Vergilerimizle finanse edilen kamu yayıncısı TRT’nin, Türk ulusunun lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümünde eğlence yayınları yapması kabul edilemez ve saygısızlıktır. Bunu sıradan bir denk geliş olarak görmüyorum.
Neyi kutluyorsunuz!!!
Kamu yayıncılığının sorumluluğu; toplumsal hassasiyeti gözetmek, milli değerleri hiçe saymamak ve yayın politikasıyla millete örnek olmaktır. Bu yayın anlayışını protesto ediyor ve RTÜK’e resmi şikayetimi iletiyorum. Sonucun ne olacağını tahmin ediyoruz; ancak ben yine de vatandaşlık görevimi yerine getiriyorum.
@rtukkurumsal@Danis_Mehmet_@trt1
Gördüğünüz bu reklam filmi İstanbul’da faaliyet gösteren Alterna Gıda tarafından ilave şeker ve katkı maddesi içermeyen Züber ürünlerine ait. Reklam filminde yapay aroma verici, yapay tatlandırıcı, rafine şeker ya da türevleri ile nişasta bazlı şekerler içermeyen Züber ürünlerinin “gerçek atıştırmalık” sloganıyla tanıtımı yapılıyor. Film boyunca özellikle yaşadığımız dönemdeki yapay filtrelere, sosyal medyadaki sahte paylaşımlara, influencerların yapay hayatlarına ve reklam klişelerine de göndermeler yer alıyor.
Bu reklam filminin yayınlandığı anda, birileri bundan rahatsız oluyor. Türkiye’nin en zengini diye ortalarda dolaşan fakat fındıklı diye sattığı ürünlerine fındık aromalarını, çikolata aromalarını da hatta yoğurt aromalarını yakıştıranlar bu filmi durdurmak için harekete geçiyor.
Soluğu da daha önce Gıda Dedektifi’ni şikayet ederek orantısız ve dayanaksız ceza kestirdikleri Ticaret Bakanlığı Reklam kurulu’nda alıyor!
İşte bugün, bu reklam filmi Ülker’in şikayeti üzerine resmen durduruluyor! Gerçek olamaz demeyin.
Gerçek tam karşınızda!
İçerik okuyun, daha iyisini talep edin ve bilinçlenin, yoksa gerçeklerle yüzleştiğinizde çok geç olabilir.
#NeYediğiniziBilin
Velinin öğrencinin yanlış yönlendirmesi nedeniyle olayla ilgisi olmayan başka bir öğretmeni darp ettiği öğrenildi.
Bu tokat tüm Öğretmenlere atılmıştır!
Milli Eğitim Bakanlığı ve Sendikalar olayın peşini bırakmamalı!!!
YSK, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 31 Mart'taki Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde görevlendirilen memur üyelerin eğitimi için yapılan toplantıda, görevli öğretmenlere hakaret edildiği iddiasıyla ilgili inceleme başlattı.
Yalnız orada ses çıkarmadan oturan öğretmenler de bu ayıbın parçasıdır.
Yetmedi mi sessizlik?
Şu görüntülerdeki dehşete bakar mısınız? Elini kolunu sallaya sallaya okula giriyor öğretmene şiddet uyguluyor, güvenliğin burnunu kırıyor.
Öğretmenler bu kadar mı savunmasız?
Bu kadar mı korumasız?
Canımızı koruyun. Gerekirse okullara parmak iziyle girilsin.
#SesVerÖğretmenim
Bir kız çocuğunun hayatının babası tarafından nasıl karartılmaya çalışıldığını onun sözlerinden dinleyelim: #BedriBaşaranTutuklansın
"Ben Sevgi, 23 yaşındayım. Şanlıurfa Viranşehirliyim. Kadın sığınma evinde kaldığım için telefon kullanmam yasak. Şu an online dersim olduğu için kullanabiliyorum telefonu. Babamla yıllardır görüşmüyoruz. Annemde kronik böbrek yetmezliği vardı. Babam anneme sen artık benim ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun deyip üstüne kuma getirdi. Kendisi zaten sürekli bize ve hastalığına rağmen anneme şiddet uygulayan biriydi.
Benim annem tek kızmış, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, zaten eğitim de görmemiş hiç. Korktuğu için sürekli susmuş, zaten kendisini koruyacak, savunacak kimsesi de yokmuş. Babam evlendikten sonra bize uyguladığı şiddet daha da arttı. Biz 11 kardeşiz, 8 Kız, 3 erkek şeklinde. Ben küçükken babam ablama şiddet uyguladı, üvey anneme hizmet etmedi diye kafasını kırdı, hastaneye götürdük, 8 tane dikiş atıldı kafasına. Hastanede ablamın darp raporu alınması engellendi, merdivenlerden düştü denildi, ablam da zaten korktuğu için konuşamadı. Babam sürekli bizi eve kitlerdi. Giyimimize karışır, bizi zorla örter, kapatır, okula göndermezdi. Maddi manevi bize asla katkısı olmadı, bizimle sürekli abimiz ilgilenirdi. Kendimiz 5 Kız ve bu abimiz yazları Karadeniz’e fındık toplamaya, Malatya”ya kayısıya gider, sezonluk işlerle kendi geçimimizi sürekli kendimiz sağlardık.
