Zorla uyuşturucu verilerek cinsel istismarda bulunulan ve katledilen Selime Bağcı için annesi Arife Balcı adelet istiyor:
“Kızım Selime’ye rızası dışında uyuşturucu verdiler, fuhuşa zorlayıp uçurumdan aşağı attılar.
Devlet büyüklerine sözü geçen birileri var. Kızımı adli tıpa götürmediler, otopsi yaptırmadılar.”
Makamlar sizin, sokaklar, parklar, meydanlar bizim!
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türkiye’de siyasetçilere gereksiz bir hürmet etme durumu var. Kim bu insanlar ki? Niye hak ediyorlar bunu? Cumhuriyet dediğin yerde bu insanların herhangi bir vatandaşa göre daha özel bir konumu olamaz. Bu tiplere fazlaca özelmiş gibi muamele etmek halkı kul köle konumuna itiyor.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Reklamı beğenmeyebilirsiniz, kimse hayvan sevmek zorunda da değil ancak haddinizi bileceksiniz, kendi hayatınızla ilgileneceksiniz, başkalarının kimin ve neyin annesi olacağına, onu bunu yasaklayarak siz karar veremezsiniz.
Türlü türlü dertleri olan milyonlarca insan var, evladı olmayan binlerce insan var, o hayvanlara anne, baba olarak hayata tutunuyorlar, bir kez etrafınızda sizin dünyanız dışında insanların da var olduğunu görün artık, bıktık artık bunların herkesin hayatına yön verme merakından, insan ruhu bilmezliğinden, kabalığından, hadsizliğinden…
MADENCİNİN ELİNİ TUT — Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding‘e bağlı madende aylarca ödenmeyen ücret alacaklarını, TMSF devri öncesi ve sonrası gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, halihazırda çalışanlara rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılmasını, sendikal mücadele nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesini, iş güvenliği önlemlerinin alınmasını ve madenin kamulaştırılmasını talep ederek Ankara’ya yürüyüş başlattılar; 9 günde yaklaşık 190 km yol yürüyüp 20 Nisan’da, BUGÜN, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne ulaştılar, orada polis müdahalesine rağmen “Açız, yoksuluz, çıplağız”, “Biz sizi ısıttık, siz bizi üşütmeyin” sloganlarıyla oturma eylemi ve açlık grevine başladılar.
İşçi ve emekçilerin yanındayız.
Haklı mücadelelerinde sonuç alına dek gündemde tutacağız.
#MadencininEliniTut
"Çocuğum evde aç kaldı. Ben geri dönersem çocuğum bana ne diyecek?"
"Ben açım, aç. İki tane çocuğum var. İkisine de okula harçlık veremiyorum ben, napıcam? İstersen beni nezarete götür, istersen beni burada öldür."
Madencinin sesini duy. Sömürü düzenine karşı ayağa kalk!
#MadencininEliniTut
📹 Video haber: İbrahim Türk (@Turkibrahim0)
Bu fotoğrafta gördüğünüz benim kızım Işıl Öykü Dinç. 18 Mayıs 2025'te bir trafik cinayetinde kızımı benden çaldılar! Akp MKYK üyesi TÜRGEV yönetim kurulu üyesi Av. Fatih Sadullah Selman dosyaya dahil olduktan sonra
⚫ 3 günde 3 savcı değişti neden?
⚫ Çarpan şahıslar memur olmadığı halde Memur Suçları Soruşturma Bürosu 1 günde bomboş dosyaya iddianame hazırladı neden?
⚫ HSK 4 gün içinde tahliye edildiği için hakim hakkında "oybirliği" ile soruşturma başlattı ve bu soruşturma 5 aydır tamamlanmadı neden?
Bugün kızımın 3. Davası görüldü. Geçen hafta tanık olarak dinlenen Ağrı'da ki polis memurunun verdiği ifadede biz olay yerine gittiğimizde Selamiçeşme ekibi oradaydı cümlesinin Ağrı yazmanı tarafından Selami Çeşme şeklinde yazmasindan ötürü hakim 9 Nisan'da Pendik ilçe emniyet müdürlüğüne Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde bir evrak gönderdi :) Pendik ilçe emniyet müdürlüğü ise böyle bir polis memuru olmadığını ve Selamiçeşme'nin Kadıköy ilçesinde bir karakol adı olduğunu bildirir evrakı mahkemeye teslim etti. Aynı hakim Kadıköy ilçe emniyet müdürlüğüne "Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde tekrar bir evrak gönderdi. Bu bizim aklımızla dalga geçmektir. Bu kızımın dosyasının savsaklanarak okunmadan gelişigüzel hazırlandığının bir kanıtıdır. Bu durumda ne yapacaksınız? @abakingurlek@adalet_bakanlik
Yine bugün duruşmada dinlenen olay yeri tutanağını hazırlayan polislerin çelişki dolu ifadeleri, yalan beyanlarda bulunmaları neticesinde kanuni hakkımızı kullanarak bu polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı söylemek isterim. Delil karartmak, sahte evrak düzenlemek ve görevi kötüye kullanmak suçlarının hepsi işlenmiş ve bunlar mahkeme tutanağına geçmiştir. Kaldı ki 1.5km boyunca 3 MOBESE direğinde ki toplam 15 kamera şoförü nasıl tespit edemez? Bu durumda siz nasil bir yaptırım yapacaksınız? @TC_icisleri@mustafaciftcitr
Kızıma çarpan şahıslar yoğun bakım hemşiresi olduğu halde 112'yi aramadiklarini, kızıma mudahele etmediklerini ve polise sağlık çalışanı olduklarının bilgisini vermedikleri hatta polis otosunda gayet rahat bir şekilde telefonları ile ilgilendikleri ve ellerinde kelepçe bulunmadığı sanık beyanı ve polis ifadeleri ile yine mahkeme tutanaklarına geçmiştir.
