Ülke gündemini gördükçe kendimi bir karabasanın içinde gibi hissediyorum, hani rüyanda birilerinden kaçmaya çalışırsın ama koşamazsın, bağırmaya çalışırsın sesin çıkmaz ya da bir uçurumdan düşersin ama yardım isteyemezsin ya aynen öyle bir his.
19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Kedilere su kabını koydukça çöpe atanlara da son sözüm içecek bi yudum su bulamayın.
Kusura bakma Atam, insanı sinirlendiriyor bu mahlukatlar.
Bütün clean girllerden özün dilerim ama ben 2000’lerde yaşadığımız hayatı çok özlüyorum. Hazırı olan hiçbir şeyin evde yapılmadığı, pizza, hamburger, birayla beslenilen, geç uyuyup geç uyanılan, kimsenin spor yapmadığı, ayva göbeğin normal kabul edildiği o serkeş hayatı çok özlüyorum. Kimsenin Dysonı yoktu, fakir zengin, çoluk çombalak hepimiz düğünlerde kuaföre gider saçımızı topuz yaptırırdık. Kafamıza sim döker, mavi pembe sedefli farlar sürerdik. Saçlarını boyatan insanlar boyattığı belli olsun isterdi, kim öyle bebek kumrala falan boyatma saçını. Koyu zeminin üstüne çizgi çizgi röfle yapılırdı, bayılırdık hepimiz. Sağlıkmış, Doğallıkmış hiçbir şey umurumda değildi, gezer tozar eglenirdik. Her yerde sigara içilirdi, bira, kola gibi her yerde satılır, herkes elinde bir aile her yerde dolaşırdı. Ben bu yeni çağın sıkıcılığından boğuluyorum. Ben sağlıklı uzun bir ömür istemiyorum, ben eğlenceli bir hayat istiyorum. Magazin izlemenin bile tadı kalmadı, birbirine laf atıyor, çok sevdiğim biri o dediyse doğrudur diyor öbürü de. Git başımdan ya, seni mi izliycem. Ben Alihan’ın Ajdar yumruklamasını izlemek istiyorum, ben Seda Sayan’ın Erol köse dövmesini izlemek istiyorum. Bilmem kim sevgilisiyle Amerika’dan dönerken havaalanında. Bana ne be. Ben havaalanında çocukları kaçırırken yakalanan Rafet Él roman tuğba altıntop kavgası izlemek istiyorum.
Daha önce de yazmıştım. Türkiye’deki ücretli yıllık izin yokluğu, bayramların manevi değerini düşürüyor. Avrupada mesela herkesin bolca yıllık izni var. Kafasına göre uygun zamanlarda tatil yapıyor. Noelde de ailesiyle zaman geçiriyor.
Bizde yıllık izin yok. Onun yerine uzun bayram tatili var. O yüzden insanlar bayramı mecburen tatil fırsatı olarak görüyor.
Ben inançlı biri değilim ama kültürel olarak bayramları ve aileyle zaman geçirme ritüellerini anlamlı ve gerekli görüyorum. Bunun içinin boşalması beni rahatsız ediyor.
Şimdiki gençler Türk Telekom'un eskiden AVEA olduğuna şaşırıyor, biz Aycell ve Aria'nın birleştiği gün televizyonda çıkan reklamı bile hatırlıyoruz. Vallahi yaşlandık sanırım...
hiçbir şey hissetmeden, "adet yerini bulsun" diye yapılan, hepsi birbirinin aynısı instagram gönderilerine saygı duymuyorum. ben böyle felaket yıldönümlerinde öfkenin harlanmasından, hesabın sorulmasının hatırlatılmasından yanayım. göz göre göre ölen insanların, ölmeyip de hala daha çadırlarda sürünen insanların hakkı için hesap sorun!