Hayırlı olsun. O usulsüzlüklerden kâr edenler ödemeyecek tabii; sıktığı deodorant, içtiği meyve suyu için ÖTV ödeyen, sanki çok büyük hizmetler alıyormuşuz gibi dünyanın en pahalı telefon ve araçlarını alan bizler ödeyeceğiz
En az 50 bin insanın öldüğü deprem felaketinde çadır satan, bu yüzden Kızılay başkanlığından istifa eden ve ne hikmetse her şeye rağmen yine de yargılanmayan isim ahlak dersi veriyor. Utanma duygusu neredesin?
Kız çocuklarının okutulmaması gerektiğini ve kadınların çalışarak kazandığı paranın ‘fare zehri’ olduğunu savunan şahıs:
• Kadınlar “Ben kendi ayaklarım üzerinde duracağım” diyor. Sanki bugüne kadar onu maymun gibi ellerinin üzerinde gezdirdik.
• Bir adama sultan olacağına bin tanesine eşeklik yapmak istiyor.
• Bu yüzden kız çocukları okumayacak. Çünkü kadının eve getirdiği para fare zehri gibidir.
• Mesela hosteslere selam verilmez o size selam verse selamı dahi alınmaz. Çünkü saatlerce namahrem erkeklerle yolculuk yapıyor.
• Okul tuvaletlerinden onlarca bebek cenini çıkıyor. Namusunun üzerine kumar mı oynayacaksın?
AHBAP ve Haluk Levent vakası;
Başkentgaz'ın 8 milyon doları Kızılay üzerinden hülleyle Ensar'a, sonra TÜRGEV'e aktararak, Kızılay'ın "vergiden kaçınmaya" aracı olması ile yaratıldı!
Depremde çadır satılması ile yaratıldı!
Devlete güveni zayıflatanların hiç mi kabahati yok?
2 gün önce devre arkadaşım "VAN" da mayın patlaması sonucu şuan hastanede mücadele veriyor. Üsteğmen olmasına 1 ay kala Gazi oldu...
Ailesinin başta haberi olmadığı için haberi olana kadar bu bilgiyi paylaşmadım.
İnsanların ne kadar umrunda onu da bilmiyorum.
Ne bakanlığın resmi hesabı, ne de silahlı kuvvetlerin resmi hesabı bunu duyurma gereği bile duymadı...
Nedenini benden daha iyi biliyorsunuz zaten.
Anladığım kadarıyla artık ne sosyal medya ne de televizyon, yaralanan bir askerimize haberlerde, gündemde yer vermeyi birileri rahatsız olmasın, mevcut süreç "aman" etkilenmesin diye uygun bulmuyor.
Ama kardeşimin etkilenen uzuvları var sizin "aman"larınızdan.
Kim kimle kol kola girdi, kim mehtere ne tepki verdi, menüde neler vardı gündeminizden yer bulabilirseniz, bunu bari ben duyurayım dedim yoksa asla haberiniz olmayacak.
O mayını oraya yerleştirenlerle çözüm arayanlar, çözüm arayanların peşinden gidenler...
Ankarada mayın olmadığı için böyle dertleriniz yok tabi ama, oralarda birileri hala bu tehditle yaşıyor ve yüzleşiyor.
Evet, o çocuk sizleri korumak için oradaydı.
Dualarınızı kardeşimizden esirgemeyiniz, sizden dua istemek; en azından yapabildiğim bu.
İnanın biz de çok isteriz emrolunduğu gibi dosdoğru olmanızı ama işte.
Sadakat arayan adamlara, ayet sallayarak burdayız sinyallemesine bayıldım!Uslu bir çocuk olursanız belki ilerde mitinglerde halka Kuran bile sallayabilirsiniz
Ahlaklı olma,ahlak sat çünkü biz buna değeriz :)
Gerçekten 5-10 kişinin (İttihat ve Terakki'yi kastediyorlar) Osmanlı'yı yıktığını sanan bir topluluk var. Ulusçuluk akımı hiç yayılmamış, Panslavizm politikası güdülmemiş, önlem olarak Tanzimat, Islahat fermanları çıkmamış, Meşrutiyet ilan edilmemiş gibi davranıyorlar. Düyun-ı Umumiye desen Google'a soracak adamlar ona mason buna hain şuna işbirlikçi diyerek gerçekten 600 yıl takır takır çalışan bir imparatorluğun 10 senede yıkıldığına inanıyor.