Ben üniversite sınavına gireceğim yıl babam beni zorla amcamın tarlasına çalışmaya gönderdi. Ben de vitiligo var, cilt hastalığı. Güneşte bu yüzden fazla kalmamam gerek. Babam bunu bile bile yaptı. Tüm gün tarlada çalışmak zorunda kaldım, cildim mahvoldu. Akşam eve döndüğümde ise babamın diğer karısı ve kızlarıyla piknikten döndüğünü gördüm. Buna dayanamadım… Annemde kronik böbrek yetmezliğinin yanısıra tansiyon, şeker, kemik erimesi gibi bir takım hastalıkları daha vardı, onun ilaç sepetini alıp intihara teşebbüs ettim. Ben kusmaya başladığımda bile gelip bir güzel beni dövdü, abimin beni hastaneye götürmesine engel oldu, bırakın ölsün dedi. Sonra araya halamlar girince beni yine özellikle örtüp hastaneye götürdüler.
Bu olaylardan sonra üniversite sınavım pek iyi geçmedi, o yaz yine fındığa gittik Karadeniz’e çalışmaya, ordan kazandığım parayla dershaneye gitmek istedim, babam karşı çıktı. Bu arada bu olay ve 2018 yılında gerçekleşti. Babamı dinlemeyip kaydımı yaptım, kaçak göçek gitmeye çalıştım sürekli. Birgün sabah bana “ben sana okula gitmeyeceksin demedim mi” dedi bir güzel yine dövdü beni. Sonra işe gitti, daha doğrusu gittiğini zannettim kalkıp yine gitmek istedim. Peşimden arabayla geldi, çağırdı bin dedi. Beni yine dövüp eve kitleyecekti. Kaçmaya çalıştım, kasten peşinden gelip bana çarptı. Fotoda gözüktüğü gibi kafama dikişler atıldı, kaşım gözüm morardı, hastaneye gittik darp raporu alınmam engellendi, bunu engelleyen AKP'li amcamdı...
Beni annemi öldürmekle tehdit etti, şikayetçi olamadım ki kendisinin silahı var, sürekli onu beline takıp bizim eve gelip tehdit ederdi. Korktuğum için şikayetçi olmadım ve bir dosya daha kapanmış oldu. 3 bin TL'lik ceza aldığını bir hafta içinde öğrendim. Bu olaylardan sonra sosyal hizmetler beni denetlemeye karar verdiler. Babam sırf bundan dolayı korkudan beni üniversiteye göndermek zorunda kaldı. Bu arada babamın bana çarptığı aracı annemin yüksek oranda engelli raporu vardı hastalıklarından dolayı, o belgeyle indirimli şekilde alınmış bir araç. Bunun için zamanında annemi dövüp zorla imza attırmaya götürdü. Anneme sürekli hemşireleri burana şurana ne oldu teyze? Neden mor? Diye sorduğunda annem taşa duvara çarptı demek zorundaydı.
Annemi pandemide kaybettik... Ve aracın tapusunu alabilmek için babam bizden zorla imza almaya çalıştı anneme yaptığı gibi. Ben dayanamadım konuştum, beni darp etti o gün, boğmaya çalıştı. Kadese bastım, polisi aradım zorla. Sonrası malum, aylardır kadın sığınmada kalıyoruz. Urfa’da can güvenliği riskimiz olduğu için nakil yoluyla farklı bir şehre geldik. Burda düzen kurmaya başladık, ablalarımla çalışmaya başladık 5 kız. Birgün iş çıkışı babamızı gördük, meğer bizi arıyormuş. Kendisi zaten aşiret mensubu, elinde silahı peşimizi bırakmıyor. Şu an bizim aşirette namusunu kirletmiş, kaçmış o**rspu kadın rölündeyiz ve bizi öldürmeden peşimizi bırakmayacak. Benim tek amacım annemin sesi olmak, o caniye yıllardır anneme, ablamlarıma ve bana yaşattıklarının cezasını çektirmek ve hala korkan, susan binlerce kadına ses olmak, ilham olmak…"
Bugün vasıfsız ilkokul mezunu İşkur üzerinden kura ile alınan bir işçinin alacağı aylık ödeme 24 bin lira oldu.
Yüksek Lisans mezunu bir memur (hemşire öğretmen vs) aldığı ücret 11-13 bin arasında
Söz bitti!
#İşçiyeVarMemuraYok
Arkadaşlar bu Türkiye Cumhuriyetinin yaşadığı en büyük felaket. 5-10 bin bina yıkılması ne demek? Her bina da gece saat 4’de kaç kişi vardır? Çarpın Çarpın ahh Çarpın off off 😥😔😥😞😞😞😞
Fifth "Legendary Samurice" summoned! 🍚🙀🔥 Like a raging dragon, he keeps on breathing out flames! To celebrate his reveal, we are firing up by giving away 🎟️ 3 Reservation Spots!
🔥 Follow @SamuricesNFT!
🔥 RT, Like, and tag friends!
🔥 Join https://t.co/zM1wTATLqR
36h ⏲️