bahsi geçen fotoğrafçı cinsel saldırı failidir, birden fazla kadına cinsel saldırıda bulduğu ve sosyal medya yoluyla da ısrarlı takip ve tacize maruz bıraktığına dair onlarca ifşa metni yayınlandı. hatta ifşa süreci kendisiyle başladı.
konuyu saptırmasına alan açılmamalı.
Geri gönderme merkezlerinde, gözaltında, hapishanelerde cinsel şiddete karşı sokağa çıkıyoruz!
Tarih: 21 Ağustos Cuma
Saat: 19.00
Yer3 Türkan Saylan Kültür Merkezi Önü | Alsancak
mahkeme sonucunu görseydi dediği mahkemede kasten yaralamadan 2yıl3ay hapis cezasına çarptırıldı. yani mahkeme bu adamı kasten yaralamadan mahkum etti. kendisi denetimli serbestlik dışında kalan 45gününü de açık cezaevinde geçirecek. sen hala ne anlatıyosun ve çok terlemişsin.
Ne demiş bilim insanları? "Rahim ağzı kanserini engelleyen HPV aşısı ücretsiz olursa her sene Türkiye'de rahim ağzı kanserinden bağlı yaklaşık bin ölüm önlenir, gerek yok. Kadınların önlenebilecek bir kanser sebebiyle ölmesi önemsiz bir ayrıntı" mı demiş bilim insanları?
Yaşananların sorumlusu:
Bilimi ve ekolojik gerçekleri reddederek nefret ve rant üzerinden K*tliam Yasası'nı çıkaran hükümet, toplamalar için hukuksuz talimatlar veren Mustafa Çiftçi, hukuksuz kararlar alan valilikler ve bu hukuksuz uygulamaları hayata geçiren belediyelerdir.
Katliam Yasası’nın ikinci yılında kaybettiğimiz, hala tutsak ve yaşam mücadelesini sürdüren tüm köpekler için yine sokaktaydık. İki yıldır süren toplama, hapsetme ve öldürme politikalarına karşı yüzlerce yaşam hakkı savunucusu omuz omuza geldik. Unutmuyoruz, vazgeçmiyoruz!
Unutmadık.
Vazgeçmedik.
Alışmadık.
Katliam yasasının yürürlüğe girişinin 2. yılında, yaşam hakkını savunmak için yeniden bir araya geliyoruz. Çünkü yaşamdan yana sözümüz hâlâ aynı: Hiçbir canın öldürülmesini ve hapsedilmesini kabul etmiyoruz.
İlk fotoğraf 1997 yılından.
İkinci fotoğraf ise 2018 yılından.
Emine Ocak, Cumartesi Anneleri içinde direnişin simgelerinden biriydi.
Oğlu Hasan Ocak katledildikten sonra tüm yaşamını direnişe dönüştürdü.
Bütün eşyaları, ilaçları dahil ailelerine teslim edilmiş...Yanlarında hiç bir eşyaları yok...Para ödeyip aldığımız küçük buz dolabı, çamaşır makinası. Vantilatör vb...Giysileri yanlarındaymış ama verilmemiş...Aileler kara kara nasıl ulaşım sağlayacaklarını düşünüyor...Zulüm sadece zulüm...Anayasa mahkemesi kararları ile bile suçsuzlukları, adil bir yargılama yapılmadığı ortada olduğu halde... Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater ve Mine Özerden
şu pisliğin içinde inci taneleri gibi tertemiz, boyun eğmeden ve gülümsemelerini çaldırmadan gerçek adaleti bekliyorlar...
Halâ tutuklu olmaları yeterince zulûm değilmiş gibi bir de aileleri ile görüşmeleri kısıtlanıyor...
#GeziOnurumuzdur
#GeziTutsaklarınaÖzgürlük
#TümSiyasiTutsaklaraÖzgürlük
herkesin çatır çatır iktidara çaktığı törende artık hayatta bile olmayan muhalif siyasetçiye sallamak... haklısınız çocuklar cumhuriyetin hayrını bir sizin gibi kifayetsiz muhterisler gördü
Bu kadın da mafyalarla takılıp ana akım medyadan gazı ala ala mafya sanmaya başladı kendini. Sen kimsin? Günün sonunda ne yazık ki senin gibi nice anne var. Birinden şu densizliği görmedik. Acını anladık, saygı duyduk ama sen de maganda oldun iyice. Sıktı.
"O yöneliminden ötürü hayatta belki bizden daha fazla mücadele etmek zorunda kaldı" diyor sınıf kardeşleri Merve Yılmazelli için. Onu anlatıyor, ölümünün hesabını soracaklarını söylüyorlar. Keder de burada umut da.
İnsanların deneyimlemek istedikleri, trendy buldukları şeylerin osurukluğuna bak. Belki bir saat orada dikilecek, sonra fotoğrafı instagrama atacak ve takipçilerinin onu kıskandığını hissedip birkaç saat iyi hissedecek. Sürecin başından sonuna kadar ne bir gram akıl var, ne vakar var, ne de zevklilik var. Baştan sona başkasının yerine utanç duygusu.
Üstü örtülmesin hiçkimse depremzedelere çadır satanlar kadar aşağılık değildir. Sıralama yapacak olursak ilk sıraya halkına çadır satan devleti koyarız.
Bugün sessiz kalırsak, yarın sokaklarda birlikte yaşadığımız can dostlarımız olmayacak.
İzmir'de hukuka aykırı toplama uygulamalarıyla hayvanlar, kapasitesi yetersiz bakımevlerine ve ölüme sürükleniyor. Buna sessiz kalmıyoruz.
📍11 Temmuz Cumartesi
🕕 18.00
📍İzmir Valiliği