Dolmabahçe Sarayı’nın yapılma gerekçesi de Topkapı Sarayı’nın Avrupa’dan gelen elçi ve protokol üyelerine karşı yetersiz kalması, demode ve doğulu bulunması, bu yüzden de devlet ricalinin misafirlere karşı mahcubiyet duymasıydı. Bu sebeplerle o döneme kadar Osmanlı’da pek görülmemiş olan Batı tarzı mimariyle yapıldı Dolmabahçe Sarayı, bu sayede Avrupalı bir devlet gibi kabul edilmek amaçlandı ve o günkü parayla 5 milyon Sterlin’lik bir inşa maliyetiyle bitirildi, yıllık bakım ve işletim giderleri ise 2 milyon Sterlin’di. Bu maliyet Osmanlı maliyesinin topladığı yıllık verginin yaklaşık 1/4’ine denk geliyordu, bazı kaynaklarda altın olarak değerinin 30 tondan fazla olduğu yazıyor. 5 milyon Sterlin’in o dönem ne kadar büyük bir para olduğunu aynı yıllarda İrlanda’daki kıtlık için tahsis ettiğimiz ve bugün hâlâ minnetle anıldığını anlattığımız yardımın sadece 1000 Sterlin olduğunu baz alarak da anlayabiliriz. Yine aynı yıllarda tarihte ilk kez resmi kanallardan yabancı bir devletten borç aldık, Kırım Savaşı’nda müttefik olduğunuz İngiltere’nin verdiği borç sayesinde Rusya’ya karşı savaşı kazandık, kazandığımız o savaşın diyetini de çöküş evresine kadar İngiltere’ye ödemek zorunda kaldık. Kırım Savaşı’nda muhtaç kaldığımız İngiliz borcunun tutarı 200.000 Sterlin’di, yani 1/25 Dolmabahçe Sarayı.
📌"Küflü" Çankaya Köşkü sayesinde bir vatan kurtardık. Cumhuriyet kurduk.
O "Küflü" köşk halk tarafından kampanya yapılarak toplanan paralarla satın alınmış ve Başkomutana hediye edilmiş bir bağ eviydi.
Ağustos 1922'de bu köşkte düzenlenen sahte çay partisi Büyük Taarruz'un kaderini değiştirdi.
Osmanlı'da da bu senin gösterdiğin gibi ihtişamlı saraylar vardı. Dolmabahçe, Çırağan, Beylerbeyi, Yıldız...
Hepsi de halkın kanını emen tefecilerden alınan yüksek faizli para ile halka rağmen yapılmıştı.
Neticede o ihtişamlı sarayların hepsi kendisine dönen İngiliz zırhlılarının toplarının namluları karşısında teslim oldu, ama o "Küflü" Çankaya Köşkü Yedi Düvele karşı direndi.
Bizim için Küflü Köşkler, ihtişamlı saraylardan her zaman daha değerlidir.
O gösterdiğin ihtişamlı saray gelecekte kültür merkezi ve kütüphane olarak çok yakışacak başkente.
Meşruiyeti halktan alacaksan pazarcının, esnafın nabzını tutarsın. Yok kim takar sandığı, göstermelik bir şey koyarız halkın önüne dersen de meşruiyeti Trumpta ararsın.
24 yılın sonunda gurur tabloları trumptan övgü almak ve pazarcı övgüsünü hor görmek.
Rezil misin abdülkadir?
Sanki bilmiyorlardı köşk yerine saray yaptırmayı. Genç Mustafa Kemal’in okuduğu kitaba not aldığı “Saraylarını, azametlerini, taç ve tahtlarını başlarına yıkacağım! Halk yaşayacak. " notuydu Çankaya köşkü. Sizin anlayacağınız şey değil.
Tipik bir doğu kafası. Altın varak çok okey ama gecekondu mahallesini saklamak için dağ taş NATO yazılı paravan?
Millet kirasını öderken kırk takla atıyor, halkın parasıyla ailesine saray yapanları "döwletin ihtişamı" zannediyor.
Manda yoğurdundan ayranın yok içmeye şekerim
ABD’ye şeytan, terörist, bebek katili diyorlar; reislerini ABD başkanıyla sarmaş dolaş görünce de “off işte güçlü lider” diyorlar. Tarihin gördüğü en akılsız ve utanmaz güruh.
Bu onursuz yalaka medya o kadar aşağılık hale gelmiş ki sabah trumpın uçağını radardan takip ettirip akşam trump mehtere 👍 yaptı aşko diye övünüyor.
Köpekleşmenin dayanılmaz hafifliği
Trump:
"Biliyorsunuz bir Rahip Brunson olayı vardı. Travmatik bir olaydı. Uzun bir hapis cezası ile karşı karşıyaydı. Masum olduğunu düşünüyordum.
Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı."