Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Az önce MHP Grup Başkanvekili Sayın Erkan Akçay Beyefendi ile uzun ve verimli bir görüşme gerçekleştirdim.
Atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları, engelli öğretmenler başta olmak üzere tüm mağdurların gözü ve kulağı Cumhur İttifakı'nda.
Bu kapsamda, Filiz Hanım'ın kanun teklifinin akıbeti dahil olmak üzere konunun hocalarımızla bir kez daha değerlendirilmesini istirham ettim.
Sayın Akçay, "Bu hafta değil ama önümüzdeki hafta olur" ifadesini kullandı.
Tüm öğretmenlerimiz adına kendilerine teşekkür ediyorum.
İnşallah önümüzdeki hafta milyonların beklediği olumlu gelişmelere vesile olacak bir sonuç ortaya çıkar.
NOT: Umutlu muyum?
Umut etmekten korkuyorum..
Bu konuda çabalayan tüm yetkililere teşekkür ederim.
@TalipGeylan06@zuhal_karakoc Milliyetçi Hareket Partisinin ve Türk Eğitim Sen'in göz önünde yaptıkları çalışmaları öğretmenler asla unutmayacak. Her zaman mağduriyetimizi göz önünde tutarak destek olduğunuz için çok teşekkür ederiz.
2024 KPSS kanunun görüşülmesi ve sayının artarak onaylanmasını bekliyor.
Ne yapmam gerek peki?
(...)
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,���Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun!
(...)
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… Tek başına. Özgür olmak. Dünyaya kendi gözlerinle bakmak. Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak. Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak.
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
İsteyince Ay’a bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
(...)
Cyrano De Bergerac
#RüştüAsyalı
Bizler 2024 KPSS sınavında başarı elde etmek için masa başında aylarca emek verdik. Ve o başarıyı elde ettik. 👏🏻
Peki ne oldu?
Bu başarılar karşılıksız kaldı, emeklerimiz heba edildi. 3 yılımızı 2024 KPSS puanı için heba ettik. 😔
Bu sorunun çözümü 1000 kontenjan değildir!
Bizler 25.000 ek atama talep ediyoruz.
Sayın Devlet Bahçeli'nin talebi karşılıksız kalmamalıdır. 🙏🏻
@RTErdogan@dbdevletbahceli@PrfDrFilizKilic@Yusuf__Tekin
#MebBinDeğilEk25BinSonKpss
#CbSözüSonKpssEk25BinMeb
Benimde bir duam var, kabul olmasını en çok istediğim duam.
Son üç yıldır her kandil gecesinde, her namazımda, her orucumda, her Kuran okuyuşumda ettiğim tek dua;
"Allahım öğretmen olarak atanmayı öncelikle hakkımda hayırlı eyle devamında da en tez vakitte kavuşmayı nasip eyle."
Şimdilerde bu duayı emek veren, çaba gösteren, başarı sağlamış bu süreçte tanıdığım tanımadığım tüm öğretmen arkadaşlarım için de yapıyorum.
Allahım sen bu mübarek gecede duamı, dualarımızı kabul eyle...🤲🏻
2024 KPSS’de yüksek puan alan fakat kısıtlı kontenjanlar nedeniyle ataması yapılmayan arkadaşlarımız için duyarlı davranarak girişimde bulunan ve kapı aralayan @PrfDrFilizKilic başkanıma meslektaşlarım adına çok teşekkür ediyorum.
Rabbim ondan razı olsun.
Şimdi ise Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan dan beklentimiz, bu sayıyı genç meslektaşlarımızın mağduriyetini giderecek bir kontenjana çıkarmasıdır.
Genç öğretmenlerimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın bu beklentiye kayıtsız kalmayacağına inanıyor.
@tcbestepe@HMBakanligi@tcmeb
@adryktncntrklr@pygmalionetkisi Bir yerde görmedim hocam bakanımızın 2024'e ek atama ya da ek kontenjan meselesine sıcak bakmadığını MEB'e yakın bir isimden duydum.