Gazeteciye gözaltı…
Komedyene gözaltı..
Belediye başkanına gözaltı..
İnsanları otele doldurup yakanlar,havalimanında insan katledenler, 6 yaşında öz kızını evlendiren cemaatçi serbest…
Ne yüzyılıydı?
Bu düzen böyle gitmez, çünkü sistemin en büyük açığı bir kez daha ortaya çıktı.
Bir iktidar neden bir komedyenden bu kadar korkar?
Ekonomik krizi çözemiyorlar. Adaleti sağlayamıyorlar. Hukuku koruyamıyorlar.
Ama bir komedyene operasyon yapacak kadar hızlı refleks gösteriyorlar.
Çünkü otoriter sistemlerin en büyük kabusu kahkahadır. İnsanlar gülmeye başladığında, korku duvarı yıkılır.
Şu an bu ülkede en tehlikeli silah mikrofon, en büyük suç ise güldürürken gerçeği söylemek.
Şunu çok iyi bilin: Gözaltına aldığınız şey bir sahne gösterisi değil, Türkiye'nin ifade özgürlüğüdür.
Komedyenleri susturarak gerçeği yok edemezsiniz.
@babaerens@mehmetbrksn Siyasal İslam’ı hayali literatürlere bağlamak sadece temel tarih ve sosyoloji bilgisinden yoksun olduğunu gösterir. Dinin siyasi güç ve ideoloji için kullanılması evrensel bir gerçekliktir, kendi dogmalarınla bükemezsin. Bildiğin her şey baştan aşağı yanlış ve çarpıtma.
💥 Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde neler yaptığı anlatıldı:
“Uzun zamandır içerde neler yaptığımı merak ediyordu herkes. Ben de dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sesimi yapay zeka ile duyurabiliyorum.
Bu yazı Ramazan öncesi yazıldı şimdi yayınlanabiliyor. Kahvaltımı sahur gibi düşünebilirsiniz.”
Günlük rutini
• Sabah ilk duyduğu ses avlunun demir kapısının sert kilit açılışı oluyor; gardiyanlarla selamlaşarak güne başlıyor.
• Biraz esneme ve hafif hareketlerle güne devam ediyor, ardından kahvaltısını hazırlayıp çayını içerek haberleri kısa bir bakışla takip ediyor.
• Avukatı geldiğinde günlük ziyaretçi programını gözden geçirip görüşme notlarını ve çalışma raporlarını toparlıyor.
• Günlük rutinini avulada 15–20 dakika yürüyüş ile tamamlıyor.
• Spor için sabahı beklemiyor; gün içinde mat üstünde ya da pencere demirlerine dönük şekilde yarı şınav, bacak, bel, boyun, omuz hareketleri yapıyor ve günde 2–3 tur yürümeye çalışıyor.
• Haftada bir açık sahada tek başına futbol topuyla yürüyüş/koşu yapıyor.
• Hapishanede kapalı alan 12 m², açık alan 24 m² büyüklüğünde olduğunu belirtiyor.
Yediği yemekler
• Yemek seçme huyu olmadığını söylüyor; kahvaltısını çeşitlendirmeye çalışıyor: peynir, zeytin, çay, haşlanmış yumurta, bazı günler bal ve az zeytinyağıyla bir dilim ekmek.
• Elektrikli su ısıtıcısı üzerinde kavurma veya ton balıklı salata yaparak sofrayı renklendirmeye çalıştığını aktarıyor.
• Ayda bir de olsa tüm tutuklular için balık öğünü verilmesini önerdiğini belirtiyor.
Okuduğu kitaplar
• Birden fazla kitabı aynı anda okuduğunu ifade ediyor:
• Ayn Rand – Yaşamak İstiyorum
• Ahmet Ümit – Patasana
• Ayşe Kulin – Veda
• Akşam 22.00–24.00 arası romanlara zaman ayırıyor.
• Gün içinde ayrıca Bilsay Kuruç – Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi kitabını okuyor ve tavsiye ediyor.
• Okumaya devam ettiği diğer kitaplar arasında Tanıl Bora – Cereyanlar ve Timur Kuran – Ertelenen Özgürlükler bulunuyor.
• Nutuk’u üçüncü kez okuduğunu ve bu kez çokça not aldığını söylüyor.