden 100 yıllık birikimimizi lağvettik?
NATO üyesi 32 ülke arasında askeri hastanesi bulunmayan sadece iki ülke var: Türkiye ve İzlanda.
KAAN, SİHA, MİLGEM gibi stratejik projelerimizle ne kadar gurur duyuyorsak, cephedeki askerimizin can güvencesi olan askeri sağlık sisteminin yokluğuyla da o kadar hicap duyuyoruz.
Savunma sadece teknolojiyle değil, askeri tababetle bir bütündür!
#askerihastaneler #askerisağlık #gata #gülhaneaskeritıpakademisi #nato
NATO Zirvesi öncesi Ankara'da görmek istemediğiniz gerçekleri bariyerlerle çevirmek kolay.
Zor olan, NATO'nun en büyük ordularından birine sahip Türkiye'nin neden hâlâ askeri hastanesiz olduğunu açıklamak!
Gösterişi bırakın, tarihi eksikliği giderin. Kanun teklifini getirin, destekleyelim.
#askerihastaneler #gata #gülhaneaskeritıpakademisi
“Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, denizlerimiz üzerindeki tam egemenliğimizi simgeleyen 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı kutluyorum.
Mavi vatanın her damlasında emek, mücadele ve bağımsızlık vardır! 🌊🚢
#KabotajBayramı
#1Temmuz
Mayıs 2023’te atanmalarına rağmen idari süreçler ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle ancak Eylül 2023’te göreve başlatılan sözleşmeli öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve mazerete bağlı yer değiştirme başvuru hakkının tanınması konusunu ısrarla dile getirmiştik.
Bakanlığın bugünkü duyurusuna göre 1 Eylül 2023’te göreve başlayan ve süre şartı nedeniyle yaz dönemi mazeret tayinine başvuramayan sözleşmeli öğretmenler için Eylül ayında özel bir duyuru yayınlanacak. Duyuruya göre Bakanlık, yasal süresini Eylül’de dolduracak öğretmenlerin aile bütünlüğü talepleri için özel başvuru hakkı tanıyacak.
Bakanlığın bu durumda olan sözleşmeli öğretmenlerimiz için Eylül ayında yapılacağını açıkladığı özel duyuru sürecinin de takipçisi olacağız.
Kılıçlı yemin gerekçe gösterilerek ihraç edilen Tabur Komutanı Yarbay Halit Türkoğlu ve komutanlarımız için “Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezasının hukuka uygun olmadığı ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği değerlendirmeyle verilen göreve iade kararları, askeri onurun ve adaletin gereğiydi.
Sırada haksız yere mağdur edilen genç teğmenlerimiz var. Umuyoruz ki bu karar bir emsal oluşturarak, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen o pırıl pırıl gençlerin de bir an önce yuvalarına, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dönmesinin önünü açar. 🇹🇷
Çiğli Ana Jet Üssü’nün taşınması gibi yüksek düzeyde askeri, lojistik ve jeopolitik planlama gerektiren bir devlet kararının kamuoyuna açıklanması ne zamandan beri siyasi partilerin yerel yöneticilerine ihale edildi?
Milli güvenlik stratejileri, iktidarın yerel yöneticileri üzerinden "müjde" devşireceği bir iç siyaset malzemesi değildir!
Devlette kurumsal ciddiyet ve askeri teamül esastır.
Konuyu TBMM gündemine taşıyarak Milli Savunma Bakanlığı’na yazılı soru önergemizi verdik.
Milli Savunma Bakanlığı bu sessizliğini bozmalı ve kamuoyunu derhal şeffaf bir şekilde bilgilendirmelidir!
⚒Doruk Madencilik İşçileri Yalnız Değildir!
📌 Üç bakanlığın güvencesine rağmen verilen sözler tutulmadı, işçilere alacakları yatırılmadı
📌 Yine Ankara'ya gelip seslerini duyurmak isteyen işçilerin ayarladıkları otobüsler geri çekildi.
