Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.
Türkiye’nin sakin gücü, birleştirici lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’a geliyor!
İstanbul’u yeniden CHP’li belediyecilikle buluşturan siyasi iradenin mimarı, milyonların umudu ve demokrasi mücadelesinin sembol ismi hemşehrileriyle buluşuyor.
İstanbul tek yürek, Genel Başkanını bekliyor!
25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde gerçekleşecek büyük buluşmada sen de yerini al.
Birlik için, dayanışma için, umut için...
Seni bekliyoruz Sayın Genel Başkanım!
Merhaba @ozngndgdu ; takipleşmek bir hukuk mudur; bana size böyle 1 çağrı yapma hakkı verir mi bilmiyorum ama belli ki @krmzkedikitap ve @halukhepkon 'un o civarlardasınız. Biz sesleniyoruz duyulmuyor, siz söyler misiniz KİTAPLARIN TÜM GELİRİNİN AİLEYE BIRAKILMASINI BEKLİYORUZ.
Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorsunuz demek… Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği KÜRSÜ DIŞINDA okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını, aynı sizin gibi hiçbir aksiyonundan pişman olmayanların uygulattığı iğrenç, insanlık onurunu yok edecek işkencelerle geçirdikten sonra, daha sıçramadan derin bir uyku uyuyamazken yeniden mahkum oldu. Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü. Susmak istiyordum çünkü size laf atmak konforlu. Siz en basit olansınız, en kolay bölümsünüz. Katıldığınız programda Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini arka arkaya kullanmaya hiç utanmadığınız için susamadım. 78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız.
Tutuklu İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten maddi açıdan zor durumda. Kredi ile alınmış evi ve arabası vardı. Borcu ödeyemeyince arabasını satmış. Bu arada bebekleri dünyaya gelmiş. Hiç gelirleri yok. Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Adı Müjde Kuşu. Alalım, aldıralım👇
‘Bütün fatura öğretmenler mi kesiliyor?’
‘Eğitim sisteminin kronik sorunu aslında aile’ mi?
İlhami abi sen söyle, biz başka ülkede miydik? He, başka yerde mi dayak yedik biz? Uzaklarda mı yedik de geldik?
AYNI YERDEYİZ BE!
Bugün, yakın zamanda açılan tahtakale tarzı bir dükkâna girdim. Kermes için pet ambalaj kabı sordum. Elinde olmadığını söyledi. Sonra da "Hanım da bugün aynı kaptan sormuştu. Kızımız okuldaki kermes için istemiş." dedi.
Merak edip hangi okul olduğunu sordum. Adam çocuğunun okulunun adını söyleyemedi. Yanındaki oğluna dönüp "Ebru'nun okulu hangisiydi?" diye sordu.
Bu basit olay bile eğitimdeki önemli bir çelişkiyi gösteriyor:
Bir tarafta çocuğunun her adımını kontrol eden helikopter aileler, diğer tarafta çocuğunun hangi okula gittiğini bilmeyecek kadar ilgisiz veliler.
Sonra da eğitimin bütün sorunlarının faturası öğretmenlere kesiliyor.
Oysa eğitim sistemimizin kronik sorunlarından biri de bizzat ailenin kendisi.
LGS sonrası yaşanan tartışmalar bunu bir kez daha gösterdi. Soruların kalitesinden çok ailelerin beklentileri konuşuldu. Hatta bugün sosyal medyaya düşen bir videoda, 5 yanlış yaptığı için öz kızını zorbalayan matematik öğretmeni bir anneyi dinledik.
Bir tarafta ilgisizlik, diğer tarafta baskı.
Çocuğun ihtiyacı olan şey ise bunların hiçbiri.
LGS gerçekten öğrenciler için mi bu kadar önemli, yoksa aileler için mi?
#LGS2026