Bu adaletsizlik kamunun adalete olan inancını derinden sarsmaktadır. Kızımın adaleti için susmayacağım. Trafik cinayetlerinde ödül gibi verilen cezaları kabul etmiyorum etmeyeceğim!
#ışılöyküdinçiçinadalet
Bu iki kişinin yönettiği ülkede günde 3 kadın, 6 işçi öldürülüyor.
Ülkenin yarısı açlık sınırı altındaki asgari ücretle, kalan yarısı az üzerinde hayal bile kuramadan, hayatta kalmak için çalışıyor.
Şehirlerinin %80’i-90’i maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Ormanları yanıyor, dereleri kuruyor, denetlenmeyen yurtlarında, otellerinde insanlar yanarak ölüyor.
Sağlık parayla, eğitim parayla, adalet bile parayla!
Bu iki kişinin yönettiği ülkede çocuklar yarı aç gittikleri, geçtim güvenliği görevliyi tuvaletlerinde bir sabun olmayan okullarda, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış, insanlıktan çıkmış, çıkartılmış başka çocuklar tarafından bir gün değil iki gün üst üste katlediliyor.
Ama bu iki kişi çıkıp acının siyaseti olmaz diyor.
Acının siyaseti olmaz mı?
Peki.
Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin yaşattığı acılar oluyor ama, hem de çok büyük oluyor.
Cover repertuvarıyla dolan sahneler, müzisyene kalıcı bir kimlik kazandırır mı?
Bugün birçok müzisyen kendi şarkılarını üretirken, sahnede başkalarının şarkılarını söylemeyi tercih ediyor. Dinleyici alışkanlıklarından mekân politikalarına kadar uzanan bu döngüde sahne, giderek bir “konser” olmaktan çıkıp tanıdık şarkıların tekrar edildiği bir performansa dönüşüyor.
Oysa bir müzisyenin gerçek karşılığı, kendi bestesinde saklı. Çünkü sahne, müzisyeni kendi şarkısıyla tanıtma gücüne sahip en etkili alan.
Yeni müzik, ancak ona yer açıldığında var olabilir.
📍 Yazımın tamamı, Müzik Yorumcuları Meslek Birliği’nin dergisi Yorumcu’da…
https://t.co/lvW8EPHDgp
_____
@muyorbir@caliskanisil
Ben Yeşim Akbaş
Polis lojmanında polis kurşunuyla katledildim
Cinayetimin üstü kapatıldı intihar dendi
Ben hayatı çok seviyordum intihar etmedim tıbbi olarakta kanıtlandı bu
Beni unutmayın YeşimAkbaş DosyasıAçılsın diyin olurmu
Yalanlar, iftiralar, kumpaslar…
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızın yargılandığı İBB davasına dair tüm gerçekleri öğrenmek ister misiniz?
“İstanbul Yargılıyor” web sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/oQAr3WEG5n
Web: https://t.co/xie9Hi4ZQj
İsimden bağımsız...
Türkiye’nin tartışmasız en popüler muhalif siyasetçisiydi.
Son seçimde Cumhurbaşkanı adayı olması için çağrılar yapılıyordu, olmadı…
Seçim kaybedildikten sonra kolları sıvayıp adaylık yolculuğunu başlattı.
İstanbul Belediyesi’ni 2 kere kazandı. 6 yıl İstanbul’u yönetti.
Olası bir seçimde kazanma olasılığı en yüksek görülen cumhurbaşkanı adayıydı.
Diploması tartışmalı biçimde iptal edildi. Bu karara direnen dekan istifa etti.
Diploması iptal edildikten 1 gün sonra gözaltına alındı. O günden bu yana kendisini görmüyoruz. Sosyal medya hesapları bile yasaklandı.
Kendisini gözaltına alıp, hakkında iddianame yazan kişi, bu suçlamalara karar verecek hakimi atayan kurumun başına geçirildi, Adalet Bakanı yapıldı. Suçlamayı yönelten kararı verecek olanı atayabiliyor…
Bu dava belleklerden 10 yıllarca silinmez, gelecek on yıllar boyunca unutulacak bir travma değil bu!
355 gündür hapiste!
Yarın ilk kez hakim karşısında…