Birisi bana “yapacaktım, gelecektim, götürecektim” gibi cümleler kurunca, o kadar samimiyetsiz geliyor ki. Yapmadın, gelmedin, gitmedin, götürmedin. Bana boş cümlelerle gelmeyin. Ben icraate bakarım, vaatlere değil.
Bu hayatta hiç kimseye yaranamazsın.
Hiç kimseye yetemezsin. Ne yaparsan yap, beğenmezler. Hep kendi bildikleri doğrularda yaşarlar. Dönüp de “Acaba hata bende mi?” demezler. Bencil olmayın, hep “ben” demeyin. Dinlemeyi öğrenin, anlamaya çalışın.
Elinizdekine nankör olmayın.
İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.
sevgide realizm yoktur. birbirini gerçekten seven iki insan varsa sevginin bahanesi yoktur. mesafe bahane olamaz, aile bahane olamaz, maddiyat bahane olamaz, kavuşamayacak olmak bile bahane olamaz. sevginin olduğu yerde her zaman umut ve sabır vardır. aksine asla inanmıyorum.