📌 Kendi çabalarıyla gelmeye çalışan işçiler güzergah boyunca her 10 kilometrede bir polis kontrolüne maruz bırakıldı.
📌 Madenciler haklarını alamadı. Bayramı çocuklarına harçlık veremeden geçirdi.
Devletin gözetiminde yapılan anlaşmanın gereği neden yerine getirilmedi? İşçilerin alın terinin karşılığı neden hâlâ ödenmiyor? Üç bakanlık bir holdinge söz geçiremiyor mu?
Madenciler lütuf değil, kendi emeklerinin karşılığını istiyor.
#MadencilerAyakta #DorukMadencilik
📍KDZ. EREĞLİ
Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek hemşehrilerimiz ve sağlık çalışanlarımızla bayramlaştık.
Tedavi gören tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor; bayram günlerinde de büyük bir özveriyle görevlerinin başında olan sağlık çalışanlarımıza emekleri ve fedakârlıkları için yürekten teşekkür ediyorum.
2023 Temmuz ayında çalışan memura verilen seyyaren zam aynı kanuna tabi olmalarına rağmen yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisine yansıtılmadı.
Bu durum çalışan memurla emekli memur arasındaki gelir uçurumunu derinleştirmiş, sosyal devlet ve sosyal güvenlik hakkı ilkelerine aykırılık oluşturmuştur!
Meclisi bu adaletsizliği gidermeye ve memur emeklilerimizin sesi olmaya davet ediyorum!
#memur #seyyanenzam #memuraseyyanenzam #chp #zonguldak
Bu ülkenin yarınlarına olan inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü biz; zor zamanlarda kenetlenen, dayanışmayı büyüten, milletinin derdini kendi derdi bilen, memleketi için omuz omuza veren büyük bir milletiz.
Artık, ülkemizin kirli siyasetin gölgesinden kurtulduğu, hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, demokrasinin güçlendiği bir geleceği hep birlikte kurmak zorundayız.
Birlikte çalışıyor, birlikte mücadele ediyoruz.
Ve Türkiye’ye hep birlikte umut olacağız.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.
@eczozgurozel@mansuryavas06@CAOIletisim1
❗️Sığır eti üretiminde Avrupa’da birinciyiz!
👉Öyleyse neden dünyanın en pahalı etini biz yiyoruz?
👉Neden bizde et fiyatları sınır komşularımızın 2 katı?
👉Neden Macaristan ve Polonya’dan milyarlarca lira verip karkas et ve canlı hayvan ithal ediyorsunuz?
👉Neden Sayın Cumhurbaşkanı “ekonominin sorumlusu benim ben” dedikten sonra dana eti fiyatına %1400 zam geldi?
Kamu hastanelerinde çalışan MR, tomografi, laboratuvar ve özellikle sterilizasyon personeli güvenceli çalışma istiyor.
Taşeron sisteminde düşük ücret, iş güvencesizliği ve sınırlı haklarla çalışan bu emekçiler, halk sağlığı için kritik bir görevi üstleniyor. Sterilizasyondaki en küçük hata bile ciddi enfeksiyon riskleri doğurabilir.
Bu yüzden talepleri net:
👉 Eşit işe eşit ücret
👉 Kadrolu istihdam
Daha güvenli ve nitelikli bir sağlık sistemi için: Sağlıkta taşeron olmaz!
📍ZONGULDAK / Kdz. Ereğli
Sahadayız!
Genel Başkanımızın talimatıyla 81 ilde, 973 ilçede başlattığımız saha çalışmamız kapsamında Kdz. Ereğli Belediye Meclis üyelerimizle birlikte Atatürk Bulvarı (Ofis Yolu) ve Kışla Sanayi’nde esnaflarımızı ziyaret ederek hem hal hatır sorduk hem de talep ve önerilerini dinledik.
En büyük sorunun geçim derdi olduğu bu ortamda; geçim yoksa seçim var diyoruz!
