No posts about work.
SRE @Akamai. Physics enthusiast. Ankara Fen Lisesi, @METU_ODTU (BSc), @EPFL (MSc), @nyutandon (PhD) alum. Getting more cynical with age.
Nobel-prize-winning chemist Omar Yaghi has left the United States for a full-time position at Tsinghua University in Beijing, China, where he will lead a new AI-assisted materials discovery institute.
https://t.co/D4PCjBBCkx
@06melihgokcek Şu paylaştığım resme bak anlarsın aslında nolmuş. Bütün batıyı karşısına alıp Kıbrıs’ı kurtarmış heykeli dikilse beton yetmeyecek Ecevit’e iftira atıp anısıyla dalga geçmek anca size yakışır. Siz Amerika geliyor diye bașkenti hayalet şehre çevirenlerin peşinden devam.
Yaş haddinden hapis cezası alamayacak bir insanı bile cezaevine gönderdiler, inanılmaz.
65 yaş üstü teröristler bile yaş haddinden serbest kaldı, yazıklar olsun.
TSK’da mesai sırasında rütbeli personellerin bütün gün odalarında ve revirde çay-sigara yaparak seks, kumar ve bahis muhabbetleri çevirmesinden, erlere yapılan mobbingten, tedavileri aksatmalarından ve tarihi geçmiş ilaçların kullanılmasından rahatsız ve şikayetçi olan genç doktor Efran Tumaris Usul, kendisi hakkında başlatılan disiplin soruşturmaları ile TSK’dan ihraç edildi.
Bülent Ecevit gibi siyasete zarafet ve vakar kazandırmış bir şahsiyetin, şu fotoğraf karesi üzerinden sürekli alaya alınmasını asla hazmedemiyorum.
Bülent Ecevit; ABD'nin açık tehditlerine, dönemin komuta kademesindeki kimi çekincelere ve tüm diplomatik baskılara meydan okuyarak Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirmiş; Türk milletinin izzetinefsi ve devletimizin vakarı mevzubahis olduğunda, yeryüzündeki hiçbir tazyike ve hiçbir odağa boyun eğmeyeceğimizi tarihin hafızasına kazımış bir devlet adamıdır.
Öyle ki, dönemin ABD'li diplomatlarından William Macomber, harekat karşısındaki şaşkınlığını gizleyemeyerek Ecevit'e, "İnanamıyorum Sayın Ecevit. Sizin gibi insancıl ve şair ruhlu bir insan, böyle kararlı ve amansız bir harekâta nasıl girişebilir?" demekten kendini alamamıştır. Bu itiraf, merhum Ecevit'in barışçıl ruhunun arkasındaki çelikten iradenin en somut belgesidir.
Hülasa dış politika, yüzeysel bir propagandadan ibaret olan anlık fotoğraf kareleriyle anlamlandırılamaz; zira diplomatik akıl bu kadar ucuz değildir.
Ancak illa bir fotoğraf karesi üzerinden konuşmak, bir güç gösterisi aramak istiyorsanız; size ufuk açması niyetiyle arşivimdeki şu görseli sizlere armağan ediyorum. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz...
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde.
Mahkemedeki beyanında ‘kuyu tipi hapishane’yi şöyle anlatmıştı:
“‘Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan? Beş metrekare avlusunu 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz. Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat Sayın Başkan. O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da kuyu tipi hapishane deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum”
Şimdi Deniz Göktaş da orada!
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
#MizahıHapsedemezsiniz
Deniz Göktaş, Çorlu’daki Kartepe F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.
Av. Naim Eminoğlu bu cezaevinin kuyu tipi olduğunu açıklamıştı.
📌 Kuyu tipi: aşırı izole, yer altına gömülmüş, dar ve insan onuruna aykırı cezaevleri.