“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun!
Öğretmenler öldürülüyor ve okullar basılıyor diyoruz…
-Maarif, akademi…
Fatma Nur Çelik öğretmenimiz katledildi.
-Maarif, akademi…
İbrahim Oktugan hocamız katledildi.
-Maarif, akademi…
Bugün başka bir okula silahlı saldırı yapıldı.
-Maarif, akademi…
Bakanlık yetkilileri: Saldırılar karşısında tedbir alacağız.
Sendikalar: Bir gün iş bırakıyoruz.
Sonuç:?
Bir öğretmen, velisinden gelen mesajı şu sözlerle paylaştı:
“Cumartesi dediği bayramın 2. günü. Arama saati 22.15. Bayramın 3. günü de aradı açmadım.
Pazartesi günü bu mesajı atmış. Sanki 400 bin TL’yi okula değil, bana ödüyor.”
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
✍️İnsanların kaderiyle oynamak; sınav sistemlerini durmaksızın değiştirip, sonra 'olmadı' diyerek eskiye dönmek...
Bu bitmek bilmeyen gelgitlerin bedelini ne yazık ki gençler ödüyor. Eğitim sistemi bir yap-boz tahtasına dönüşürken, fatura her zamanki gibi halkın çocuklarına kesiliyor.
Kendi evlatları ayrıcalıklı okullarda okuyan karar vericiler ise ne sorumluluk üstleniyor ne de hesap veriyor.
#AcıAmaGerçek
Akademi Giriş Sınavı (AGS) ile birlikte pedagojik formasyon şartı fiilen kaldırıldı. Eğitim fakültesi mezunları ile fen-edebiyat mezunları öğretmenliğe girişte eşitlendi. Böylece farklı yüzdelik dilimlerle üniversiteye giren, farklı zorluklardan geçen öğrenciler aynı noktada buluşturuldu.
Yıllarca eğitim fakültelerine girebilmek için yüksek puanlar alındı, pedagojik altyapı için emek verildi. Formasyon alabilmek adına şehir değiştiren, maddi ve manevi bedel ödeyen binlerce genç vardı. Bugün gelinen noktada bu emeklerin hiçbir karşılığı kalmadı.
Daha da düşündürücü olan, eğitim fakültelerinin bu süreçteki sessizliği. Eğitim fakültesi mezunu olmak öğretmenlikte bir fark yaratmıyorsa, bir öğrenci neden daha zor olan bu fakülteleri tercih etsin? Giriş yüzdelikleri arasındaki uçurum bu kadar belirginken, eğitim fakültelerinin tercih edilmemesi kaçınılmaz hale gelir.
Bu düzenleme ile pedagojik formasyonun yerini Milli Eğitim Akademisi aldı. Sonuç olarak eğitim fakülteleri öğretmen yetiştiren temel kurum olmaktan çıkıyor, yerini AGS merkezli bir sisteme bırakıyor. Bu gidişat devam ederse, mesele sadece formasyonun kaldırılması değil; eğitim fakültelerinin işlevsizleşmesi olacaktır.
#oeğretmen #eğitim #formasyon
ve daha bir sürü anılmayan sorun varken hedefimiz pakistan mı? bir ülke önce kendine bakıp kendini yüceltmeli, geliştirmeli, kendinden güç bulmalı. Ancak bu şekilde devam edersek sadece eğitimi daha da dibe çeker ve en son çökertiriz.
10 bini Milli Eğitim Akademisine olacak şekilde 25 bin öğretmen atanacak kararı kesinlikle beklentilerinin çok çok altındadır. Bu da demek oluyorki 2024 KPSS ile 15 bin mülakatlı atama, 2025 KPSS ile Milli Eğitim Akademisi’ne 10 bin atama…Yani iki yılda toplam 25 bin atama…
Demek oluyor ki Milli Eğitim Akademileri de POMEM gibi bir yapıda olacak…Sene de 10-15 bin alımlar yapacaksınız…Bu ve benzeri hamlelerinizle yine tarihe geçtiniz sayın bakan…(!)
Unutmayın sayın bakan, bu zamanda yaşattıklarınızı ilerde bugünleri yaşayan öğretmenlerimiz anlatacak…
Rabbim hayırla yâd edilmeyi nasip etsin…
10 bin ags, 15 bin 2024 kpss olacak sekilde iki yilin toplam atama sayısının 25 bin olmasini MUJDE olarak verdiler. Hem de 85 bin ucretli ogretmen varken. Bugun binlerce ogretmenin emeklerini ve umutlarini yok ettiniz
#Kabine68BinÖğretmenAtaması