Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
İnanç Keskine o kadar üzüldüm ki anlatamam. O boş yatak kahretti beni. Allah ailesine arkadaşlarına sabır versin toprağı bol mekanı cennet olsun. Ayağına taş değmesin Duru hayat seni hiç ağlatmasın inşallah
Belki saf ve iyi niyetli bir inanç gibi gelebilir, ancak ben bir köşede kendi halinde, gerçekten iyi niyetle çalışıp çabalayan insanların bir şekilde korunduğuna inanıyorum. Haklarında yapılan planlar tutmuyor, karşı kötü ittifaklar dağılıyor, yaşam sessizce yardım ediyor onlara.
Belediye başkanı seçiyorsun, tutuklanıyor. Üniversite tercih ediyorsun, kapatılıyor. Konsere bilet alıyorsun, iptal ediliyor. Bira içmeye gidiyorsun, mekan mühürleniyor. Ev tutuyorsun, depremde yıkılıyor. Attığın adım, aldığın nefes için cefa çektirmek üzerine programlanmışlar.
gittiğiniz bar okuduğunuz okul oy verdiğiniz parti bir sabah yerinde olmayabilir ama siz hala bir sıra olduğunu ve size en son geliceğini düşünüyorsunuz
Bir çocuk istismara maruz kalınca, sanayide makineye sıkışıp ölünce, bir kadın eşinden şiddet görüp öldürülünce, faili maçhule kurban gidince ortada yoksunuz. Dandik bir reklam bitinizi kanlandırıyor. Videolar çekip meydana atılıyorsunuz. Hadi kardeşim hadi...
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
Çok öfkeliyim. 24 yıldır tek başına ülkeyi yönetip hiçbir sorumluluğu almayan iktidara, bu zihniyete 24 yıldır hesap sormadan, sorgusuz sualsiz oy verenlere.
Valinin oğlu, emniyet müdürünün oğlu, kızılay başkanının kızı, belediye başkanının oğlu, bilmemneoğlunun oğlu, çakarları sağdan, silahları soldan, şekerleri aynadan. Çöreklenmişler bir halkın üstüne, kurdukları düzen de bu. Çete deyince de kızıyorsunuz.