Uzun zamandır böyle bir kitap okumamıştım. Ağlarken güldüm kahkahayla 🥲
‘ Ben o kayayı sırtımda taşımak yerine, önüme koydum heykel gibi yontuyorum. Bir şeye benziyor mu bilmiyorum ama eserimle gurur duyuyorum Osman.’
Kalemine sağlık Aylin Balboa.🌹
2017'de bir yayınevi açtım. Adı: Küllük'tü. :D (İsimle ilgili şaka yapmak serbest, her şey bir anda gelişti) Dosya sahiplerinin hangi dergide yazdığına, sosyal medyada kaç takipçisi olduğuna veya kimlerle arkadaş olduğuna bakmadan sadece "nitelikli olduğu düşünülen" ilk kitaplar basıyorduk. (4 adet basabildik) Kolayca tahmin edileceği üzere, hikaye çok uzun sürmedi. Battık.
O dönemler bir yandan da çay evi işletiyordum. İsmi "Emek" idi. Her sabah dört buçukta dükkan açıyordum. Ve sabahları ilk müşteri gelene kadar yazboz kağıtlarına ilk romanımın taslaklarını yazıyordum. Üniversite yeni bitmişti. Sonra yüksek lisansa başladım ve iki dönem devam ettim. Derken belediye (tapusu, ruhsatı olan, çöp ve tabela vergisine kadar tüm vergileri ödenen) dükkanımı yıkıp yerine park yapınca yüksek lisansı tez döneminde bıraktım.
Peşinden, yayın evinin de batış etkisiyle sosyal medyada @berbatedebiyat diye bir hesap açtım ve edebiyat olmayan ama edebiyatmış gibi sunulan şeylerle ilgili eleştiriler, "şakalar" yaptım. Bu hesap bi anda patladı. Birkaç yıl, on binlerce insanla beraber bir şeylere söylendik ve bir şeylere güldük. Sonra "kötüye kötü" demekten sıkılıp, yayınevinde yapamadığımı daha geniş kapsamlı şekilde yapmak istedim. Hazır onlarca bin insan bir araya gelmişiz ve sanatı falan önemsiyoruz, bari biraz da içimizdeki iyileri alkışlayalım dedim. Ve bir buçuk yıllık kolektif bir çabanın ardından https://t.co/2MeCCCMPOe kuruldu.
Beş sene boyunca (sadece bir gün izin yaptım) günün uyanık olduğum her saatinde platform ayakta kalabilsin, misyonunu sürdürebilsin diye çabaladım. Sosyal medyasını yönettim, genel yayın yönetmenliğini yaptım, editörlük yaptım, bir şeyler ürettim. On binlerce insan gönlünce sanat denesin, üretsin, paylaşsın, keşfetsin, sanatı cümle içinde geçirsin için zeytin paramdan verdim. Beş yıl boyunca ekranlara gözümün ferinden verdim. (35.000+ üretici, 70.000'e yakın çalışma paylaştı, bu çalışmaların %98'i editöryal bir ön elemeden geçti)
Ve finalde, yüz binlerce insana ulaşmamıza rağmen maddi meselelerden ötürü platformu kapatmak zorunda kaldık. (Teşekkürler Türkiye) Platformun kapanmasının ardından yüz binlerce takipçisi olan Instagram hesabımız da kapandı. (Niye bilmiyorum?) Beş senelik hergünemek bir anda sıfırlandı. Hayatım birçok açıdan sıfırlandı. (Yaş 33)
Şimdilerde bu hikaye Bubi TV adından bir Youtube kanalı olarak devam ediyor ve yaklaşık bir yılda 1683 takipçiye ulaştı...
Yani evet "çok çalışırsan olur" cümlesi bana hep çok yadırganası gelir. Çok çalışırsın ve bazı şeyler yine de olmaz... ama başka türlüsünü bilmediğinden yine de yola devam edersin