Üretenin, emek verenin yanında olmaya; sorunları yerinde dinleyip çözüm için çalışmaya devam edeceğiz. Bu kara düzeni omuz omuza beraber değiştireceğiz.
#CHPSahada
#zonguldak
#kdzereğli̇
#SahaÇalışması
Kardeşlerim;
Londra’dan gelen market fiyatlarını paylaşıyorum.
Temel gıda sepeti yapalım.
Kıyaslamak için 1 poundu 61 lira alalım.
Girelim markete…
1 kg pirinç 2.79 £,
1 kg un 1.19 £,
1 kg dana eti 10.99 £,
1 kg tavuk göğsü 4.49 £,
1 kg tam yağlı süt 1.49 £,
1 litre ayçiçek yağı 2.19 £,
1 kg toz şeker 1.49 £,
800 gr beyaz peynir 8.39 £,
500 gr makarna 1.39 £,
500 gr çay 4.99 £.
400 gr bezelye konservesi 0.99 £,
200 gram tereyağı 3.29 £,
12’li yumurta 3.79 £.
Toplam: 47.47 £.
Bu sepet 2 bin 896 TL.
Şimdi gelelim memlekete.
Tüm illerimizde olan bir zincir marketin web sitesinden aynı sepeti yapalım.
Muadilleriyle kıyaslayalım.
1 kg pirinç 165 TL,
1 kg un 50 TL,
1 kg dana eti 1100 TL,
1 kg tavuk göğsü 370 TL,
1 kg tam yağlı süt 105 TL,
1 litre ayçiçek yağı 175 TL,
1 kg toz şeker 45 TL,
1 kg beyaz peynir (800 gramı) 275 TL,
500 gr makarna 35 TL,
500 gr çay 170 TL,
670 gr bezelye konservesi (400 gramı) 51 TL
200 gram tereyağı 200 TL,
2 adet 6’lı yumurta 114 TL,
Toplam: 2 bin 855 TL.
Bu sepet 46.8 £.
Savaştaki İran’da market fiyatlarını gündeme getirdiğimde, pek çok ürün alım gücüne rağmen bile Türkiye’de daha pahalıyken satın alma paritesini öne sürenler olmuştu.
Londra’da savaş yok.
Alım gücü ortada.
Türkiye’de haftalık 45 saat karşılığı kazanılan aylık asgari ücret 28 bin 75 TL.
Londra’da saatlik asgari ücret (Londra Yaşam Ücreti) 14,8 £.
Yani Londra’da asgari ücretlinin bir aylık net geliri yaklaşık 135 bin TL.
Londralı 5 misli fazla kazanıyor.
Ama aynı sepet için bizimle aynı parayı ödüyor.
Bu işte bir terslik yok mu?
Londra finansın başkenti.
Yaşam maliyeti endekslerinde; dünyanın en pahalı şehirleri arasında.
Buna rağmen aynı temel ihtiyaç sepeti için;
Londra’da 3 saat çalışıyorsun.
Türkiye’de 18 saat.
Bu işte bir terslik yok mu?
Un ihracatında dünya lideriyiz.
Un bizde 50 lira, Londra’da 72 lira.
Yumurta ihracatında dünya üçüncüsüyüz.
Yumurtanın tanesi ortalama 9-10 lira, Londra’da 20-25 lira.
Ayçiçek yağı ihracatında dünya dördüncüsüyüz.
Ayçiçeği bizde 175 lira, Londra’da 134 lira.
Çay üretiminde dünya beşincisiyiz.
Çay burada 170 lira, Londra’da 304 lira.
Türkiye’de tarladan çıkan ürün binlerce kilometre öteye gidiyor.
Nakliyesi, gümrüğü, vergisi…
Fiyatlar eklene eklene, Londra’daki rafa çıkıyor.
Türkiye’deki vatandaşın kendi ülkesinde üretilen ürünü alım gücü, o ürünü ithal eden Londralıdan katbekat daha düşük.
Bu işte bir terslik yok mu?
Türkiye’de 17.5 milyon sığır var.
Birleşik Krallık’ta 9.3 milyon.
Bizde 46 milyon koyun var.
Onlarda 30 milyon.
Mera alanı bizde daha çok.
Hayvan burada, mera burada…
Ama et İngilizin tabağında.
Bu işte terslik yok mu?
Birleşik Krallık’ta gıda enflasyonu %3.7.
Haydi, o gelişmiş ülke…
Çatışma altındaki;
Lübnan’da %19.4.
Filistin’de %16.4.
Ukrayna’da %9.5.
Somali’de %7.8.
Bizde, TÜİK’e göre bile, %32.3.
Bu işte terslik yok mu?
Kardeşlerim;
Londra ile Türkiye arasında elbette fark vardır.
Bu farkın adı AKP’dir.
AKP iktidara dün gelmedi.
23 yıldır tarımı ve hayvancılığı yönetiyor.
23 yıldır ücretleri belirliyor.
Sonunda tablo ortada…
Emeğimiz ucuz.
Soframız pahalı.
Meksikalı gibi kazanıyor,
Londralı gibi harcıyoruz.
Tekrar ediyorum:
Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.
190 km yol yürüdüler…
Polis ablukası, biber gazı…
Boyun eğmediler!
Çocuklarının rızkı için
Ölmek var dönmek yok dediler!
Ellerinde baretleri, ekmek davası için çıplak bedenlerini açlığa ve betona yatıran maden işçileri kazandı!
Direne direne zafere yürüdüler.
Emek kazanır, alın teri kazanır!
Dün akşam Halk Tv ekranlarında Doruk Madencilik işçilerinin direnişini ve Büyük Madenci Yürüyüşü'nü konuştuk.
Doruk Madencilik işçileri 9 günde Eskişehir’den Ankara’ya yürüyerek geldiler.
Yürüyüş 13 Nisan’da başladı. Direniş 15. Gününü doldurdu. 5 aydır maaş alamıyorlar. Tazminatlarına çökülmüş. 23 Nisan’da çocukları Eskişehir’den Ankara’ya babalarının yanına geldiler.
Cumhurbaşkanı suskun. Bakanlar suskun. Sebahattin Yıldız’a kimse tek laf etmedi. TMSF susuyor.
TMSF başkanı bu iş adamına kömür madeni ve termik santrali işçinin maaşını ödeyecek garantileri almadan mı verdi?
Yasalara göre öncelikli olarak işçilerin birikmiş alacakları, kıdem tazminatlarının ödenmesi, özlük haklarının garanti altına alınması gerekirdi.
Kömür yataklarına ne kadar bedel biçildi?
Bu yatak iş adamına bedava mı verildi?
Bu yatakların asıl sahibi TKİ bu konuda açıklama yapmıyor.
Mevcut elektrik fiyatlarına göre Yunus Emre Elektrik Santrali’nin yıllık karının 250-300 milyon TL olması gerekiyor.
Yılda 300 milyon karla çalışan şirket işçinin maaşını nasıl ödeyemiyor?
Madenci pazar alışverişi için hazırladıkları küçük alışveriş listesini paylaşıyor. Listede 1 kg domates, 1 kg salatalık, 3-4 kg patates, 4-5 limon, 1 demet maydanoz ve 1 kg soğan var. Madenci bunları bile alamadım diyor.
Patronların isteklerini ikiletmeden yerine getiren devlet büyükleri!
Aylardır maaşını alamayan, evine ekmek götüremeyen bu emekçileri görmüyor musunuz?
#MadencininHakkınıVer
#Madenci8GündürAç
#DorukMadencilikİşçininHakkınıÖde
Staj ve Çıraklık Sigortasının emeklilik hesabında dikkate alınması talebine “gelecek nesillerin imkanlarından çalmak” diyorsunuz ya…
Nihat Zeybekci, mesele gerçekten gelecekse, biraz aynaya bakmak gerekmiyor mu?
Bugün staj ve çıraklık mağdurları, genç yaşta çalışmış, üretmiş ama emeklilikte yok sayılmış insanlar. Onların hakkını teslim etmek mi gelecekten çalmak?
Yoksa yıllarca sürecek yükler altına sokulan kamu bütçesi mi?
Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli… Geçiş garantileri tutmazsa farkı halk ödüyor. Üstelik yıllarca, döviz üzerinden.
Havalimanları için verilen yolcu garantileri… Şehir hastanelerinde nesiller boyu sürecek kira ve hizmet bedelleri…
Bunlar gelecek nesillerin sırtına yük değil mi?
Talan ettiğiniz ormanlarımız, rant hırsınız uğruna kirlettiğiniz sularımız, bu ülkenin tarihi dokusunu bu uğurda alt üst etmiş ve etmekte olmanız gelecek nesillerin imkanlarından çalmak değil mi?
Bu ülkede kaynak sorunu değil, kaynakların bölüşüm sorunu var.
Gelecek nesilleri korumak istiyorsanız çözüm basit! Kaynakle adil kullanılacak, garantili projelerle belli kesimlere para aktarmaktan vazgeçilecek, emekçinin hakkını geciktirilmeyecek!
Stajyerken, çırakken çalıştırılan gençler bu ülkenin yükünü omuzladı. Onlara verilen sigorta numarası var ama emeklilikte yok sayılıyor. Bu çelişkiyi düzeltmek bir lütuf değil, hakkın teslimidir.
#StajaÇırağaAdalet
#StajyerÇıraklarınHakkınıGaspEttiniz
#StajaÇırağaHakVerin
@CirakStajFED
Kahramanmaraşımızda yaşanan acı olayın ardından bugün TBMM’de Araştırma Komisyonu Kuruldu. Bunun üzerine bende Meclis Genel Kurulunda konuşma yaparak, Ayla öğretmen ve öğrencilerimizin anısına kürsüye karanfil bıraktım. Zaman zaman konuşmakta zorlansam da yüreğimizi dağlayan olayı dile getirdim. Konuşmamın sonunda ise evlatlarımızın anısına saygı duruşunda bulundum…
ELEKTRİĞE VE DOĞALGAZA %25 ZAM!
Bugünden itibaren geçerli olmak üzere elektriğe ve doğalgaza %25 zam yapılacağı açıklandı.
Karadeniz’de doğalgaz “müjdeleri” anlatılırken bugün vatandaş zam yağmuru altında bırakılıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler ve Trump dönemi Amerika politikalarının yarattığı belirsizlikler karşısında net bir enerji stratejisi ortaya koyamayan iktidar, dış politikadaki bu kırılganlığı yine vatandaşın sırtına yüklüyor.
Enflasyonu TÜİK eliyle düşük açıklayanlar aynı gün enerji zamları ile aklımızla alay ediyorlar.
Dağıtım Bedeli 2022 aralık ayında 0.33 liraydı, bugün 2.42 lira. Konutlarda kullanılan Doğalgazın m3 fiyatı 2022 yılında 4.8 liraydı, bugün 1. Kademe 10.625 lira 2. Kademe 18 lira. 2023-2026 arasında geçen 3 yılda ne yaşandı da vatandaşlarımız bu fahiş zamlarla karşı karşıya bırakıldı?
Özellikle elektrik faturalarında artışın kaynağı enerji değil, doğrudan dağıtım bedelleri; yani vatandaşın ödediği her 100 liranın büyük kısmı bu şirketlerin kasasına gidiyor.
Soruyoruz: Neden bu şirketler fedakârlık yapmıyor da her kriz fırsata çevrilip faturalar kabartılıyor?
Bu tablo açık: Vatandaş değil, yandaş dağıtım şirketleri korunuyor.
Siz vatandaşa müjde vermeyin!